Hiç kimse kusura bakmasın, başkalarını değil kendimizi leşe benzetiyorum. Ölüye benzetecektim ama ölü çok hafif geldi.
Zannedersem terör devleti de bizi leşe benzetiyor olmalı ki çekinmeden bunca küstahlıkları yapabiliyor.
Leş denildiği zaman hepimizin gözünün önüne aşağı yukarı benzer fotoğraflar gelir. Çünkü hepimiz mutlaka bir leş görmüşüzdür. Ölmüş bir cesetten daha ötesidir, çürümüş ve dağılmış ve kokuşmuştur.
israilin dünyanın gözünün içine baka baka sergilediği küstahlığı aynı zamanda dünyanın gözüne sokması karşısında bizi leş kelimesinden başka tasvir edecek başka kelime bulamadım.
Gördünüz değil mi, uluslararası sularda baskınlar yaparak derdest edip götürdüğü yüzlerce SUMUD mensubunu hayvanca yerlere yatırıp yüksek sesle kendi milli marşlarını dinletmesi karşısında ne düşünüyorsunuz, neler söylersiniz?
Daha bunlar bizlere gösterdikleri, ya bir de bizim görmediklerimiz. Hele zindanlarda tuttukları binlerce Filistinliye yaptıklarını tahmin etmeye çalışın.
Söyleyin Allah aşkına, bütün bu olup bitenler karşısında İslam dünyasının durumunu leşten başka neye benzetebiliriz?
Acaba bu ağır ithamlara dayanamayıp ayağa kalkabilir miyiz, dirilebilir miyiz düşüncesiyle böyle ağır söylüyorum. Yoksa bu iş bizden geçti, bizden sonraki nesillere mi kaldı dersiniz?
Mağlup olan toplumların bazen bir tek sözle, bazen şahit oldukları bir sahneyle dirildikleri oluyor.
Bireysel hayatta da bazen birisine söylenen ağır bir söz, bazen gördüğü bir olay kişiyi yerinden fırlatır, ayağa kalkar ve kendisinden bekleneni yapar. Hatta birilerini ayağa kaldırmak için yüzüne tükürülür.
Bizi hangi söz hangi görüntü diriltebilir acaba?
İnşaallah cumalar dirilişimize vesile olur!