Trans Humanizm projesinin en önemli parçalarından biri de “Nesnelerarası İletişim”. Bunun en önemli parçası ise yapay zeka bağlantılı NeuraLink. Yine 5G, Alçak irtifa uyduları da bu sistemin bir parçası. Tabi akıllı telefonlar, evler, arabalar, şehirler de bunun bir parçası.
Nesnelerarası iletişim / bilişimin kıyametle ilişkisi bir hadis rivayetinde açıkça görülür. Bu anlama gelen başka ayetler ve hadisler de var. Bu konu ile ilgili Sünen-i Tirmizî’de geçen rivayet bunların en önemlisi: “Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin olsun ki; yırtıcı hayvanlar insanlarla konuşmadıkça, kişi kamçısıyla ve ayakkabısının bağıyla konuşmadıkça, uyluğu da ailesinin kendisinden sonra neler yaptığını kendisine haber vermedikçe kıyamet kopmaz.”
Bu hadiste “yırtıcı hayvanların insanlarla konuşması”ndan söz ediliyor. Kamçı ve ayakkabı bağı ile konuşmaktan söz ediyor. Uyluğu yani leğen kemiği bölgesi ailesinin kendi yaptıklarını daha sonra yaptıklarını haber veriyor.
Hz. Süleyman’ın “Hüdhüd kuşuyla ve karıncalarla, daha bir çok hayvanla konuştuğu”nu biliyoruz. Hz. Yunus ile Yunus balığı arasındaki olayı da biliyoruz. Hz. Yunus’un karaya çıktıktan sonra bir keşi ile doyurulması da bir başka örnek.
Zilzal suresi 4. ayetinde “O gün yer, bütün haberlerini anlatır” deniliyor.
Yâsîn ve Fussilet surelerinde insanların organlarının din gününde ayrıca dile geleceği anlatılır: “O gün ağızlarını mühürleriz; elleri bize konuşur, ayakları yaptıklarına şahitlik eder.”(Yâsîn 36:65), “Kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları hakkında onların aleyhine şahitlik eder.” (Fussilet 20-21)
Neml Suresi 82’de, kıyamete giden yolda yaşanacak başka bir hadiseden söz ediliyor: “Söz başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir dabbe çıkarırız da bu onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.” Dabbe-tül arz kıyamet alametlerinin en büyüklerindendir.
Bu konularla ilgili olarak telefon, diğer iletişim cihazları, yapay zekâ, giyilebilir teknoloji ile ilişkisini, sağladığı imkan ve riskleri ayrıca değerlendirmek gerek.
Bazı hadislerde: bir kurdun çobanla konuştuğu, ineğin insanla konuştuğu aktarılır. Bazı rivayetlerde taşların konuşacağı belirtilir. Mesela Kızıl Denizin Hz. Musa’nın önünde yarılması, ya da Hicrette, Örümceğin mağaranın önünde ağ örmesi, güvercinin yuva yapması ya da ebabil kuşlarının fil ordularını helak etmesi gibi mucizevi olaylar dikkat çekicidir, bu anlamda.
Bugün bazı yorumcular, “kamçının konuşması” anten, telefon/iletişim teknolojisi, “uyluğun haber vermesi” taşınabilir cihazlar, “nesnelerin konuşması” yapay zekâ ve diğer akıllı sistemler 5G, Starlink, Wifi, RF, sensörler üzerinden açıklıyor
Ayette haber verilmedi mi, Şeytan insanların fıtratlarını bozacağını söyledi ve ona, kendine uyanların yoldan çıkartılması konusunda mühlet verildi. Sahi bugün, geni ile oynanmış gıdalar, insan fıtratına yabancı yiyecek, içecekler neyin nesi. Yediğimiz sığır ya da koyunları bir kısmı Klonoid. Koyun diye aldığımız ette, köpek ya da domuz geni de olabilir. İsterseniz Texel ırkı koyun” diye aratın bakalım yapay zekada ya da arama motorlarından birinde, ne göreceksiniz, oradaki görsellere baktığınızda.
Ülkemizde bu ırk hayvan besiciliği var. Haram olması için ille de onun içinde Domuz olması gerekmiyor. Her türlü “Domuzluk”da aynı riski taşır.
Yûnus Suresi 100. âyet’te Allah (cc) şöyle buyurdu: “Allah’ın izni olmadan hiç kimse iman edemez. Akıllarını kullanmayanların (akletmeyen, hakkı görmeyen kimseler) üzerine iğrenç bir pislik (rics) kılar.” Burada “rics” kelimesi “pislik, iğrençlik, murdarlık, manevi kir” anlamına gelir. Âyet, bu kişilerin kalplerine ve hallerine Allah’ın (cc) manevi bir pislik/uğursuzluk yüklediğini belirtir. Türkçe yorumlarda “pislik yağdırmak” şeklinde mecazi olarak ifade edilir. Müdessir 17’de ise (Ebû Cehil veya benzerine hitaben, onların..) “İşlerini sarp dağlara sardıracağım”
Bütün bunlar birer kıyamet alametidir. Bugün üstümüze Chemtrails projesi ile pislik yağdırılıyor. Birileri de “ıslah edeceğim” diye başladıkları işlerde dünyayı ifsat etmeye devam ediyorlar. Birileri de onların iklim bahaneli Şeytani planlarının peşine takılmış gidiyorlar.
Bugün geldiğimiz noktada Elon Musk, kafasına Chip taktiği bir maymunda, bilgisayar üzerinden satranç oynadı. Deri altı chip’lerle insanları biyonik robotlara dönüştürmeye hazırlanıyorlar.
Yakın gelecekte insanlar kuşlar, diğer hayvanlarla konuşacaklar, bugün her dilden insanların cep telefonu üzerinden haberleştikleri gibi.
Trans Humanizm ile önce NESNE haline getirilmeniz gerekiyordu, bu yönde radikal bir adım atılarak kişiler, din, ahlak, gelenek, aile ve biyolojik cinsiyet, tarih algısı ve gelecek tasavvurundan bağımsız bir GENDER’e dönüştürüldü. Dönüştürüldü diyorum çünkü hepimizin kimlik kartında biyolojik kimliğimiz değil, “toplumsal cinsiyet kimliği” yazıyor.
İnsanların ve hayvanların kafa ya da deri altlarına Chip takmaya giden yolda, zaten cep telefonu ve giyilebilir teknolojilerden kol saati ile aynı işlemi yapabiliyor. Cep telefonu ile de, zaten akıllı bir evde oturuyorsanız, ya da akıllı bir araba kullanıyorsanız, her yönde, duygularınıza kadar izleniyorsunuz ve her türlü tehdide açık durumdasınız.
Bütün canlılar ve cansız maddeler bir frekans yayıyor. Bunları tanımladığınızda onlarlar “iletişim kurabileceksiniz ki, bu yönde hazırlıklar son merhaleye geldi.
Karbon ayak izi projesi aslında her şeyi izlemek, görmek ve yönetmek isteyen Şeytani bir akılsızlığa hizmet ediyor.
İstanbul sözleşmesi ve Lanzarote’den ne zaman çekileceğiz. UN WOMAN ve DSÖ’yü ne zaman kapatacağız, Zorunlu aşı, Nakitsiz toplum, İklim anlaşmasından, Gıda, İlaç konusundaki şikayetlere ne zaman kulak vereceğiz. Fuhuş, Uyuşturucu, Kumar gibi aile ve ge gençliği ifsat eden belalardan ne zaman, nasıl kurtulacağız. Yolsuzlukları ne zaman önleyeceğiz.?
TRANS HUMAN bir NESNE BİREY olmayı kabul ediyor musunuz? Yavaş yavaş bu yönde toplumun dönüştürüldüğünün farkında değil misiniz.
O cep telefonları, dijital kol saatleri, kulaklıklarınız, akıllı bilgisayarlarımız, akıllı evler, ofisler, arabalar ve şehirler aslında bu dönümümün araçları. Yapay zeka da aynı komplonun bir parçası.
Bakıyorum da 5G, Chemtrails, Starlink’ler konusunda kimse de bir kıpırdama yok. Sadece Chemstarirlsler değil, Radar, telsiz istasyonları, röleler, Starlikler, WiFi cihazları dünyamıza sürekli radyasyon pompalıyor. Bugünlerde yağan yağmurlar sadece rahmet taşımıyor. O yağmurlarla birlikte zehirli gazlar, partiküller de yeryüzüne iniyor. Hava, su, toprak, bitki, hayvan ve insanlar zehirleniyor. Hava da, su da, toprak zehirlenince bitkilerde zehirleniyor. Zehirli bitkileri yiyen hayvanlar doğrudan zehirlendikleri yetmiyormuş gibi bir de dolaylı olarak zehirleniyorlar. Son halkada insan bu zehirlenme sürecinde zirvede yer alıyor. Bu durum insan neslin devamlılığı için bir risk. Bu durum tüm canlıların daha kolay hasta olmasına sebep olacak. Sakat doğumlara, erken yaşta geriatrik hastalıkların belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olacak. İntiharlar artacak. Karaciğer fonksiyonları ve beyinlerin bu manyetik kirlenmenin sebep olduğu şoklar sebebi ile insanların akli melekeleri bu işten zarar görecek.
Global reset’çiler, büyük sıfırlama için yine kollarını sıvamış durumdular. Uyanın ey ahali uyanın. Bu gidiş gidiş değil, bu gidişin sonu hüsran. Aklınız, mideniz, damarlarınız zehirlendikten, işgal edildikten sonra toprak işgali zor değil. Bu siber savaş, biyolojik savaş, kimyasal savaş tehdidine karşı konvansiyonel silahlarla ülkenizi de, halkınızı da savunamazsınız.
Aklımızı başımıza alalım. Daha akıllı, daha dürüst ve daha cesur olmak zorundayız. Yarın çok geç olabilir. Hiçbir kazanım o gün sizi kurtarmaya yetmez. İnsanlık Satanist, Pedefolik-Siyonist bir çetenin siber kölelerine dönüştürülebilir. Allah (cc) nin bu akıbetten bizi kurtarması için aklımızı başımıza almamız gerek. Yoksa halimiz yaman. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım! (cc)
Selam ve dua ile.