Gün geçmiyor ki şahane haberler almayalım, mutluluğumuza mutluluk eklenmesin! Son zamanların en büyük müjdesiydi bu, ayaklarımız yerden kesildi, ne yapacağımızı falan şaştık, öyle yani. Ama sonra ne olduysa oldu, aldığımız haberin bizi kapsamadığını duyduk da dünyalar başımıza yıkıldı. Zor kendimize geldik.
Halbuki ne kadar da sevinmiştik kredi kartımıza entegre edilmiş kıbleyi gösteren pusulamız (kıblenümâ) olacak diye! Ne kadar ümitlenmiştik, her alışveriş yapmada cüzdanımızdan çıkardığımız kredi kartımız bize lüzumlu lüzumsuz kıbleyi gösterip duracak diye. Kapitalizmle, İslam'ın barışmasıydı bu halbuki, olmazsa olmazdı hayatımız için!
Kader Abu Dabili Müslümanlara güldü bu sefer. Onların vardı Al Hilal Bank'ları ve kredi kartlarına entegra ''kıblenümâ''ları. Bizim bankalarımız uyuyor mu? Abu Dabililerden ne eksiğimiz var?
Kıskandım işte!
İşte bu kıskançlık duygularıyla açtım bilgisayarı ve Al Hilal Bank'ın web sayfasına girdim. ''İslami Banka''yız diyorlar. Açıklamalarını yapıyorlar; bildik açıklamalar, kâra da zarara da ortak olma fikrinden hareketle" ''Şeriat kurallarına göre bankacılık'' demişler bir de korkmadan. Buradan yola çıkarak yapacağımız bir sosyolojik tespitle, adamların memleketlerinde ''şeriat'' deyince bazı İslam kurallarının kastedildiğinin anlaşıldığını, kimselerin ortalığı ayağa kaldırıp, laikliği, devletçiliği, dini, milliyeti, ipi, sapı birbirine karıştırmadığını söyleyebiliyoruz. İyi bir şey mi bu, ehh idare eder!
Adamlar bankalarının web sitesinde bir köşeye zekat hesaplayıcı koymuş. Kıblenümâlı kredi kartlarıyla yaptıkları alışverişlerin sonucu gereken zekatı verebilsinler diye. Sonra, başka bir köşede şeriat kuralları hakkında bilgi sorgulamamızı sağlayan bir arama motoru var. Üşenmedim girdim, talep ettikleri her türlü kişisel bilgimi vererek bazı sorular sordum şeriatla ilgili. Hepsine aynı cevabı aldım; ''beklenmedik bir problem oluştu, lütfen daha sonra tekrar deneyin!'' Dener miyim? Hayır, şeriat kurallarını sorup soruşturacağım daha güvenilir kaynaklarım var zira.
Asıl ilgi duyduğum ürünü buldum sonra sitede. Ballandıra ballandıra anlatıyorlardı ürünlerini. İslami banka olmalarına vurgu olsun diye yerleştirmişler kıblenümâyı karta. Başvuru şansım yoktu, bir Abu Dabili değildim sonuçta. Aşağılandım, hor görüldüm bir bakıma; mahrum kaldım. Kapitalizmle İslam barışmalıydı parmaklarımın arasında halbuki. Ne kadar çok alışveriş yaparsam, o kadar hatırlayacaktım namaz vaktinin çıkmakta olduğunu. Torbalar doldukça, kulluk borcumu anımsayacaktım. Hoplaya zıplaya mescid arayacaktım. Olmadı olamadı. Onlara var da niye bize yok?
Siz ey memleketimin faizsiz bankacılık yapanları; bir Al Hilal olamadınız, memleketinizin eli kredi kartından geri düşmeyen Müslüman ahalisine bu hizmeti sunamadınız. Kapitalizmin kirli ellerini, entegre kiblenümâ, fışkıran seccade ve teyemmüm taşı özellikleriyle üreteceğiniz bir kredi kartıyla yıkayamadınız. Oturun, sıfır!
Büşra Tosun Durmuş veryansın etti
dunyabizim