‘Makâsıdî Tefsire Doğru..’ sempozyumu etrafında...

Selâhaddin Çakırgil

29 Nisan günü, ‘Modern Dünyada Kur’an’ın Yeri...MAKÂSIDÎ TEFSİRE DOĞRU…’ konulu bir sempozyum vardı, İstanbul’da.. ‘KURAMER, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Kur’an Araştırmaları Merkezi’ ve ‘UK/ Uluslararası İslamî Düşünce Enstitüsü Londra Ofisi’nin organizatörlüğünde.. 

‘Açılış’konuşması da Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmed Görmez’den..

Yine aynı programa göre, sempozyum üç oturumdan oluşuyordu: Birincisi, ‘Kur’anî Değerler ve Kur’anî bir Dünya Görüşü Oluşturma: Kur’an’ın Çağa Hitabı ve‘Modern Dünya ve Kurânî Değerler’; ikincisi,‘İslam Geleneğinde Makâsıd Düşüncesi ve Makâsıd Merkezli Tefsir; /Makâsıd Merkezli Kur’an- Sünnet ve İslam Anlayışı: İmkanlar, Sınırlar ve Sorunlar’; üçüncüsü de,‘Yakın Dönem Tefsir Geleneğinde Makâsıd Merkezli Yaklaşım (Reşid Rızâ ve İbn Âşûr Örneği)ve ‘Modern Dönem İslam Düşüncesinin Makâsıd Merkezli bir Tefsire olan İhtiyacı’ konularından oluşan üç ayrı panel..

***

Bu sempozyumu o gün Osmaniye’de bir öğrenci kampına katılmak üzere Adana’ya gitmekte olduğumdan, bizzat izlemek imkânı bulamadım. Ama sempozyuma katılan dostlardan dinledim. Ve hayırlı sonuçları olmasını temenni ettiğim bu sempozyuma değinmeden geçmeye gönlüm elvermedi.

***

Önce bir nokta: ‘Makâsıdî Tefsir’, (Kur’an’ın maksatlarını yansıtmayı temel alan tefsir) konuyu iyi anlatmıyor gibi… Esasen, bu sempozyumun ana fikri, takdim yazısında, ‘…son zamanlarda birçok ilim adamı, Kur’an-ı Kerim’deki hiçbir lafız ve mânânın boş yere gelmediği ve (…) Kur’an’ın toplumsal hayatın ahenk, huzur ve güven içinde olmasını sağlayan birçok değer ve ilkeye atıf yaptığı, onun bu yönde de maksatlarının bulunduğu inancıyla hareket edip Kur’an-ı Kerîm’in bireysel ve toplumsal ölçekte gözettiği gayelerini merkeze alan (makâsıdî)çalışmalar yapılması gerektiğinin de farkındadır’ denilmekte ve konu sanki önceden yapılmayan yeni bir çalışma şekli gibi sunuluyor.

Halbuki, bütün tefsir çalışmaları da aynı iddiayla yapılmakta değil mi? Bütün tefsir çalışmaları da ilahî maksadın ne olduğu üzerinde yorumlara dayanmıyor mu? O halde, bu isimlendirme, bu çalışmanın maksadını iyi izah edemiyor.

***

Nitekim aynı takdim yazısında, ‘İslâm âlimlerinin, Kur’an-ı Kerîm’in hükümlerinde gözettiği gayeleri konu alan birçok çalışma ve araştırma yaptıkları ve bunun neticesinde günümüze fıkıh ve usûl-i fıkıh, kelâm ve felsefe alanları başta olmak üzere zengin bir bilgi birikimini intikal ettirdikleri’ de dile getirilmekte ve devamında: ‘…Eski ve yeni dönem İslam âlimlerinin Kur’an-ı Kerim’in tefsirinde birçok farklı yönteme sahip olduklarını biliyoruz. Mesel’â, rivayete dayalı tefsir, re’y / dirayet tefsiri, sûfîlerin iş’arî tefsiri, bâtınî tefsir, lugavî tefsir, fıkhî tefsir, ve benzeri tefsirler böyledir’ denilmekte...

Evet, geçmişteki müslümanlar âlimler veya sûfîler de, bugün için yeterli bulunur-bulunmaz, ayrı konu; ama, ‘Kur’an’ın maksadını merkeze alarak anlamak-anlatmak’ yolunda tefsir çalışmaları yapmışlardır. Herkes kendi anlayışını ve tefsirini ‘en doğru’ olarak görebilir; ama, ‘tek doğru’ diyemez. ‘Tek doğru’ olan şu veya bu tefsirler değil, Kur’an’ın kendisidir…

Esasen, sempozyumun ana hedef ve temaları şu üç maddede şöyle ifade edilmiştir, -özetle-:

1- Kur’an-ı Kerîm’in evrensel çağrı ve fikriyatının (…) modern dünyada insanoğlunun karşı karşıya kaldığı temel ihtiyaç ve sıkıntılarla olan ilişkisinin belirlenmesi..

2- Kur’an-ı Kerîm’in maksatlarının anlaşılması ve (…) İslâm düşüncesindeki makâsıd eksenli fikrî birikimin ana hatlarının ve mahiyetinin açıklanması..

3- Hem İslâm düşüncesinin ihtiyaçlarını hem de modern dünyadaki gereksinimleri karşılaması yönüyle makâsıd merkezli tefsire duyulan ihtiyacın ortaya konması..

***

Bu sempozyuma sadece yerli değil, dış ülkelerden Müslüman otoritelerin de katılması hasebiyle bir ortak akla ulaşılması yolunda bir adım olacağı temenni olunur.

Sanırım, sempozyumda sunulan tebliğler ve etrafındaki tartışmalar bir kitapta toplanıp yayınlanır.

stargazete