Mossad ve CIA'in İran'da kargaşa planı ifşa oldu

Tahran’da ekonomik taleplerle başlayan barışçıl protestoların, CIA ve Mossad başta olmak üzere yabancı istihbarat servislerinin organize müdahalesiyle şiddet olaylarına dönüştürüldüğü belirtiliyor.

Tahran’daki Büyük Çarşı’da geçen ay ekonomik taleplerle başlayan barışçıl protestolar, son bir haftada önceden kurgulanmış ve dış kaynaklı bir operasyonla şiddet olaylarına dönüştürüldü. Meşru ekonomik hoşnutsuzlukların, ülkeyi hedef alan organize bir kaos ve isyan senaryosuna evriltilmeye çalışıldığı belirtiliyor.

Ulusal para biriminin değer kaybı ve artan enflasyon nedeniyle sokağa çıkan esnaf ve tüccarların barışçıl gösterileri, İran’da istikrarsızlık yaratmayı hedefleyen yabancı istihbarat servisleri tarafından istismar edildi.

İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf başta olmak üzere üst düzey siyasi yetkililer, en başından itibaren barışçıl gösteriler ile yabancı merkezlerce yönlendirilen vandallık ve şiddet eylemlerini net biçimde ayırdı.

Bu değerlendirme; ülke genelinde çok sayıda CIA ve Mossad bağlantılı unsurun yakalanması, yargı makamlarının sahte can kaybı iddialarını ifşa etmesi ve yapay zekâ destekli içerikler ile manipüle edilmiş ses kayıtlarına dayalı koordineli bir dijital dezenformasyon ağının deşifre edilmesiyle doğrulandı.

Yetkililer, yaşananların 2022’deki olaylarda açığa çıkarılan ve 20’den fazla Batılı istihbarat servisinin aktif rol oynadığı dış müdahale modelinin birebir tekrarı olduğuna dikkat çekiyor.

İç Dinamikler: Ekonomik Sıkıntılar Gerçek, Manipülasyon Dış Kaynaklı

Aralık 2025’in son günlerinde patlak veren protestolar, gerçek ekonomik baskılardan kaynaklandı. Ulusal para birimindeki sert değer kaybı ve piyasa istikrarsızlığına tepki gösteren çarşı esnafı, iş yerlerini kapatarak sesini duyurmaya çalıştı.

Ayetullah Hamaney’in daha önce “İslam Devrimi’ne en sadık kesimlerden biri” olarak nitelediği tüccarlar için, ekonomik şartların sürdürülemez olduğu açıkça dile getirildi. Devrim Lideri, “Bu şartlarda ticaret yapamıyorum” diyen bir esnafın haklı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Meclis Başkanı Galibaf da ekonomik taleplerin meşruiyetini kabul ederek sorunların diyalog yoluyla çözülmesi talimatını verdi. Güvenlik güçleri ise barışçıl yürüyüşlere eşlik ederken, olayların yalnızca küçük bir grubun vandalizme yönelmesiyle tırmandığı bildirildi.

Yetkililere göre protestolar, özü itibarıyla yerel ve sosyoekonomik nitelikliydi; ancak uygun zaman kollayan dış aktörler tarafından “rejim değişikliği” projesi için araçsallaştırıldı.

2022 Senaryosu Yeniden Sahada: Çok Uluslu İstihbarat Müdahalesi

İran güvenlik kurumları, mevcut süreci 2022’de Mahsa Amini’nin ölümü sonrası yaşanan olaylarla doğrudan bağlantılı değerlendiriyor. Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tuğgeneral Muhammed Kazemi’nin 2023’te açıkladığı rapor, o dönemde ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, bazı Arap ülkeleri ve Siyonist rejim dâhil en az 20 yabancı istihbarat servisinin aktif rol aldığını ortaya koymuştu.

Bu modelde; Avrupalı diplomatların sahadan anlık bilgi topladığı, CIA ve Mossad’ın dijital platformlar üzerinden propaganda ağları kurduğu, hatta İranlı bilim insanlarına yönelik suikast projelerinin yeniden gündeme getirildiği belirtilmişti.

Yetkililer, bugün yaşananların aynı hibrit savaş doktrininin güncellenmiş versiyonu olduğunu vurguluyor.

ABD’den Anında ve Kışkırtıcı Siyasi Destek

2022 ile 2026 arasındaki ortak noktalardan biri de Washington’dan gelen hızlı ve provokatif açıklamalar oldu. Gösterilerin ilk görüntülerinin yayılmasının hemen ardından ABD’li yetkililer devreye girdi.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, 29 Aralık 2025’te yaptığı açıklamada, ekonomik talepleri bilinçli biçimde siyasi bir kalkışma olarak sunarak “İran halkı sokaklarda özgürlük istiyor” dedi.

Eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo İran’ı ekonomik çöküşle suçlarken, ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya üzerinden “protestocular öldürülürse müdahale ederiz” tehdidinde bulundu ve ülkesinin “hazır ve tetikte” olduğunu ilan etti.

Trump’ın daha sonra İran halkına devlet kurumlarını ele geçirme çağrısı yapması, İranlı yetkililer tarafından açık bir dış müdahale çağrısı olarak değerlendirildi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Trump ve Siyonist rejim Başbakanı Netanyahu’yu “İran halkının başlıca katilleri” olarak nitelendirdi. Savunma Bakanı Tuğgeneral Aziz Nasırzade ise herhangi bir saldırıya “son damla kana kadar” verilecek sert karşılık uyarısında bulundu.

Dijital Cephede Savaş: Yapay Zekâ ile Üretilmiş Yalanlar

2025-2026 sürecinde dijital propaganda faaliyetleri daha ileri bir aşamaya taşındı. Sosyal medyada “şehit” olarak lanse edilen Seğer Etemadi vakasının tamamen uydurma olduğu, İran yargısının açıklamaları ve ailesinin beyanlarıyla ortaya kondu.

Adli incelemeler, Etemadi’ye ait görüntülerin yapay zekâ ile üretildiğini veya manipüle edildiğini tespit etti. Aynı yöntemlerin 2022’de de kullanıldığı hatırlatıldı.

Bunun yanı sıra, eski protesto görüntüleri ile Yunanistan, Fransa ve ABD’deki olaylara ait videolar İran’da yaşanıyormuş gibi servis edildi. Daha da ileri gidilerek, protesto görüntülerine sonradan eklenen sahte seslerle Pehlevi yanlısı sloganlar yerleştirildi.

Yetkililer, bu dijital ağların büyük ölçüde Siyonist rejim bağlantılı bot hesaplar ve İran karşıtı propaganda merkezleri tarafından yönetildiğini açıkladı.

Sahadaki Gerçekler: Paralı Provokatörler ve Silahlı Hücreler

Güvenlik güçleri, protestoların içine sızan yabancı bağlantılı unsurlara dair somut deliller paylaştı. Ocak 2026 başında Mossad adına faaliyet yürüttüğü belirtilen bir kişi yakalanarak kamuoyuna teşhir edildi.

Şahsın Almanya merkezli yönlendiricilerden talimat aldığı, protestolara katılması, belirli sloganlar atması ve görüntü göndermesi karşılığında ödeme aldığı itiraf edildi.

Emniyet Genel Müdürü Tuğgeneral Ahmed Rıza Radan, yurt dışından dolar karşılığı kışkırtıcılık yapan örgütlü grupların hedef alındığını açıkladı. Baskınlarda silah, mühimmat ve patlayıcı yapım malzemeleri ele geçirildi.

Yetkililere göre bu operasyonlar, protestoları şiddetli ayaklanmaya dönüştürmeyi hedefleyen yabancı istihbarat bağlantılı hücrelere yönelik nokta müdahalelerdi.

Nihai Hedef: Direniş Ekseni’ni Zayıflatmak

İranlı yetkililer, yaşananların insani değil jeopolitik amaçlı olduğunu açıkça dile getiriyor. Meclis Başkanı Galibaf, İran’daki olayları Gazze’deki Siyonist saldırılar ve ABD’nin Venezuela’ya yönelik girişimleriyle birlikte değerlendirdi.

Yetkililere göre ABD ve müttefikleri, sahada uğradıkları yenilgileri telafi etmek için iç karışıklık üretme yoluna gidiyor. Amaç, İran’ı Filistin direnişine verdiği destekten vazgeçirmeye zorlamak.

Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi, düşmanın doğrudan askeri başarısızlık sonrası iç cepheyi hedef aldığını vurguladı.

Sonuç: Değişen Bahaneler, Değişmeyen Senaryo

2022’de sosyal bir olay, 2025’te ise ekonomik kriz bahane edildi. Ancak dış müdahalenin yöntemi değişmedi: hızlı siyasi destek, dijital dezenformasyon, sahada paralı provokatörler ve uluslararası medya manipülasyonu.

İranlı yetkililer, hangi gerekçe kullanılırsa kullanılsın hedefin aynı olduğunu vurguluyor: istikrarsızlık üretmek ve Direniş Cephesi’ni zayıflatmak.

Güncel Haberleri

Arnavutluk Başbakanı Siyonist Netanyahu'ya Yalakalık Yaptı!
Fox News: İran'ın füzeleri USS Abraham Lincoln'ü hizmet dışı bırakabilir
Kevser Kültür Merkezi’nde Veladet Programı