Tesnim Haber Ajansının aktardığına göre, İran Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney, Küresel Emperyalizmle Mücadele Millî Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Hamaney, mesajında ABD ile ilişkiler, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, direniş cephesi ve İran’ın savunma stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD’nin İran halkına yönelik müdahalelerinin yetmiş yılı aşkın bir geçmişi olduğunu belirten Hamaney, 1953 darbesinden itibaren Washington’ın İran’ın kaynakları üzerinde hâkimiyet kurmayı amaçladığını ifade etti. Şah yönetimine verilen destek, SAVAK’ın kurulması, İran-Irak Savaşı’nda Baas yönetiminin desteklenmesi, İran yolcu uçağının vurulması, ekonomik yaptırımlar ve Kasım Süleymani’nin şehid edilmesini politikanın örnekleri arasında sıraladı.
Hamaney, mesajında “ikinci ve üçüncü dayatılmış savaşlar” olarak nitelendirdiği saldırılara da değinerek bilim insanları, komutanlar ve sivillerin yanı sıra önceki Devrim Lideri’nin de şehid edildiğini belirtti. Washington’ın hedefinin İran’ı teslim almak olduğunu savunan Hamaney, ABD’nin ülkeyi parçalamayı, halkı diz çöktürmeyi ve İran medeniyetini ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi.
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin, ABD’nin yenilmez olduğu yönündeki iddiayı çürüttüğünü savunan Hamaney, bu sürecin kendi halkı yerine dış güçlere dayanan yönetimlerin zayıflığını da ortaya koyduğunu ifade etti.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetimini ve bölgedeki Amerikan askerî üslerine yönelik saldırılarını, ABD’nin saldırılarına verilmiş bir karşılık olarak değerlendiren Hamaney, bunların aynı zamanda bölgesel ölçekte emperyalizme karşı bir mücadele niteliği taşıdığını belirtti. Hamaney, saldırıların tekrarlanması hâlinde mücadelenin çok daha geniş boyutlara ulaşacağı uyarısında bulundu.
Filistin, Lübnan, Irak ve Yemen’deki direniş hareketlerine de değinen Hamaney, farklı cephelerin birlik içinde hareket etmesini yeni bir dünya düzeninin oluşmasına zemin hazırlayan bir gelişme olarak nitelendirdi. ABD’nin hem askerî gücünün hem de uluslararası alandaki yumuşak gücünün geri döndürülemez bir gerileme yaşadığını savundu.
Washington’daki siyasi değişimlere ilişkin beklentileri eleştiren Hamaney, şu ifadeleri kullandı:
“ABD’nin davranışlarının değişmesine veya egemenlik sistemindeki parti ve hizip değişikliklerine hâlâ az da olsa umut bağlayanlar yahut Amerika’ya taviz vererek onu İran halkına düşmanlıktan vazgeçirebileceklerini düşünenler ağır bir yanılgı içindedir.”
ABD’nin İran halkından koşulsuz teslimiyet beklediğini belirten Hamaney, teslimiyet yönündeki en küçük eğilimin bile halkın fedakârlıklarıyla elde edilen kazanımları tehlikeye atacağını ve Washington’ı yeni talepler ile saldırılar konusunda cesaretlendireceğini söyledi.
Hamaney, İran’ın izlemesi gereken stratejiyi ise şöyle açıkladı:
“Mutlak caydırıcılık noktasına ulaşmanın tek yolu, her alanda ilerleme doğrultusunda ‘giderek daha güçlü bir İran’ stratejisini sürdürmektir.”
Toplumsal birlik ve dayanışmanın bu stratejinin başarısındaki temel unsur olduğunu vurgulayan Hamaney, halkın yöneticilere desteğinin yanı sıra yöneticilerin de geçim şartlarını iyileştirmesi, halkla yakın ilişki kurması ve ülkenin bağımsızlığını koruması gerektiğini belirtti.
Mesajının sonunda gençlere, üniversite ve okul öğrencilerine seslenen Hamaney; bilim, ahlak, takva, beceri ve kararlılıkla donanma çağrısında bulundu. Gençlerin umutsuzluğu aşarak ülkenin geleceğinin inşasında öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kaynak: Tesnim Haber Ajansı. Paylaşılan Farsça metinden Türkçeye çevrilerek haberleştirilmiştir.