Mavi Marmara

Abdurrahman Dilipak

İngiliz Milletvekili George Galavi’nin çağrısı üzerine harekete geçen insani yardım hareketleri, Özgür Gazze için, İngiltere, İskoçya, İtalya, Yunanistan ve Türkiye’den giden 6 gemi ile Akdeniz’e açıldıklarında böyle bir saldırı beklenmiyordu.. 31 Mayıs 2010’da İsrail Mavi Marmara’yı vurdu.. Gazze filosu saldırısına Mavi Marmara katliamı veya İsrailliler tarafından Deniz Meltemi Harekâtı deniyor. İHH İnsani Yardım Vakfı ve Özgür Gazze Hareketi’nin organize ettiği ve Gazze’ye insani yardım taşıyan gemilere; Akdeniz’de, İsrail’den 70-80 mil (130-150 kilometre) açıktaki uluslararası sulardaİsrail deniz kuvvetlerinin yaptığı müdahale. Bir katiamla sonuçlandı.. Bu olay Türk-İsrail ilişkileri için bir milad oldu..

Mavi Marmara’da o gün her milletten, her dinden insan hakları savunucuları vardı. Hatta İsrail’den bile.. Bugün hâlâ cemaat mensuplarının Mavi Marmara adını ağızlarına alarak, ezberledikleri yalan yanlış şeyleri tekrarlayarak ortalıkta dolaşmaları çok garip.. Ama iyi oluyor, bir bakıma, Merdi paralelciler, abiler, ablalar, şecaat arz edeyim derken, kendi suçlarını hatırlatmış oluyorlar..

Eğer duaları gerçek olsaydı, şimdi İHH’nın mal varlığına el konulmuş ve Bülent Yıldırım tutuklanmış olmalıydı. Böylece İsrailin Mavi Marmara ile ilgili öfkesinin intikamını almış olacaklardı..

31 Mayıs’ta o gün yine meydanlarda olacağız.. Bir yandan Cumhurbaşkanlığı seçimleri, bir yandan Şehidlerimizi anma gösterileri.. Bu arada İHH, Mavi Marmara Davasının 27 Mart Perşembe günü görülecek 5’inci duruşması öncesinde 25 Mart Salı günü “Mavi Marmara’nın Adalet Arayışı” başlıklı bir uluslararası hukuk paneli düzenleyecek. Panele yurtdışından birçok hukukçu, aktivist, gazeteci ve yazar katılacak. Ama ben o gün Konya’da olacağım için katılamayacağım..

31 Mayıs’ı bütün STK lar, media, sosyal media grubları, üniversitelerin öğrenci konseyleri not etmeli.. Gazeteler, dergiler, radyolar, televizyonlar, internet portalleri o günü bir kere daha hatırlatmalı bize.. Biz R4bia platformu olarak da sizin sesinizi dünyaya duyurmalıyız.. İHH şimdiden Mavi Marmara kliplerini, belgesellerini, cıngıllarını mediaya dağıtmaya başlamalı. Kitap, afiş, billboard, gazete ekleri, ilanları, basın açıklamaları yapılmalı. 30 Mayıs cumaya denk geliyor. Cuma’dan başlamalı etkinlikler. Basın açıklamaları, toplu dualar.. Cumartesiyi pazara bağlayan gece sabaha kadar meydanlarda olmalıyız mesela. Konserler verilmeli, sergiler açılmalı..

Mavi Marmara Davasının 5’inci duruşması 27 Mart Perşembe günü saat 10:00’da Çağlayan Adliyesindeki 1. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma salonunda görülecek. Bu duruşmaya 19 farklı ülkeden 74 hukukçu, mağdur yolcu, şehit aileleri ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen mağdurlar da katılacak. Ve tabii konuya duyarlı herkes..

Bu arada, Mavi Marmara olayı hâlâ Türkiye’nin gündeminde sıcaklığını korumaya devam ediyor. Özellikle Fetullah Gülen’in Mavi Marmara konusuna mesafeli duruşu ve bugün yaşananlar, devam eden dava süreci, Türkiye ve İsrail arasında devam eden kriz..

Geçtiğimiz günlerde bir İsrailli sanığın Avrupa ülkelerine kaçtığı haberi geldi. Bu operasyona katılan birçok İsrailli, o günden beri İsrail dışına çıkamıyor açık kimlikleri ile..

Gelinen noktada artık mahkeme tarafından sanıklar hakkında yakalama kararı verilmesi bekleniyor. 

Türkiye’de İstanbul Başsavcılığı tarafından 29 Mayıs 2012 tarihinde iddianame hazırlanmış ve Mavi Marmara saldırısının faillerinin kasten adam öldürme, kasten adam öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten yaralama, kasten yaralama, nitelikli yağma, deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma, nitelikli mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet suçlarını azmettirme suçlarından dolayı her bir mağdur için ayrı ayrı, toplamda binlerce yıla tekabül eden mahkûmiyet kararıyla cezalandırılmaları talep edildi.

Başlangıç için maruf kimseler olmaları ve operasyonu bizzat yönettiklerine dair kuvvetli deliller bulunması, İsrail medyasına verdikleri beyanatlar, İsrail’in oluşturduğu Turkell Komisyonuna verdikleri ifadelerdeki ikrarlar nedeniyle İsrail ordusunun dört üst düzey komutanı hakkında, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (Dosya No: 2012/264 E.) “saldırı emrini vererek bu suçları azmettirdikleri” gerekçesiyle dava açıldı. Davada, İsrail Genelkurmay Başkanı Gavriel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Marom, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishai Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin firari sanık olarak yargılanmaya başlandı.

Mavi Marmara davasının ilk duruşması 6, 7 ve 9 Kasım 2012 tarihinde görülürken, 21 Şubat 2013, 21 Mayıs 2013 ve 10 Ekim 2013 tarihlerinde yapılan duruşmalarla yargılamaya devam edilmişti. Duruşmalarda ABD, Bahreyn, Belçika, Cezayir, Endonezya, Güney Afrika, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsveç, İtalya, Kanada, Katar, Kuveyt, Lübnan, Makedonya, Pakistan, Türkiye, Ürdün, Yemen, Suriye ve Yunanistan vatandaşı toplam 50 yabancı ve şehit yakınları dahil olmak üzere 195 Türkiyeli mağdurun ifadeleri dinlendi.

Duruşma öncesinde de 25 Mart Salı günü “Mavi Marmara’nın Adalet Arayışı” başlıklı bir uluslararası hukuk paneli gerçekleştirilecek.

İstanbul’un Fatih ilçesindeki Ali Emiri Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek panele, yurtdışından aralarında, Kudüs Mescid-i Aksa muhafızı, 48 topraklarındaki İslami Hareket lideri, Gazze filosuna, Mavi Marmara gemisinde katılan Raid Salah’ın da bulunduğu, 22 yabancı uyruklu hukukçu, aktivist, gazeteci ve yazarlar katılacak. Tony Cadman’dan Mireille Fanon’a, Gilles Devers’ten Shabnam Bayet’e, Audrey Bomse’den Gonzalo Boye’ye, Ziyat Patel’den Feroze Bode’ye, Muhammed el Nahhal’dan Nazım Owedia’ya, Selim el Sakka’dan Semir el Medeni’ye, Edip el Rebai’den Şakir Hüseyni’ye kadar birçok düşünür.. İsveçli, İngiliz, Arap, Yunan birçok aktivist o gün orada olacak.. Daha hayırlı bir işiniz yoksa, siz neden orada olmayasınız ki! 

Selâm ve dua ile..

yeniakit