Mademki “iyyâkena’büdü” diyoruz

Mehmet GÖKTAŞ

Mademki her gün defalarca “maliki yevmiddîn, iyyakena’büdü” diyoruz, o halde Rabbimize karşı şu duyguları gönlümüzden geçirelim;

Sensin o din gününe tartışılmaz biçimde hâkim ve malik olan!

Sensin o gün herkesi huzurunda derleyip toparlayacak olan,

Yapıp ettiklerini gözlerinin önüne serip yayacak olan,

Hiçbir şey bırakmadan hiçbir şeyden geçmeden bir bir soracak olan!

En ufak davranışı, en küçük kıpırtıyı ölçüp tartacak olan!

Sensin her bir canlının alnından perçeminden tutup çekecek olan!

Sensin o gün uğrunda korkudan bütün başlar öne düşecek olan!

Huzurunda dehşetten gönüller boşalacak, gözler dönecek olan!

Nefes hışırtıları, soluk sesi dışında huzurunda her bir ses susup sinecek olan!

Sensin, o din gününde adaletle hak ile hüküm verecek olan!

Kulları arasında her türlü ihtilafı, ayrılığı nizaı kesip çözecek olan!

Karışmış akılları Sensin o gün hükmüyle tatmin edecek olan

Oynamış yürekleri sükûnete erdirip, yatıştıracak olan!

Çünkü Sen Haksın Rabbim, Hakk'ın bizzat kendisi!

Sadece ve sadece Sana ibadet eder, Senin kulun oluruz!

Şunu hiç unutmayız; ibadet için varız, bunun için buradayız!

Sana ibadet için yeryüzüne gelmişiz, teferruat gerisi, bunu böyle biliriz!

Ubudiyyetimizi sadece ve sadece Sana tahsis ederiz

Yalnız Senin önünde boynumuzu bükeriz, kıyama dikiliriz,

Yalnız Sana itaat, yalnız Sana ibadet, işte bu kimliğimiz, bununla öğünürüz!

Yalnız Sana meyleder, yalnız Seni zikreder, böylece yatışırız!

Senden başka birine ibadet sayılacak en ufak bir davranış sergileyip sunmayız,

Senden başka birine ibadet anlamında en küçük bir kelime sarfedip söylemeyiz!

Senden başka birine ibadet sayılacak bir işaret sunmayız, imada bulunmayız!

En küçük düşünceyi kafamızda taşımaz, akıldan geçirmeyiz!

Yaratan ve yaşatan, hayat veren Sen iken, başkasına kulluğu,

En büyük bir çarpıklık, nankörlük insafsızlık, vicdansızlık biliriz!

Biliriz ki bir insan, ancak bu kadar düşer, bu kadar zelil olur!

Ve yine biliriz ki, Sana kul olmayanlar, mutlaka bir yerlerin kuludurlar şu anda!

Yalnız Senden dileriz yardımı inayeti, yalnız Senden isteriz direnci ve kuvveti

Yalnız Sana kaldırır açarız elimizi,

Yalnız Sana söyleriz gizli hacetimizi!

Yalnız Sana açarız gönlümüzün derdini,

Yalnız Sana dökeriz içimizdeki hüznü,

Kapı olarak yalnız kapını biliriz biz, ağyarın kapısında dolaşıp sürtünmeyiz!

Yalnız senin kapında boynumuzu bükeriz, ihsanını bekleriz gözümüzü dikeriz

Senden imdat dileriz, "Yetiş ey Rabbim!" deriz,

Başkasından imdadı şirk ve küfür biliriz!

Seninle güçlenmeyen zayıftır dermansızdır,

Seninle var olmayan yoksuldur perişandır!

Senin doyurdukların dışında herkes açtır,

Giydirdiklerin hariç, herkes çıplak, üryandır!