Kur'an Yakılmasına Karşı Tepki

Mazlumder Bursa Şübesi. Amerika'da Kur'an yakılma ve İslam'ın kutsallarına saldırı girişimlerini protesto eden bir açıklama yayınladı

BASIN AÇIKLAMASI METNİ

Batı dünyasında İslamofobi'nin kökleri İspanya'da Endülüs'ün İslam tarafından fethedilmesine kadar iner. Haçlı Savaşlarına asker kazandırmak isteyen kilise mensuplarının tahrik edici propagandaları ile İslam'ın Hıristiyanlar için tehlike ve tehdit algılamasını oluşturmaya çalıştılar. Uzun yıları kapsayan haçlı seferleri;

-Hıristiyan'ların, dinlerince kutsal sayılan Kudüs'ü Müslümanlardan geri almak istemeleri,

-Papa ve din adamlarının güçlerini arttırmak istemeleri,

-Avrupa'nın içinde bulunduğu yoksulluk nedeniyle batılıların, doğunun refah ve zenginliğine göz dikmeleri,

-Uzakdoğu ile Avrupa arasındaki ticaretin ana hattı olan Ortadoğu'da Müslümanların kontrolünü kırmak ve ticaret yollarını ele geçirmek istemeleri,

-Papa'nın Katoliklere Müslümanlarla savaşmaları durumunda cennet vaadinde bulunması,

-Şövalye ve senyörlerin macera ve yeni topraklar istemeleri,

-Avrupa'da toprak elde edemeyen soyluların toprak arzusu,

-Avrupalıların Doğu'nun zenginliklerini ele geçirmek istemesi vb nedenlerle yaklaşık 2 yüzyıl sürmüştür.

İslam ile Hıristiyan'lar arasındaki mücadeleler; ilişkilerin, tanışıklığın yaygınlık kazanması ile yüzyıllar içerisinde azalmışken son yıllarda yeniden tırmanışa geçmiş ya da geçirilmiştir. Bu duruma Huntington'un ünlü "Medeniyetler Çatışması" makalesinde

İslam'ı Batı için bir potansiyel düşmanlık odağı olarak lanse etmesinin önemli bir etkisi olmuştur.

Özellikle 11 Eylül 2001 tarihinde New York'taki "İkiz Kuleler" saldırılarından sonra Hıristiyan dünyasında daha önceki yabancı düşmanı ırkçı eğilimler daha da artmıştır. Avrupa ülkelerinde işsizlik, nüfusun yaşlanması, Müslüman nüfusun artması ve insanların İslam'a yönelmesi gibi yeni durumların beslediği yabancı düşmanlıklarının en önemli öznesi olarak Müslümanlardan korku giderek bir paranoyaya dönüşmüştür.

Bu paranoyanın bazı güç odakları tarafından manipüle edildiği de görülmektedir.

İslam'ı ve Müslümanları Avrupa kültürü ve materyalist hayat tarzı için "potansiyel düşman" olarak gören Batı entelijensiyası içindeki ırkçı eğilimler, politik odakları etkilemeye çalışıp "Avrupa'dan tüm Müslümanların "tehcir"i ve sürülmesi gibi bir aşırı noktaya gelmiştir.

11 Eylül 2001 tarihinde Dünya Ticaret Merkezinin İkiz Kulelerine ve Pentagon'a karşı yapılan tertiplenmiş saldırılar sonucunda ABD Başkanı George W. Bush yaptığı açıklamada, "Terörizme karşı yürütülen haçlı seferi olacak olan bu savaş çok zaman alacaktır" demiştir.

Bush yaptığı "haçlı seferleri" tanımıyla Müslümanları karşısına almamak için birçok Müslüman! liderleri ikna ederek, 2001'de Afganistan'ı ve 2003'te de Irak'ı işgal etmiştir. Sudan bahanelerle binlerce insanı katletmiş, evinden barkından etmiş, insanlık tarihi kadar eski olan yerleşim yerlerini yıkmış, yakmış, tüm canlılara hesapsız zararlar vermiştir. Yakın zamanda Danimarka, Hollanda gibi ülkelerde peygamberimize yapılan hakaret karikatürleri, yine yükselen başörtüsü yasağı, namaz kılanlara olumsuz tavırlar ve engellemeler, cami yapımlarına çıkarılan engeller, kundaklamalar had safhaya ulaşmıştır. Geçmiş yıllarda İngiliz vatandaşı olan Salman Rüştü'nün, Şeytan Ayetleri adlı hakaret kitabı batıda defalarca basılmış, ayrıca İngiltere kraliçesi tarafında ''SIR'' unvanı ile ödüllendirilmiştir. Batı'da ırkçılık ve ayrımcılık hızlanarak devam

etmektedir. Son olarak; ABD'li rahip Terry Jones,11 Eylül'ün yıldönümünde Kur'an yakma girişiminde bulunmuştur. İslam düşmanı rahip yoğun tepkiler üzerine eylemini şimdilik askıya aldığını bildirmesine karşın başkaları onun bu çirkin eylemini gerçekleştirmiştir.

Şimdi

11 Eylül olaylarını hatırlayalım. İçinde birçok çelişkiyi barındıran şimdiler de sorgulanmaya başlayan, İkiz Kule saldırılarının göründüğü gibi olmadığına inanan ve bu söylemlerde bulunan birçok kişinin ABD'de sıra dışı ölümleri, saldırı günü Yahudi işadamlarının kulelere gitmemiş olması, 11 Eylül'ün arkasında nerede olduğu belli olmayan Usame Bin Ladin ve El Kaide'nin değil, saldırıların yarattığı ortamdan fayda sağlayacak ABD yönetiminin ve ekonomik güç odaklarının olduğu mesajını vermektedir.

Alışılagelen komplo teorileri, manipüleler ve yalanlar üzerine oturtulan ırkçı, faşist, ayrılıkçı, ayrımcı tutumları, İslamofobi eğilimleri ayrıca demokrasi havarileri kesilen devlet, lider, kurum ve kişilerin sessizliğini, kınıyoruz.

Dünyanın neresinde olursa olsun, kimden ne amaçla gelirse gelsin, insanlığın mirası haline gelmiş kutsallara karşı yapılan fiili saldırıları bir insan hakları ve özgürlük ifadesi gibi değerlendiren her türlü anlayışı da şiddetle ret ediyoruz.

Mazlum der

Bursa Şubesi




 

 

 

velfecr

Güncel Haberleri

Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?
İran Kuş Avlar Gibi Helikopter ve Uçak Düşürüyor!
İran İle Fransa Anlaştı! İran'dan Diplomasi Dersi!