MAZLUMDER'den YÖK'le İlgili Değerlendirme

MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Ayhan Küçük, Yüksek Öğrenim Kurumlarındaki uygulamalarla ilgili olarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

Üniversitelerde 28 Şubat süreciyle başlatılan ve 10 yılı aşkın bir süredir hukuka ve insan haklarına aykırı olarak uygulanan başörtüsü yasağı 23 Şubat 2008 tarih ve 26796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren anayasanın 10 ve 42. maddelerinde yapılan değişiklikle ortadan kaldırılmıştır.
Öncelikle belirtmeliyiz ki anayasa değişikliğinden önce de üniversitelerde
başörtüsünü yasaklayan herhangi bir düzenleme ne anayasada ne de yasalarda mevcut değildi.

Yasalar hiyerarşisine aykırı bir şekilde, fiili durumlarla (YÖK tarafından
düzenlenen bir genelgeyle) dayatılan yasak, anayasanın 10. maddesindeki eşitlik, 24. maddesindeki din ve vicdan hürriyeti ve 42. maddesindeki eğitim ve öğrenim hak ve ödevini başlıklarıyla düzenlenen ve garanti altına alan hükümlere ve YÖK kanunun Ek 17. maddesinde yer alan "Yürürlükteki Kanunlara aykırı olmamak kaydı ile; Yükseköğretim Kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir" hükümlerine açıkça aykırılık oluşturmakta idi.

Yapılan değişiklikle konu somutlaştırılmak suretiyle yasağın keyfi olarak
uygulanması ve öğrencilerin eğitim almasının önündeki engel giderilmeye
çalışılmıştır.

Anayasa, hukuk sistemimize göre yasaların üstünde olup temel normdur. Hal böyle iken oluşan yeni hukuki durumda eski uygulamaları sürdürmeye çalışmak, yasağın kalkması için anayasa mahkemesinin vereceği kararın beklendiğini açıklamak, ekstra yasal düzenleme olmadan durumun değişmeyeceği ve yasağın uygulanacağı yönünde açıklamalarda bulunmak anayasa ihlalidir.

İçtihatlar, mahkeme kararları ya da benzeri uygulamalar, anayasanın ve halk
iradesinin üstünde değildir. Aksini iddia etmek hukuku kara delik haline getirecek ve saplantısal nitelik kazandıracaktır.

10 yıl önce yasağı uygularken hiçbir yasal- ya da anayasal- düzenlemeye ihtiyaç duymayan öğretim üyelerinin, anayasaya rağmen ayrıca bir yasal düzenleme talep etmeleri de manidardır.

Ayrıca şunu belirtmekte de fayda görüyoruz ki: Anayasa değişikliğinin uygulanması ille bir yasal düzenleme gerektirmemektedir (Hukuk sistemimizde bununla ilgili onlarca örnek mevcuttur). Ayrıca Yüksek öğrenim kurumlarıyla ilgili YÖK Yasasında da başörtüsü konusunda herhangi bir aykırı hüküm mevcut değildir.

Önemle belirtmeliyiz ki tüm bu duruma rağmen, yasağı sürdürmekte ısrar eden her bir görevli (rektöründen asistanına, ..güvenlik görevlisine kadar) TCK'nın 112. maddesinde yer alan "eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi" ve TCK'nın 122. maddesinde "ayrımcılık" başlıklarıyla düzenlenmiş olan ilkelere göre açıkça suç işliyor olacaklardır.

Amirin verdiği kanuna aykırı emri uygulamanın da anayasanın 137. maddesine göre suç olduğunu hatırlatır, ilgilileri hukuk devleti ilkesine ve anlayışına uygun davranmaya davet ederiz.

Son olarak MAZLUMDER Hukuki Yardım Merkezinin, 17 yıldır olduğu gibi hak ihlaline uğranılması halinde öğrenciler ile velilerinin yanında hukuk mücadelesine ve yasal prosedürle ilgili bilgilendirmeye hazır olduğunu hatırlatır, 0 212 526 24 38-40 nolu telefonlardan ve www.mazlumder.org adresinden derneğimize ulaşarak yardım alabileceklerini belirtmek isteriz.

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı