Lokman der ki...

Hakan Albayrak

Bu saçma sapan manzaraya bakıp bakıp Suriyeli Kürt yazar Lokman Derki’nin o sözünü tekrarlıyorum.

Sevgili Saim Tut’un evinde, bu saçma sapan manzarayı uzun uzun etüt ettiğimiz bir gece, birdenbire, pat diye, ta içinden gelerek, gümbür gümbür söylemişti o sözü.

Suriye’de doğup büyüyen, Esed diktatörlüğünden kaçıp Kürdistan-ı Irak’a sığınan, oradan da Türkiye’ye geçen, ayrıldığı toprakları hasretle yad ederken bu topraklara sımsıkı sarılan, bu topraklara sımsıkı sarılırken ayrıldığı toprakları hasretle yad eden, hepsini birbirinden çok seven ve sonra kendi kendine sevgi yarıştırmaktan vazgeçip hepsini tek bir sevgiyle sevebilecek şekilde kalbinde birleştiren, bu vahdeti iyice içselleştiren bir adamın, ancak böyle bir adamın söyleyebileceği bir sözdü o.

Sancaktar dergisine kapak olmuştu.

İçimizdeki kavmiyetçilere kapak olsun diye... 

Beyrut Amerikan Koleji’nin müfredatındaki “Antik Arap Tarihi” fitnesiyle açılan melun yolun yolcularına…

Kendilerini Ergenekon mağarasının karanlığına hapsedenlere…

Zerdüşt’ün ateşiyle yanıp tutuşanlara…

Ümmetten ulusa ve hatta en ilkelinden kabileye geçişi, bu muazzam tenzil-i rütbeyi şeref telakki eden Türk ve Kürt düşmanı Araplara, Arap ve Kürt düşmanı Türklere, Türk ve Arap düşmanı Kürtlere…

Dicle-Fırat havzasının bölünmez bütünlüğü ilkesini idrak edemeyip emperyalistlerin dümen suyunda giden gafillere…

Kapak olsun Lavrens’lerin, Sayks’ların, Piko’ların piyonlarına!

***

Evet işte; bu saçma sapan manzaraya bakıp bakıp Suriyeli Kürt yazar Lokman Derki’nin o sözünü tekrarlıyorum.

Sevgili Saim Tut’un evinde, bu saçma sapan manzarayı uzun uzun etüt ettiğimiz bir gece, birdenbire, pat diye, ta içinden gelerek, gümbür gümbür söylemişti o sözü:

“Kocaman bir Arap-Türk-Kürt devleti istiyorum.”

karargazete