Mavi Marmara'nın açtığı yol

Hakan Albayrak


Orta halli bir Telaviv süpermarketinde 10 bin çeşit ürün bulunurmuş; ama Hamas'ın 2006'daki seçim zaferi üzerine ilan edilen ambargo yüzünden Gazze'ye sadece 4000 çeşit ürün girebiliyordu. 2007'de Gazze'deki İsrail işbirlikçileri tasfiye edilip idare tümüyle Hamas'ın eline geçince ambargo ablukaya dönüştürüldü ve Gazze'ye girişine izin verilen ürün sayısı daha da düşürüldü. 3000'e değil... 2000'e değil... 1000'e değil... 100'e de değil...100'ün de altına!

İsrail "İnsani kriz yok, sadece Hamas'a baskı yapıyoruz" deyip duruyordu, güya Hamas'ın askeri gücünü kırmaktan başka bir gaye gütmüyordu, fakat ambargoya ilaç ve süt tozunu bile dahil ediyordu.

Üç senedir devam ediyordu bu zulüm. Dünyadan yükselen itirazlar -cılız itirazlar- İsrail'in bir kulağından girip öbür kulağından çıkıyordu. Ablukanın kalkacağına, kalkabileceğine dair en ufak bir işaret yoktu. Bilakis, İsrail'in Gazze'ye karşı yeni bir saldırı hazırlığı içinde olduğuna ve Gazze'deki hayat şartlarının daha da çekilmez hale geleceğine dair işaretler vardı.

Meğer Gazze'nin ufkunun aydınlanması Akdeniz'de bir sabah namazı vakti dokuz kardeşimizin şehit olmasına bakıyormuş...

Mavi Marmara hadisesinin yankıları üzerine İsrail ipleri gevşetmek zorunda kaldı. Gazze'ye girişine izin verdiği ürünlerin sayısını 120'ye çıkardı. "Artık kahveye bile müsaade ediyoruz" dedi ( Bugüne kadar niye müsaade etmediğini izah etme gereğini duymadan). Fakat Mavi Marmara depremini bu kadarcık bir tedbirle atlatamazdı. Bunu idrak etmekte gecikmedi. Geçen Pazar günü, askeri malzemeler ve askeri amaçlarla kullanılması muhtemel bazı malzemeler dışında hiçbir şeyin Gazze'ye girmesini engellemeyeceklerini, ayrıca Gazzelilere seyahat imkânı da sağlayacaklarını ilan etti. Haaretz gazetesinin yorumu: "Özgürlük Filosu'nda yer alan dokuz kişi öldü ve gemiler Gazze'ye varamadı, ama Türkiye bu hamlesiyle yine de İsrail siyasetini değiştirdi ve ablukayı yardı."

Mavi Marmara depremi devam ediyor. Siyonist rejimin geri adımları da bu kadarla kalmayıp devam edecek inşaallah. İsrail, şimdilik, Gazze'ye gidecek bütün malların Aşdod limanı üzerinden gitmesinde ısrar etmeyi sürdürse de, kendisini dışlayan çözüm önerilerini er veya geç kabul etmek zorunda kalacaktır. Malum; deniz yoluyla Gazze'ye doğrudan yardım götürülmesi ve yardım gemilerinin Akdeniz'de Avrupa Birliği tarafından kontrol edilip silah dışında hiçbir şeye rezerv konulmaması şeklinde bir formül var gündemde. Filistin'in meşru Başbakanı İsmail Heniye geçen hafta Euronews'a verdiği beyanatta bu formüle sıcak baktıklarını söyledi. Bu veya benzeri bir formül yakında hayata geçecektir inşaallah.

Kısa vadede bununla iktifa edebiliriz. Orta ve uzun vadede nelerin olabileceğini / olması gerektiğini nasipse başka bir yazıda tartışırız.

yenişafak