Kriz lobisi, soframıza el attı!

Abdurrahman Dilipak

Bu adamlar çılgınca işler yapıyorlar. Ama işlerinin altı hep boş. Neye dokunsalar geri tepiyor..
İşleri güçleri kriz çıkartmak. En iyi bildikleri iş o, ama artık onu da beceremiyorlar..

Terör ve irticanın da suyu çıktı, kullana kullana.. Ergenekon da tüy dikti üstüne.. Hepsi deşifre oldu.. 80.000 camiye ajan sokup cemaatı fişlemişler.. Eminim o 80.000 kişiden 8.000'i bugün namaza başlamıştır!.. Adamlar bu vesile ile fişleme yapıyoruz diye camiye gidip namaz bile kılmışlardır.. Olacağa bak sen!
Öğrencileri sokağa çekmeye çalıştılar, beceremediler, yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.
Halkı sokağa çekmeye çalıştılar olmadı.
Bombacıları da işe yaramadı. Suikast timleri de. Kuvayı Milliye dediler olmadı. Hani PKK'lılar olsa bari, Güneydoğu'dan, varoşlardan bir ses, o da olmadı. İşçiler, memur sendikaları.. Olmuyor, olmuyor..
Borsa krizi desen, bir haftadan fazla sürmüyor. Döviz krizi de öyle.. Madem Global bir kriz var. Durgunluk var. FED açıklamaları filan derken doların 2.500 YTL olacağını umuyorlardı. Adamlarını, malûm mediayı filan da harekete geçirdiler ama olmuyor işte.. Rezil oldular. Kocaman kocaman adamlar sağı solu arayıp "Bu iş bitti, darbe olacak" diye birbirlerini hazırlıklı olmaya çağırdılar.. Hiçbiri olmadı, kötü bir şekilde oyuna gelmelerinin ötesinde bir de deşifre oldular.. Yaşasın gıda krizi.. Hani ellerinden gelse, çevrecileri de sokağa dökecekler.. Bir süreden beri çevreci örgütlere yakın durmaları da boşuna değil.. Sahi, Karaca"nın sesi niye pek çıkmıyor bugünlerde. TEMA'yı görmüyoruz artık ortalıkta.. Her çevreci sadece çevreci olmayabilir!. Çevreci örgüt de çevreci örgüt olmayabilir!! Her bilim adamının sadece bilim adamı, gazetecinin sadece gazeteci ya da yargıcın sadece yargıç olmadığı gibi!
Bu son kriz de Ergenekon krizi. Göreceksiniz, bu da geri tepecek..
Çünkü yaptıkları işte yine öfkeleri akıllarını aşmış. Zamanlama yanlış.
Onlar dünyanın her yerinde aynı zamanda kış, yaz, ilkbahar olduğunu zannediyorlar.. Bunları, yani bu kriz lobisi, çeteci bozuntularını umutlandıran bazı sorunlar yok değil.
Önce bunları sıralayalım: Tamam tahıl üretiminde küresel ısınma ve kuraklık etkili.. Çevresel sebeblerle tarım alanları ve su kaynakları hızla azalıyor. Bu da doğru. Çin ve Hindistan gibi ülkelerin sanayi topluma geçişi ile refah seviyelerinin artması sonucu, kendi iç tüketimlerinin artması sonucu üretim azalırken, artan talebin pazara olumsuz bir etki yaptığı da doğru.. Geni ile oynanmış ürünlerle sağlanan rekolte artışı da, bu ürünlere tüketicinin isteksizliği sebebi ile beklenen faydayı sağlamıyor..
Bir de finansal piyasalarda hareket eden spekülatörler, para piyasalarından çekilip tahıl piyasasında oynamaya başlıyorlar.. Bu da bir risk.. Çünkü bu şekilde piyasayı manüple edebiliyorlar.. Potansiyel risk bölgelerinde geçici krizlere sebeb olabiliyorlar..
Global marketteki dalgalanmalar, global pazardaki psikolojik ya da kışkırtılmış talep artışları ve fiyat artışına bağlı büyük tüccarın malı elde tutma refleksi, pazarı ajite etmiyor değil. Bakın bu krizi abartır, çözüm üretmezseniz, o zaman bu iktidar gitse, başka birileri gelse yine aynı şey olacaktır.. Türkiye'de bugün yaşanan kriz tamamen belli bir media ve lobinin kışkırttığı bir krizdir.. Son birkaç ayda tahılda yükselen bir zam dalgası var. Artışlar pirinçte % 130, kuru fasulyede % 160, nohutta % 175, bulgurda ise % 100 seviyesinde oldu.. Böylece enflasyon rakamları da yeniden çift haneli rakamlara geri döndü..
PAKDER Genel Başkanı Mehmet Tevfik Dinçer"le konuşuyoruz da, o piyasaya dış müdahaleler olmaması halinde bu global dalgayı absorbe edebileceğini, hem tüccar, hem de üreticinin artık bu işleri bildiğini söylüyor.. Dinçer "Türkiye bu riski gördü ve üretimini 3 yıl içinde prim ve üretim desteği ile 250.000 tondan 450.000 tona yükseltti" diyor..
Bizim yıllık 600.000 ton pirinç tüketimimiz var.. Bunun 450.000 tonunu kendi kaynaklarımızdan sağlıyoruz.. 150.000 ton açık var. Bu da ithalatla karşılanıyor. Hâlâ 160.000 ton pirinç stoğu var. 120.000 ton da ithalat bağlantısı yapılmış durumda. Yani 280.000 tonluk mal var, piyasanın Eylül'e kadar 200.000 ton talebi var. 80.000 ton ihtiyaç fazlamız var. Aylık ortalama 40.000 ton tüketim yaz aylarında % 50 azalıyor. Bu yağda da, şekerde de böyle.
Bu kriz lobisinin bu işlerden anlamadığını niçin söylüyorum, anlaşıldı mı?
15 Eylül'de yeni mahsulün hasadı söz konusu.. Şimdi tedbir alınsın diye hükümete yeni kota baskısı yapılıyor. Hem eski mahsulü aldıracaklar, hem de tam da yeni mahsulün yerli çiftçi tarafından pazara sunulması aşamasında, eski mahsulün fiyat kırması sonucu zarara uğratılacak.
Yani kriz lobisi hem bugün yoksulun sofrasına kan doğruyor, hem de üreticiyi boğmaya çalışıyor.. Soframızı bombalıyor birileri.. "Yellov Girl" grubu seri numaraları silinmiş bombaların kaynağını biliyoruz. Marka belli: Made in Chete! Hani şu hakimleri yola getirmek için lojman bahçelerine atılan var ya, ondan! O saatlerde, birileri hakimlerin lojmanlarının bahçesine bomba atarken istihbarat görevlileri camilerde cemaat fişliyordu.. Zor iş bu cemaati fişlemek, say say bitmiyor.. Camiye hiç gitmemiş biri için emir vermek kolay da, gel de say bakalım.. Tekrar başa dönelim. Bugün Türkiye'de kriz yok derken, gelecekte, iktidarda kim olursa olsun bir kriz tehdidi ile karşı karşıyayız..
Yine söylüyorum: Tarım alanları tüm dünyada daralıyor. Su kaynakları azalıyor. Üretim rekoltesinde % 10'luk bir gerileme var.. Çin, Hindistan ve Afrika'da ise büyüyen bir talep var. % 5'lik bir tarım alanı da bio yakıta ayrılınca zaten % 15'lik bir risk söz konusu.
Ama bu iş yüzde % 150'lik zamların açıklaması olamaz. Bu fark bizde ve bizim gibi ülkelerde çete faktörü ile açıklanabilir..
Mısır'da da bize benzer bir durum yaşanıyor mesela. Pirinç Mısır'da 400 dolardan 900 dolara fırlamış. Bunda; Çin ve Hindistan'ın iç taleplerdeki artışlara ve rekolte düşükliği sebebi ile sınırlandırmasının doğurduğu bir sıkıntı da söz konusu. Ama bu durum, bu iktidarın sorumluluğu ile ilgili değil.. İktidar, krizi görmüş ve üretimi 3 yılda 250.000 tondan 450.000 tona yükseltmiş..
Türkiye'de kriz yok. Varolan kriz, kriz lobisinin, medianın ve çetelerin kışkırtması sebebi ile tamamen global pazarla ilgili dalgalanmanın tetiklediği psikolojik faktörlere dayalı bir kriz yaşanıyor bugün Türkiye'de. Ve tabiî bu durum, birtakım karaborsacıların işine yarıyor..
Bu arada, bakanlıktan yapılan "Birkaç gün pirinç yemeyin" açıklaması da tamamen apolitik. İyi niyetli de olsa, trafik sıkışıklığına çözüm olarak "araçların haftada birkaç gün sokağa çıkmamasını istemek" gibi bir şey bu.. Belki "Panik yapıp, birilerinin ekmeğine yağ sürmeyelim, oyuna gelmeyelim" demek gerekirdi.. Yetkililerin sektör aktörlerini yanına alıp, global bir analizden sonra gerçeği açıkça ortaya koyması gerekirdi...
Krizin zamanlaması yanlış. Adam gibi bir kriz bile çıkartamıyorlar..
Kriz şakşakçısı, yangına körükle giden malûm medianın ithalatçıyı "vatan haini", çeltikçiyi "stokçu", bakliyatçıyı "spekülatör" şeklinde tanıtan yayınları ve bunlara arka çıkan sözde STK'lar ve CHP'liler, aslında kötü bir oyunun aleti oluyorlar. İktidarı köşeye sıkıştıralım derken kirli oyunları ile kendi kazdıkları çukura düşüyorlar.
Bu arada hadi ulusalcılar, pirinç kuyruğuna.. Hadi daha fazla pirinç yiyin, kriz için iş başa düştü.. CHP'yi iktidara getirmek için haydin, elinizi çabuk tutun.. CHP kongresinde pirinç kazanları kurun..
* SON DAKİKA: Kriz lobisine kötü haber!! Mısır"da pirinç fiyatları, alınan tedbirler sonucu % 50 geriledi..
* NOT: Mazlum-Der Kocaeli şubesi öncülüğünde 157 haftadır sürdürülen "Başörtüsüne Özgürlük" mücadelesi, 4. yılına büyük bir miting ve yürüyüş organizasyonu ile giriyor. Eylemlerin 4. yıldönümünde gerçekleştirilecek büyük mitingin tarihi 19 Nisan 2008. Yani bugün. Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu, Akyazı İnanç Özgürlüğü Platformu ve Van Hak ve Özgürlükler Platformu"nun her hafta gerçekleştirdikleri "Başörtüsüne Özgürlük" eylemleri de hız kesmeden devam ediyor. Akyazı"daki eylemler 62. haftasını, Van"daki eylemler 84. haftasını ve Ankara"daki eylemler de 115. haftasını geride bıraktı. Eylemler 7 ilde devam ediyor. İlgilenmeniz için bilgilerinize.. Selam ve dua ile..

Vakit