Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Danıştay İdari Dava Daireleri'nin aldığı karar çerçevesinde, Petkim'in, Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu'na devredilmeyeceğini söyledi.
Devrin, ancak Şubat sonuna kadar esastan kararın olumlu çıkması durumunda mümkün olabileceğini belirten Kilci, 2 milyar 40 milyon dolarlık devrin yapılmamasının kamu finansmanını olumsuz etkileyeceğini kaydetti.
Özelleştirmeye ideolojik karşıtlığın, hukuki sorun varmış gibi dava açılarak yapılmasını etik bulmadığını ifade eden Kilci, “Ben özelleştirmeye şu şu yönden karşıyım, diye ideolojik nedenle karşı duruş, bence çok daha onurlu bir duruş olacaktır” dedi.
Kilci, Socar-Turcas-Injaz Grubuna, Petkim'i devralması için Şubat sonuna kadar süre vermiş olduklarını anımsattı. Danıştay İdari Dava Daireleri'nin, Danıştay 13. Dairesi'nin Petrol-İş'in yürütmeyi durdurma başvurusunu reddetmesi kararını bozan son kararına itiraz mekanizmasının bulunmadığına dikkat çeken Kilci, kararın ilgili daireye gönderileceğini ifade etti. İlgili dairenin bu konuyu esastan inceleyeceğini vurgulayan Kilci, “O sürecin ne kadar sürüp sürmeyeceğini bizim bilmemiz sözkonusu değil. Devir süreci de ona göre belirlenecek. Esastan karar verilme sürecine göre, devir sürecinin yeniden tanımlanması gerekebilir. O zaman içerisinde yetişmezse, tekrar bir durma sözkonusu olduğu için, hiçbir hareket yapmaksızın bekleme olacak” dedi.
DEVİR YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİL
Mevcut karara rağmen devir yapılmasının mümkün olmadığını ifade eden Kilci, “Bu yargı kararının gereği, yeni bir yargı kararı verilinceye kadar konuyla ilgili hayatın durması, hiçbir hareket yapılmaması sözkonusu” diye konuştu.
Yargı kararının henüz ellerine geçmediğine işaret eden Kilci, “İdari Dava Dairelerinin verdiği karar, birtakım işlemlerin yürütmesinin durdurulması kararı duyduğumuzu göre. Karar henüz elimize geçmedi. Neler olduğunu bilmiyoruz. O karar, idarenin herhangi bir yeni işlem yapmasını önleyici nitelikte bir karar. Dolayısıyla süreç sonuçlanıncaya kadar herhangi bir işlem yapılması sözkonusu değil” diye konuştu.
KAMU FİNANSMANDA 2008 HESAPLARINI ETKİLER
Devrin yapılmayacak olmasının alıcılar açısından finansman sürecinde ciddi bir zorluk yarattığını ifade eden Kilci, “Ancak bizim açımızdan, 2 milyar doların kamu finansmanı açısından son derece büyük bir önemi var. Bu paranın bir an önce tahsil edilmesi, mümkün olan en kısa zamanda tahsil edilmesi, 2008 yılında önemli bir kamu finansmanına katkı sağlayacaktır” dedi.
2 milyar doların Hazine kasasına girmemesinin etkileri olacağının altını çizen Kilci, “Her şeyden önce 2 milyar doların kamu finansmanına, kamu hazinesine öngörülen zamandan daha geç girmesi bugünkü ortamı hesaba kattığımızda önemli bir unsur. Belli bir zaman öngörüyorsunuz; 2008 yılının ilk çeyreğinde bunun tahsili öngörülmüştü, bütün hesaplama ona göre yapılmıştı. Bunun hesabını yapacak ben değilim elbette ama bunun ikinci yarıda ya da 2008'in sonunda da tahsil edilememesinin etkileri vardır” diye konuştu.
ESASTAN KARAR GEÇ ÇIKAR DİYE KURAL YOK
Davaların esastan karara bağlanmasının genelde bir yılı geçen sürelerde olduğunun anımsatılması üzerine Kilci, “Öyle bir kural yok. Bizim işlemlerde öyle bir ortalamadan söz edemeyiz.
İşlemin bildiğimizden, sandığımızdan farklı boyutları var. Uzun süren birtakım işlemler var ama sadece bir dairedeki işlemin uzun sürmesinden kaynaklanan uzunluk değil. Geri planında birtakım şeylerin daha önce ayrılabilmiş olması durumunda, işlem konusunda karar vermek sanıldığı kadar uzun sürmeyebilir. Mutlaka bu iş bir yıldan önce, beş aydan önce, altı aydan önce, iki ay içerisinde olamaz diye süre öngörmek sözkonusu değil” değerlendirmesinde bulundu.
TEBLİĞDEN SONRA SOCAR-TURCAS-INJAZ'A YOL GÖSTERECEĞİZ
Kararın ardından alıcı Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu ile henüz bir temaslarının olmadığını belirten Kilci, “Bizim elimize karar tebliğ edilmeden, 'Şu olacaktır, bu olacaktır' veya alıcıya, 'Şöyle yapın, böyle yapın' diye bir şey söylememiz sözkonusu değil. Önce karar gelecek önümüze. Onun değerlendirmesini yapacağız. Karar ne diyor, hangi işlemlerin yürütmesinin durdurulmasını öngörüyor; onun değerlendirmesi yapılacak. İlgili taraflara da o bilgi verilecek” dedi.
Kararın Petkim'i ise hiçbir suretle etkilemeyeceğini kaydeden Kilci, şöyle konuştu:
ÇALIŞANLAR DEMORALİZE OLABİLİR
“Petkim'in devri yapılıncaya kadar olan süreçte eskiden olduğu gibi çalışmalar aynen devam edecek. Yani bizim öngördüğümüz yatırım programını gerçekleştirmeye, satışlara devam edecek. Yani herhangi bir etkisi olmaz. Ama tabii çalışanlar üzerinde bir moral bozukluğu olur tabii. Geleceğin belirsizliği noktasında bir moral bozukluğu, demoralize sözkonusu olabilir” dedi.
Kararın kendilerini demoralize edip etmediği sorusuna karşı Kilci, “İster istemez bütün engelleyici işlemler, bir yolda ilerliyorsunuz bu anlamda üzücü oluyor. Ama tabii ki kamu otoritesi olmanın gereği, idari hukukuna tabi olmanın gereği olarak bunlar da yaşanması gereken şeyler” dedi.
Kilci, özelleştirme işlemlerine karşı 7 bin 400 dava açılmasını değerlendirirken, “Bu davaların önemli bir kısmı çalışanlar tarafından açılmış davalar; yaklaşık 4 bin civarında olanı. Diğerleri de özelleştirme uygulamalarına karşı açılmış davalar” dedi.
DAVA SAYISIYLA İMAJ KAYBI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR
Bu durumun her şeyden önce Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu gösterdiğini vurgulayan Kilci, idari işlemlere karşı taraf olan herkesin yargı yoluna başvurmasının mümkün, bunun özelleştirme alanında çok etkin bir şekilde kullanılmasının da normal olduğunu ifade etti. İnsanların haklarını aradığını, ancak bunun farklı yorumlara yol açmasını kabul etmenin güç olduğunu söyleyen Kilci, şöyle konuştu:
“Özelleştirmenin sürekli dava konusu edilmesi, özelleştirmedeki işlemlerde mutlaka bir eksikliğin sonucu olarak ortaya çıkması rahatsız edici. İdeolojik olarak özelleştirme karşıtlığının davalar açmak suretiyle sürdürülmesi de sözkonusu. Bu ikisinin birbirine karıştırılması yani özelleştirmeye politik-ideolojik karşıtlığın çeşitli kurumlar tarafından davalar açmak suretiyle sürdürülmesinin, özelleştirmedeki hukuki eksiklik ile karıştırılması yanlış. Dava sayısının çokluğu nedeniyle, özelleştirme işlemlerinin sürekli hukuki tartışmalı bir işlem olduğu izlenimi veriliyor ya da verdirilmeye çalışılıyor. Rahatsız edici olan bu.”
İDELOJİK KARŞI DURUŞ DAVA AÇMAKTAN DAHA ONURLU
Son beş yılda yaklaşık 200'e yakın özelleştirme işlemi gerçekleştirdiklerine işaret eden Kilci, 200'e yakın özelleştirme devir sözleşmesi imzaladıklarını, yargı süreci tamamlanıp iptal ile sonuçlananların sayısının üç-dördü geçmediğini kaydetti. Kilci, “Hal böyleyken, 'Bütün özelleştirmeler davalık, bütün özelleştirmeler usul işlemleri yönünden eksik yapılıyor' şeklindeki savlar çok şık değil, etik değil her şeyden önce. Ama, 'Ben özelleştirmeye şu şu yönden karşıyım' diye ideolojik nedenle karşı duruş, bence çok daha onurlu bir duruş olacaktır” dedi.
ajanslar
Kilci: Petkim'i Devretmeyeceğiz
Metin Kilci, Petkim'in, Danıştay İdari Dava Daireleri'nin aldığı karar çerçevesinde, Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu'na devredilmeyeceğini açıkladı.
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı