Kızılay Başkanı ne diyor Allah aşkına?

Hakan Albayrak

Yerlerde sürünen Kızılay'ımız Tekin Küçükali'nin başkanlığında ayağa kalktı diye seviniyordum.

Küçükali'yi takdir ediyor, hatta milli kahraman gibi görüyordum.

Kızılay'ın Açe, Keşmir, Irak ve Filistin'de yazdığı yardım destanlarının altında herkesten evvel Küçükali'nin imzası vardı.

Göğsümüzü kabartan bu destanlar için Küçükali'ye teşekkürü borç biliyordum.

Ama şu günlerde Küçükali'ye teşekkürden ziyade teessüfü borç biliyorum.

Ajanslara verdiği demeçlerde, televizyon kameralarına yaptığı konuşmalarda Kızılay dışındaki yardım kuruluşlarını bozuk para gibi harcıyor Küçükali.

Yüzlerce, binlerce yardım gönüllüsünün soylu çabalarını hiçe sayarak 'Varsa yoksa Kızılay' diyor.

Filistin'e İHH İnsani Yardım Vakfı, Kimse Yok Mu, Yardımeli gibi kuruluşlar vasıtasıyla yardım göndermeyi tercih eden milyonlarca vatandaşın kafasında soru işaretleri oluşturmaya çalışıyor.

Diyor ki, mesela:

"Kerem Şalom Kapısı'ndan içeri giren tek yardım kuruluşu Türk Kızılayı. Biz oraya 70 milyon insanın onurunu ve gururunu da beraber götürüyoruz. Bakınız, Filistin'e, Gazze'ye para gitmiyor. Bizim vasıtamızla temel gıda maddeleri, ambulans, doktor, hemşire gibi yardımlar gidiyor. Para gitmiyor, çünkü uluslar arası bankacılık sistemi orada çalışmıyor. Vatandaşlarımız bilmelidir ki, kermesti veya başka bir şeydi, bu hareketler doğru değil."

Meseleye vakıf olmayan bir okuyucu, bu sözlerden şu sonuçları çıkaracaktır:

1. Gazze'ye yardım sokan tek kuruluş Kızılay. Temel gıda maddeleri, ambulans, doktor, hemşire gibi yardımlar Gazze'ye sadece Kızılay vasıtasıyla gidiyor. Kızılay'ın dışında "Gazze'de yardım dağıtıyoruz" diyen kim varsa yalan söylüyor"

2. Uluslararası bankacılık sistemi Gazze'de çalışmadığı ve dolayısıyla Gazze'ye para göndermek mümkün olmadığı halde kermes türü etkinlikler düzenleyerek Gazze için nakdi yardım çağrısında bulunanlar dümen çeviriyorlar"

Küçükali, bu tür yanlış anlamalara sebebiyet vererek fitneye yol açabilecek açıklamalarından ötürü, ilgili kuruluşlardan ve kamuoyundan derhal özür dilemelidir!

Ayıp oluyor.

Çok ayıp oluyor.

İHH İnsani Yardım Vakfı başta olmak üzere birçok yardım kuruluşu Kerem Şalom Kapısı'ndan değil ama Refah Kapısı'ndan Gazze'ye tonlarca yardım soktu; sadece İHH'nın Mısır üzerinden gönderdiği üç kargo uçağı dolusu yardım malzemesinin değeri –yapılan nakdi yardımlarla beraber- 10 milyon lirayı geçiyor; üç milyon lira değerinde malzemelerle yüklü olan İHH yardım gemisi de yolda"

İHH Başkanı Bülent Yıldırım ve arkadaşları daha bombardıman devam ederken Gazze'ye girerek yardımların dağıtımına bizzat nezaret etmeye başladı; Kimse Yok Mu ve Yardımeli elemanları da yardım sokmakla yetinmeyip Gazze'ye bizzat girdiler"

Bunları nasıl görmezden gelir Küçükali?

Yoksa bunlardan haberi mi yok?

Haberi yoksa haber vermiş olalım.

Buyursun, haberimizin doğruluğunu tetkik etsin.

Gazze'yi teşrif buyurursa, Bülent Yıldırım kendisini gerçeklerle yüzleştirecektir.

"Gazze'ye para gitmiyor, kermes gibi hareketler doğru değil" iddiasına gelince"

Ne münasebet!

Uluslararası bankacılık sistemi Gazze'de çalışmıyorsa çalışmıyor; para transferinin başka yolu olmaz olur mu?

Cebinize veya çantanıza parayı koyarsınız ve Refah Kapısı'ndan geçirip Gazze'de yetkililere teslim edersiniz"

Nitekim birçok kuruluş öyle yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Gazze'deki 'gayri resmi bankalar'ın Türkiye'deki bağlantıları üzerinden de para transferi mümkün.

Başka yollar da var.

Nakdî yardım imkânları bir yana; kermes gibi etkinliklerde toplanıp yardım kuruluşlarına teslim edilen paraların büyük bir kısmı Gazze'de ihtiyaç duyulan malzemelerin temininde kullanılıyor.

Kızılay Başkanı da biliyor bunu.

Nasıl bilmez?

Aynı şeyi kendileri de yapıyorlar.

Gazze için para toplayanların "hareket"leri uluslararası bankacılık sisteminin Gazze'de çalışmamasından ötürü "doğru değil" ise, Kızılay niye para topluyor?

***

Bülent Yıldırım birçok demecinde / konuşmasında Gazze'ye yardım gönderen bütün kuruluşlara teşekkür ederken Kızılay'ı bilhassa andı.

Küçükali'den de böyle bir nezaket beklerdik.

Nezaketi geçtik"

Şimdiden sonra gölge etmesin, başka ihsan istemeyiz.

yenişafak