Kudüs ve Mescid-i Aksa Hakkında Böyle Buyruldu

Abdullah Dai

Rabbimiz Allah Teâlâ'nın, maddî ve manevî yönüyle bereketli kılmış olduğu, kendine vahyin indiği Rasuller ve Nebîler şehri: Kudüs!..

Kendisinin ve çevresinin bereketli kıldığı Mescid-i Aksâ'nın bulunduğu şehir... Mazlum, mahzun ve garib!.. Azmışlıklarından dolayı lânetlenen yahudîler ve yandaşları tarafından işgal edilen, yüz binlerce müslümanın katliâma tâbi tutularak şehid edildiği,milyonlarca müslümanın bölgeyi terk edip hicret etmesine vesile olan zulümler, işkenceler ve baskılardan kurtulmayı bekleyen şehir...Çağdaş Kurtarıcı Selahaddinlerin yolunu gözleyen, iman ettikleri Rabbleri Allah'ın kendilerine göndereceğini umdukları imamın hasretini çeken şehir!..

Başsız bırakılıp paramparça edilmiş ümmetin âcizliğinden dolayı bu hâle düşmüş Kudüs ve Mescid-i Aksâ, gerek hayat kitabımız Kur'ân- Kerim'de, gerekse hayat önderimiz Rasulullah Muhammed (s.a.s.)'in hadislerinde anılmış, kıymeti ve kudsîliği beyan olunmuştur...

A- Kur'ân-ı Kerim'de Kudüs ve Mescid-i Aksâ

1- Rasulullah Muhammed (s.a.s.)'in İsrâ mucizesinin son bulduğu ve Mi'rac mucizesinin başladığı mekân:

"Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini hareketlendirdiğimiz Mescid-i Aksâ ya götüren O (Allah) yücedir. Gerçekten O,işitendir, görendir."1

2- Tek başına bir ümmet olan ve Aziz İslâm Milleti'nin atası İbrahim (a.s.) ile Lut (a.s.)'ın Nemrud'un zulmünden kurtulup sığındıkları diyar:

"O'nu (İbrahim'i) ve Lut'u kurtarıp içinde, âlemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye)çıkardık."2

3- Süleyman (a.s.)'ın mülkünün merkezi olan belde:

"Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle,içinde bereketli kıldığımız yere akıp giderdi. Biz, her şeyi bilenleriz."3

4- Beni İsrail'in Allah'a iman ve itaat ettikleri müddetçe vâris oldukları bölge:

"Kendisinde bereketler kıldığımız yerin doğusuna da, batısına da o hor kılınıp zayıf bırakılanları (mustaz'afları) mirasçılar kıldık. Rabbinin, İsrailoğullarına olan o güzel sözü (va'di), sabretmeleri dolayısıyla tamamlandı (yerine geldi)."4

"Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görülebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik: 'Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın' (dedik)."5

5- Tertemiz ve iffet sembolu olan Meryem (r.a.)'nın korunduğu ve yetiştiği mescid:

"Bunun üzerine Rabbi O'nu (Meryem'i) güzel bir kabulle kabul etti ve O'nu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı O'ndan sorumlu kıldı. Zekeriya,  her ne zaman mihraba girdiyse yanında bir yiyecek buldu: 'Meryem, bu sana nereden geldi.' deyince: 'Bu, Allah katındandır. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.'"6

6- Zekeriya (a.s.)'a vahyin indiği ve Yahya isimli bir oğlu olacağı müjdesi verildiği mukaddes yer:

"O (Zekeriya), mihrabda namaz kılarken, melekler O'na seslendi: 'Allah, sana Yahya'yı müjdeledi. O, Allah'dan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir."7

"Böylelikle (Zekeriya), mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamda)işaret etti: 'Sabah-akşam tesbih edin."8

B-Hadis-i Şerifler de Kudüs ve Mescid-i Aksâ

1- Mescid-i Aksâ'nın kuruluşu:

Ebu Zerr (r.a.) anlatıyor:

Ben:

- Ya Rasulullah, yeryüzünde ilk önce hangi mescid binâ edilip konuldu? diye sordum.

Rasulullah (s.a.s.):

"el-Mescidu'l-Haram." buyurdu.

Ben:

- Sonra hangisi? dedim.

Rasulullah:

"el-Mescidu'l- Aksâ." buyurdu.

Sonra ben:

- Bu iki mescidin kuruluşu arasında ne kadar zaman vardır? diye sordum.

Raulullah:

"Kırk sene." buyurdu.

Sonra da:

"Bundan böyle sana namaz nerede yetişirse, sen namazı orada kıl! Çünkü faziletli namaz, vakti içinde kılınandır." buyurdu.9

2- Mescid-i Aksâ da namaz kılmak:

Abdullah b. Amr (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyuruyor:

"Davud oğlu Süleyman, Beytu'l Makdis'in binâsını bitirince, Allah Teâlâ'dan üç dilekte bulunmuştur:

1) İlâhî hükme uygun bir hüküm verme kudreti.

2) Kendisinden sonra hiç kimseye nâsîb olmayacak bir mülk ve saltanat.

3) Yalnız namaz kılmak için Mescid-i Aksâ'yı kasdedip gelen kimsenin, annesinden doğduğu gün gibi günahlarından akması."

Rasulullah (s.a.s.) buyurdu ki:

"Süleyman'ın dilediği ilk iki şey kendisine verilmiştir. Üçüncü dileğinin de ona verilmiş olmasını umarım."10

Ebu Saîd (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Namaz kılmak için şu üç mescidden başka mescide semerler bağlanmaz, yani sefer edilmez:

Mescid-i Haram, Mescidu'l- Aksâ ve benim şu mescidim."11

Ebu Zerr (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.)'in huzurunda iken bizler, kendi aramızda:

- Rasulullah'ın mescidimi daha faziletlidir Beytu'l-Makdis mi (Mescid-i Aksâ mı)? diye tartıştık.

Rasulullah (s.a.s.), bunun üzerine şöyle buyurdu:

"Benim bu mescidimde bir vakit namaz, onda (Mescid-i Aksâ'da) dört vakit namazdan daha faziletlidir. Bununla birlikte orası namaz kılmak için en güzel yerdir.

Andolsun, fazla bir zaman geçmeden bir kişinin Beytu'l-Makdis'i görecek şekilde atının yuları kadar bir arazisinin bulunması, onun için dünyanın tamamından -ya da dünyadan ve içinde bulunanlardan, dedi- daha hayırlı olacaktır."12

Ebu'd -Derdâ (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz, diğer mescidlerde kılınan yüz bin namaza mukabildir. Benim mescidimde kılınan bir namaz, diğer mescidlerde kılınan bin namaza mukabildir. Beytu'l-Makdis'de kılınan bir namaz, diğer mescidlerde kılınan beş yüz namaza mukabildir."13

Cabir b. Abdullah (r.a.) anlatıyor:

Mekke Fethi günü bir adam, ayağa kalkıp:

-Ya Rasulullah, ben, Allah sana Mekke Fethi'ni nâsip ederse, Beytu'l- Makdis'de Allah için iki rek'at namaz kılmayı adadım, dedi.

Rasulullah (s.a.s.):

"Burada kıl!.." buyurdu.

Adam, sözünü tekrarladı.

Rasulullah, yine:

"Burada kıl!.." buyurdu.

Sonra adam, sözünü bir daha tekrarladı.

Bu sefer Rasulullah (s.a.s.):

"Öyleyse sen bilirsin, (burada kılmak istemiyorsan, Beytu'l-Makdis'te kıl.)" buyurdu.14

Abdullah b. Amr (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Her kim evinden, Beytu'l-Makdis'de namaz kılmak isteği dışında bir maksadla çıkmazsa, annesinin kendisini doğurduğu günkü gibi günahlarından sıyrılmış olur." 15

3- Rasulullah Muhammed (s.a.s.)'in İsrâ Mu'cizesinde Mescid-i Aksâ:

Enes b. Mâlik (r.a.) rivayet eder.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

"Bana, Burak'ı getirdiler. -Bu, merkebten büyük, katırdan küçük, uzun ve beyaz bir hayvandı. Adımını gözünün görebildiği en son yere koyardı.- Ben, buna binerek Beytu'l-Makdis'e geldim ve Burak'ı, benden önceki peygamberlerin hayvan bağladıkları halkaya bağladım. Sonra mescide girerek orada iki rekat namaz kıldım. Sonra çıktım. Derken bana Cibril (a.s.),bir kap dolusu şarab, bir kap dolusu da süt getirdi. Ben, sütü ihtiyar ettim.

Bunun üzerine Cibril (a.s.):

-Fıtratı seçtin, dedi.

Sonra beni Semâya çıkardı." 16

Büreyde (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

"Beytu'l- Makdis'e vardığımız zaman Cibril, parmağını koyarak kayayı deldi ve Burak'ı ona bağladı." 17

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.), -Mescid-i Haram'dan- götürüldüğü İsrâ geceside İliyâ şehrinde, yani Kudüs'te kendisinde birinde şarab, diğerinde süt dolu iki kadeh getirildi. (Ve: Bunlardan istediğini seç, denildi.)

Rasulullah (s.a.s.), ikisine baktı da sütü aldı.

Cibril, Rasulullah'a:

- Seni, fıtrata hidayet eden Allah'a hamdolsun. Şayet şarabı alsaydın, ümmetin azacaktı, dedi.18

Enes b. Mâlik (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

".............. Sonra Beytu'l- Makdis'e girdim. Bütün peygamberler yanıma toplandı. Cibril,beni öne geçirdi. Onlara imamlık yaptım (namaz kıldırdım). Sonra en yakın semâya çıkarıldım."19

İbn Abbas (r.anhuma) anlatır:

Rasulullah (s.a.s.), Mescid-i Aksâ'ya girince namaza durdu ve baktığında bütün peygamberlerin O'nunla namaz kıldığını gördü. 20

İbn Abbas (r.anhuma) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.), Beytu'l- Makdis'e götürülüp aynı gece geri getirildiği zaman halka, bu yolculuğunu, Beytu'l- Makdis'in özelliklerini ve yolda olan deve kervanını anlattı.

Bazıları-Hasan'ın rivayetinde-:

- Biz, Muhammed'in söylediğine inanacak mıyız? dediler ve küfre döndüler.

Allah, onlarında boyunlarını Ebu Cehil ile beraber vurdu.

Ebu Cehl:

- Muhammed, bizi zekkum ağacıyla korkutuyor. Hurma ve tereyağı getirip zekkumlanın, dedi. 21

Cabir b. Abdillah (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"(Beytu'l- Makdis'e geceleyin götürüldüğüm zaman) Kureyş, beni yalanlayınca, Hicr’de ayakta durdum. Muteakiben Allah bana, Beytu'l- Makdis ile gözümün arasındaki uzaklığı kaldırdı da (bana soranlara) Mescid-i Aksâ 'ya bakarak,onun nişânelerinden Kureyş'e haber vermeye başladım." 22

4- Rasulullah Muhammed (s.a.s.) ve ümmetinin, namaz kılarken döndükleri ilk kıble: Mescid-i Aksâ:

Said b. el-Müseyyeb (rh.a.) anlatıyor:

- Rasulullah (s.a.s.), Medine'ye hicret ettikten sonra on altı ay kadar namazı Beytu'l- Makdis'e (Kudüs'e) doğru dönerek kıldı. Daha sonra Bedir savaşından iki ay kadar önce kıble Ka'be'ye çevrildi. 23

Berâ b. Âzib (r.a.) şöyle der:

- Biz, Rasulullah ile birlikte on altı yahud on yedi ay Beytu'l- Makdis taradına doğru namaz kıldık. Sonra Allah O'nu, Ka'be yönüne döndürdü! 24

Berâ b. Âzib (r.a.) anlatıyor:

- Rasulullah (s.a.s.), (Medine'de) on altı yahud on yedi ay Beytu'l- Madis'e doğru namaz kıldı idi. Hâlbuki Rasulullah, Kıblesinin Kâbe'ye yöneltilmesini arzu ederdi. Bunun üzerine Azîz ve Celîl olan Allah:

"Biz, senin yüzünün çok defa göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz. Şimdi elbette seni, hoşnud olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Her nerede bulunursanız, yüzünüzü onun yönüne çevirin." 25 ayetini indirdi.

Rasulullah da Kâbe tarafına yöneldi. Bunun üzerine insanlardan bir takım beyinsizler -ki onlar yahudîlerdir-:

"Onları, daha önceki kıblelerinden çeviren nedir? diyecekler. De ki: 'Doğu da Allah'ındır, batı da. O, dilediğini doğru yola iletir." 26

Bu kıble tahvilî akabinde bir kimse, peygamberle beraber (Ka'be'ye doğru) namaz kıldı da, namaz kıldıktan sonra yola çıktı.Nihayet Beytu'l- Makdis'e doğru ikindi namazı kılmakta olan bir Ensar cemaatine uğradı. Onlara, Peygamber'le beraber namaz kıldığını, Peygamber'in Ka'be cihetine yöneldiğini şehadet ederek söyledi.

Bu haber üzerine o cemaat, (namazlarını bozmadan) Ka'be tarafına yönelinceye kadar meyledip döndüler. 27

Enes (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.)  (ve Ashabı), Beytu'l- Makdis'e doğru namaz kılıyordu. Sonra:

"Biz, senin yüzünün çok defa göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz. Şimdi elbette seni, hoşnud olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir." 28 ayeti nâzil oldu.

Beni Seleme'den bir zât, kabilesi sabah namazında rükû hâlinde iken yanlarına uğramış. Henüz bir rek'at kılmışlarmış. Uğrayan zât:

- Dikkat edin! Kıble Ka'be'ye çevrilmiştir, diye nidâ etmiş.

Onlar da, oldukları vaziyette kıble Ka'be tarafına dönmüşler.29

Enes b. Mâlik (r.a.), ömrünün sonlarında:

- İki kıbleye (yani Kudüs ve Ka'be'ye) doğru namaz kılanlardan benden başka kimse kalmadı, demiştir.30

5- Hacc ve umre yapmak için Mescid-i Aksâ'da ihrama girenin günahları affolur:

Rasulullah (s.a.s.)'in hanımı Ümmü Seleme (r.a.) rivayet eder.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

"Kim, Beytu'l- Makdis'ten  umre ihramına girerse, günahları bağışlanır."31

Ümmü Hakîm bint Ümeyye b. el-Ahnes (r.anha) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.)'in hanımı Ümmü Seleme (r.a.) 'nin bildirdiğine göre, Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

"Umre ve Hacc için Mescid-i Aksâ'dan ihrama giren kişinin geçmiş günahları bağışlanır."

(Ümmü Hakîm'in oğlu) Yahya der ki:

- Annem Ümmü Hakîm, bu hadisi duyunca, Beytu'l- Makdis'e gitti ve Umre için oradan ihrama girdi.32

6- Mescid-i Aksâ,mü'min müslümanların sığınacağı, namaz kılacağı ve gidemediği takdirde yardımlarını göndereceği mukaddes bir mesciddir.

Zu'l- Esâbi (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.)'e:

-Ya Rasulullah, senden sonra fitneye maruz kalırsak, nereye gitmemizi emredersin? diye sordum. Rasulullah:

"Beytu'l- Makdis'e gitmeye bak! Umulur ki oraya, sabah-akşam gidecek bir zürriyetin olur." buyurdu.33

Rasulullah (s.a.s.) Mevlâsı Meymûne (r.anha) anlatıyor:

Ben (bir gün):

"Ya Rasulullah, Beytu'l- Makdis (Mescid-i Aksâ) hakkında bize fetva, dedim.

Buyurdu ki:

"(Orası) Mahşer (Kıyamet günü) yeridir. Oraya varıp içinde namaz kılınız. Çünkü onda kılınan bir namaz, başka yerde kılınan bin namaz gibidir."

Ben:

-Eğer oraya kadar yolculuk etmeye gücüm yetmezse, ne edeceğimi haber verir misin? diye sordum.

Buyurdu ki:

"Sen, ona zeytinyağı hediye edersin, aydınlatılmasında kullanılır. Kim böyle yaparsa, oraya varmış gibi olur."34

7-Allah yolunda Cihad eden mücahidlerin bulunacakları yer: Mescid-i Aksâ ve çevresi!

Ebu Umâme (r.a.) anlatıyor:

Rasulullah (s.a.s.):

"Ümmetimden bir topluluk, Allah'ın (kıyamet) emri gelene kadar din yolunda düşmanlarına üstün ve baskın kalacak, geçim sıkıntısı dışında muhalif olanların onlara bir zararı dokunmayacaktır." buyurdu.

Ashab:

-Ya Rasulullah, bu topluluk nerede olacak? diye sordular.

Rasulullah (s.a.s.):

"Beytu'l- Makdis ve civarında olacaklar." buyurdu.35

8- Mukaddes üç mescidden biri olan Mescid-i Aksâ'da yaşamak çok kıymetli ve çok sevaplı olduğu gibi, orada ölüm de çok değerlidir:

Ebu Hureyre (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Beytu'l- Makdis'de ölen, gökte ölmüş gibidir."36

9- Mü'min müslümanlar, her zaman ve her hâllerinde Mescid-i Aksâ'ya saygılı olmalı değerini bilmelidirler:

Ma'kıl b. Ebî Ma'kıl el-Esedî (r.a.) şöyle der:

- Rasulullah (s.a.s.) bizi, büyük abdest bozarken de, küçük abdest bozarken de Ka'be'ye ve Beytu'l- Makdis'e (Kudüs'e) yönelmekten nehyetti!37

Âlemlerin Rabbi Allah ve O'nun Rasulü Muhammed (s.a.s.) böyle buyurdular, Kudüs ve Mescid-i Aksâ hakkında!..

Mukaddes belde Kudüs ve Mescid-i Aksâ bugün Rabbimiz Allah'ın, Davud (a.s.)'ın ve İsa (a.s.)'ın lânet ettiği 38 yahudîlerin işgali altında olduğu herkesin malumudur... Merhamet olunmuş vasat ümmetin üzerine ânın vâcibidir ki, önce kendileri esaretten kurtulup birlik ve beraberliklerini sağlasınlar, sonra Mescid-i Aksâ'yı işgalden kurtarsınlar!..

Dipnot

1)İsra,17/1.

2)Enbiya,21/71.

3)Enbiya,21/81

4)A'râf,7/137.

5)Sebe',34/18

6)Âl-i İmrân,3/37.

7) Âl-i İmrân,3/39.

8)Meryem,19/11.

9)Sahih-i Buhâri,Kitabu'l- Enbiyâ,B.12,Hds.40.B.42,Hds.98.

Sahih-i Muslim, Kitabu'l Mesâcid,Hds. 1-2.

Sünen-i İbn Mace, Kitabu'l Mesâcid, B.7,Hds.753.

Sünen-i Nesâi, , Kitabu'l Mesâcid,B. 3, Hds.690.

Abdurrezzâk es-San'ânî, Musannef, çev. Hasan Yıldız, İst, 2012,C.3. Sh. 447,Hds.5925.

İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, çev. Hüseyin Yıldız, Vdğ.İst.2013, C.3,Sh,330-332,Hds. 3612-3617.

Beyhakî, Şuabu'l- İman, çev. Hüseyin Yıldız, Vdğ.İst. 2015,C.4,Sh.456,Hds.3696.

10)Sünen-i İbn Mace, Kitabu İkâmetu's-Salâ,B.196,Hds.1408.

Sünen-i Nesâi, Kitabu'l-Mesâcid,B.6,Hds.693.

İmam Ahmed b. Hanbel,Müsned,C.1,Sh.322-323,Hds.424.C.17,Sh.150,Hds.24698.

Hâkim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek Ale's -Sahihayn, çev. M.Beşir Eryarsoy,İst. 2013,C.1,Sh.263-264,Hds.91.C.5,Sh.438,Hds.3676.

Beyhakî,Şuabu'l-İman,C.4,Sh.567,Hds.3877.

Celâleddin es-Suyutî,ed-Dürrü'l-Mensur,çev.Hüseyin Yıldız,İst.2012,C.9,Sh.221. Hâkim et-Tirmizî, Nevâdiru'l-Usul'den.

Nûreddin el-Heysemî,Mecmau'z-Zevâid,.çev.Mahmut Bilici-Yaşar Güngör,İst.2009,C.6,Sh.271-272, Hds.5876.Taberâni,el-Mu'cemul-Kebîr'den.

11)Sahih-i Buhâri,Kitabu's- Savm,B.66,Hds.103

                                Kitabu Fedli's-Salâti Fi Mescidi Mekke ve'l-Medine,B. 1,Hds.1.

Sahih-i Müslim, Kitabu'l Hacc,B.74,Hds.415.

Sünen-i Tirmizî,Kitabu's-Salât,B.241,Hds.325.

Sünen-i İbn Mace,Kitabu İkâmetu's-Salâ,B.196,Hds.1409-1410.

Sünen-i Nesâi,Kitabu'l-Mesâcid,B.10,Hds.700.

İbn Ebî Şeybe,Musannef,çev. Yaşar Güngör,İst.2009,C.3,Sh.536-537,Hds.7619-7620.

Nûreddin el-Heysemî, Sahih-i İbn Hibbân Zevâidi,çev. Hanefi Akın,İst. 2012,C.1,Sh.575-576,Hds.1024.

12)Hâkim en-Nîşâbûrî el-Müstedrek,C.11,Sh.149, Hds.8600.

Beyhakî, Şuabu'l- İman,C.4,Sh.552,Hds.3849.  

Nûreddin el-Heysemî, Mecmau'z -Zevâid, C.6,Sh.270,Hds.5874. Taberânî, el- Mu'cemu'l-Evsat'tan.

13)Beyhakî, Şuaybu'l-İman, C.4,Sh. 550,Hds.3845.C.4,Sh.552,Hds. 3848.

İmam Hafız el-Münzirî, Hadislerle İslam  Terğib ve Terhib ,çev. A. Muhtar Büyükçınar, Vdğ.İst.T.y. C.3, Sh. 56.,Hds.10. Taberânî, el-Mu'cemu'l- Kebîr'de, İbn Huzeyme, Sahih'de ve Bezzâr, Müsned'de rivayet etmişlerdir.

Nûreddin el-Heysemî,Mecmau'z-Zevâid, C.6, Sh.270,Hds.5873.

14)Sünen-i Ebu Davud,Kitabu'l- Eyman ve'n-Nüzûl,B.20,Hds.3305. İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.10, Sh.202-203,Hds.14242-14243.

15)Hâkim en-Nîsâbûrî,el-Müstedrek,C.1,Sh.264,Hds.91.

16)Sahih-i Müslim, Kitabu'l -İman,B.74, Hds. 259,264.

17)Sünen-i Tirmizî,Kitabu Tefsiru'l-Kur'ân, B.18, Hds.3338.

Hâkim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek,C.5,Sh.232,Hds.3422.

Nureddin el-Heysemî, Sahih-i İbn Hibbân Zevâidi,C.1,Sh.69,Hds.34.

18)Sahih-i Buhârî,Kitabu't-Tefsir, B.182, Hbr. 230.

                                Kitabu'l-Eşribe,B.11,Hbr.28.

Sahih-i Müslim, Kitabu'l- Eşribe,B.10,Hbr.92.

19)Sünen-i Nesâî,Kitabu's- Salât,B.1,Hds.450.

İbn Hacer el-Askalânî,el-Mutâlibu'l-Âliye,çev.Hüseyin Kaya,İst.2010,C.4,Sh.170,Hds.4287. Ebu Ya'lâ el-Mevsilî,Müsned'den.

Not:Bu rivayette, Peygamberlerin arasında İbrahim (a.s),Musa (a.s) ve İsa (a.s)'ın da bulunduğu ismen beyan edilmiştir.

20)İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned,C.17,Sh.358-359,Hds.25017.

21)İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned,C.17,Sh.359,Hds. 25018.

22)Sahih- i Buhârî, Kitabu't- Tefsir,B.182.Hds.231

Sahih-i Müslim, Kitabu'l-İman, B.75,Hds.276.

Sünen-i Tirmizî,Kitabu't-Tefsiru'l- Kur'ân,B.18,Hds.3339.

İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned,C.17,Sh.370,Hds.25033.

23)İmam Mâlik ,Muvattâ,Kitabu'l- Kıble,Hbr.7.

İmam Ahmed b. Hanbel,Müsned,C.3,Sh.553-554,Hbr.4141-4144.

Muhammed b. İdris eş-Şafiî, er-Risâle, çev. Prof. Dr. Abdulkadir Şener - Prof. Dr. İbrahim Çalışkan, Ank. 1996, Sh. 79, Md. 366.

24) Sahih-i Buhârî, Kitabu't-Tefsir, B. 16, Hbr. 19.

 Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Mesâcid, B.2,Hbr. 12.

Sünen-i Tirmizî, Kitabu's-Salât, B. 253, Hbr. 339.

Sünen-i İbn Mace, Kitabu İkâmetu's-Salâ, B. 56, Hbr. 1010.

25) Bakara, 2/144.

26) Bakara, 2/142.

27) Sahih-i Buhârî, Kitabu's-Salât, B. 31, Hbr. 49.

Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Mesâcid, B. 2, Hbr. 11.

Sünen-i Tirmzî, Kitabu's-Salât, B. 253, Hbr. 339.

Sünen-i İbn Mace, Kitabu İkâmetu's-Salâ, B. 56, Hbr. 1010.

28) Bakara, 2/144.

29)  Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Mesâcid, B. 2, Hbr. 15.

Sünen-i Ebu Davud, Kitabu's-Salât, B. 199-200, Hbr. 1045.

İmam Ahmed b. Hanbel,Müsned,C. 3, Sh. 556, Hbr. 4149.

30) Sahih-i Buhârî, Kitabu't-Tefsir, B. 13, Hbr. 16.

31) Sünen-i İbn Mace, Kitabu'l-Menâsik, B. 49, Hds. 3001-3002.

İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, C. 8, Sh. 178, Hds. 11114.

Ebu'l-Hasan Ali b. Ömer ed-Dârekutnî, Sünen, çev. Hüseyin Yıldız, İst. 2015, C. 2, Sh. 444, Hds. 2676.

32) İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, C. 8, Sh. 179, Hds. 11115.

Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'l- Menâsik, B. 8, Hds. 1741. ed- Dârekutnî, Sünen, C.2, Sh. 443, Hds. 2674-2675.

Nûreddin el- Heysemî,  Sahih-i İbn Hibbân Zevâidi, C.1, Sh. 573, Hds. 1021.

33) İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.20, Sh.171, Hds. 28313. Nûreddin el- Heysemî, Mecmau'z- Zevâid, C.6, Sh.271, Hds. 5875. Teberânî, el- Mu'cemu'l- Kebîr'de.

34) Sünen-i İbn Mace, Kitabu İkâmetu's- Salâ, B.196, Hds. 1407.

Sünen-i Ebu Davud, Kitabu's- Salât,B.14, Hds.457,

İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.20, Sh.106, Hds.28187.

Beyhakî, Şuabu'l- İman, C.4, Sh.568, Hds.3878.

İbn Hacer el- Askalânî, el- Metâlibu'l- Âliye, C.1, Sh.58, Hds.1265. Ebu Ya'lâ el- Mevsilî, Müsned'den.

Nûreddin el-Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, C. 6, Sh. 269, Hds. 5872. Ebu Ya'lâ'dan.

Celâleddin es- Suyutî, ed- Dürrü'l-Mensûr, C.9, Sh.223, Vasitî, Mekhul'den rivayet eder.

35) İmam Ahmed b. Hanbel,Müsned, C.19, Sh.650, Hds.27758.

Nûreddin el- Heysemî, Mecmau'z- Zevâid, C.12, Sh.539, Hds.12248.Teberânî'den.

36) Nûreddin el- Heysemî, Mecmau'z- Zevâid, C.4, Sh.337, Hds.2892.Bezzâr' dan.

37) Sünen-i Ebu Davud, Kitabu't- Tahâre, B.4, Hbr.10.

Sünen-i İbn Mace, Kitabu't- Tahâre, B.17, Hbr.319.

İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned,C.1, Sh.712-713, Hbr.1251-1254.

38) Rabbimiz Allah Teâlâ şöyle buyurur:

vuslatdergisi