"Kamusal Alanlar Papa'lara" açılır

Sakarya Başörtüsü Platformu gerçekleştirdiği 64. Başörtüsü eylemi açıklamasında; Öğretmenler Günü’ndeki programlarda Başörtüsü yasağına dönüşmüştür.

Sakarya Başörtüsü Platformu gerçekleştirdiği 64. Başörtüsü eyleminde; Öğretmenler Günü"ndeki programlarda Başörtüsü yasağının makul gösterilmesine yönelik etkinliklerin düzenlenmesi kınanırken, Papa" nın İstanbul ziyareti ve Türkiye"de darbe beklentisine ilişkin Newsweek dergisinde yayımlanan  makale ile ilgili  değerlendirmelerde bulunuldu.

Sakarya Başörtüsü Platformunun gerçekleştirdiği 64. eylemde, Öğretmenler Gününde düzenlenen etkinliklerin mevcut sorunları dile getirmekten ziyade sadece içeriksiz resmi törenlere dönüştüğü belirtilirken ayrıca bu törenlerde başörtüsü yasağının uygulanmasının, yasağın ve yasakçıların halktan ve halkın değerlerinden ne kadar uzak olduklarının bir göstergesi olduğu ifade edildi. Papanın ziyaretine de değinilen açıklamada, Papa"nın İslam"a, Peygambere ve Müslümanlara hakaret içeren sözleri sarfettiği göz ardı edilerek en üst düzeyde karşılanmasının sadece siyasal kaygılardan kaynaklandığı söylendi. Ayrıca Newsweek dergisinde yayımlanan Türkiye"de  2007 yılında darbe olabileceği yönündeki makale ile ilgili olarak da, darbenin ancak yönetici elitlerin ve silahlı bürokrasinin çıkarlarına hizmet edeceği belirtildi.

Öğretmenler Günü etkinliklerinin Başörtüsü düşmanlığına dönüştürüldüğü; "Düzce Kaynaşlı"da, 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle öğrencilerin oynadığı iğrenç  bir oyun sergilendi. Sarıçökek İlköğretim Okulu öğretmenlerinin yazmış olduğu "karanlıktan aydınlığa" isimli oyunda  rolleri gereği sahneye başörtülü olarak gelen dört kız öğrenci başlarındaki örtüleri rol gereği yere fırlatıp atarken bu şekilde insanların karanlıktan aydınlığa çıktıkları ima edilmeye çalışıldı. Bunun üzerine salonda bulunanlardan Ak Parti İlçe Başkanı Birol Şahin "Başörtüsünü kadınlarımızın başından Fransızlar çekip almak istemişti.Böyle Öğretmenler Günü kutlaması olmaz.Bu yapılan tahriktir  ve yanlıştır."diyerek bu iğrençliğe tepki gösterdi. Yıllardır başı açıklığı ve açık giyim tarzını çağdaşlığın ve ilerlemenin göstergesi olarak algılayanların gözlerindeki perdenin kalkmadığı hatta daha da karardığı yaşanan bu olaylarda açıkça ortaya çıkmıştır. Bunların göremedikleri yada görmek istemedikleri  şey başörtüsünün başlı başına bir tevhid, bir adalet ve bir özgürlük ifadesi kısacası Yüce Allah"ın bir emri olduğudur." sözleri ile ifade edildi.

Açıklamada Papa"nın ziyareti ile ilgili olarak  şu cümlelere yer verildi. "Hemen her seferinde İslam"a ve Müslümanlara sırtlarını dönüp Müslümanları adeta cüzzamlılar olarak  gören ve ilan eden bürokrasinin tüm aktörleri Papa"nın gelişine odaklandılar.Normal dini kıyafetiyle Türkiye"ye gelen Papa ; kamusal alan olarak tabir edilen ve Hükümet üyelerinin eşleri dahil olmak üzere başörtülülerin kesinlikle girmelerine izin verilmeyen yerlerde   salına salına gezindi.Devletin en üst kademesinden başlayarak yaşanan bu çelişkiyi görmek istemeyenler halkın karşısına geçip insan hakları özgürlük ve adaletten bahsetmeye kalkmasınlar."

Newsweek dergisinde yayımlanan makaleye yönelik değerlendirmelerin de yapıldığı açıklamada, makalede; 28 Şubat darbesini ortaya çıkaran şartların yeniden oluştuğu ve bunun  2007 yılında yeni bir darbeye yol açabileceğinin belirtildiği dile getirilerek, aslında darbelerin yönetici elitler ve silahlı bürokrasinin  çıkarlarını korumak için bir araç olarak kullanıldığı ifade edilerek, "Küresel emperyalizm açısından; Türkiye"nin de içinde bulunduğu coğrafyanın taşımış olduğu şartlar,  bölgenin sürekli bir istikrarsızlık ve çatışma içerisinde olmasını gerektirmesi  ve Türkiye"nin  yönetici elitleri ile silahlı bürokrasisinin bu durumdan nemalanmayı alışkanlık haline getirmiş olmasından dolayı Türkiye"de Müslüman halkın yaşamış olduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözümü  yerine bunların daha karmaşık hale getirilmesi ve ülkenin sürekli bir darbe tehdidi altında yaşaması bunların işine gelmektedir. Bu yüzden baskı ve zorbalıklarını her geçen gün daha da artırmaya çalışmaktadırlar."  denildi.

"Başörtüsü İslam"ın emri, Müslüman kadının kimliğidir" "Tevhid, Adalet, Özgürlük" yazılı pankartlar taşıyan platform mensupları eylem boyunca "Direne, direne kazanacağız" ve "Tevhid, Adalet, Özgürlük" sloganları attılar. Eylemde, "Başörtüsüne özgürlük, hemen şimdi!", "Yaşasın başörtüsü direnişimiz!" "Yasak sürüyor,(D)uyuyor musunuz?!", "Örtümüz kimliğimizdir vazgeçmeyiz", "Örtüne, İnancına, Kimliğine Sahip Çık!"  yazılı dövizler de taşındı.

Sakarya Başörtüsü Platformu 64.Basın Açıklaması

Kamusal alanlar papalara açılır; başörtülülere açılmaz
                
Tekdüze, gündelik ve seküler bir yaşam tarzını öğütleyip örgütleyen, baskıcı ve zorba sistemin, sahip olduğu tüm imkanları belli ve bir avuç mutlu azınlığın lehine ve halkın aleyhine kullanıyor olması günden güne artan bir şekilde güvensizliği her türlü suç oranlarını ahlaksızlığı anarşi ve şiddeti körüklüyor.Özellikle adaletin tesis edilememesi ve adaletsizliğin her geçen gün daha da belirginleşerek çoğalması ile inisiyatif ve ayrıcalıkların belli bir kesimin lehine kullanılması  toplumun  ahlaki özelliklerini törpülüyor ve zamanla yok ediyor.
                  
Geçen hafta tüm yurtta, 24 Kasım öğretmenler günü, yapılan çeşitli etkinliklerle kutlandı. Eğitimin ve öğretmenlerin yaşadığı sorunlardan daha çok her zamanki resmi törenlerle içeriksizleştirilen bu kutlamalar yine başörtüsü yasağının bariz bir şekilde yaşandı alanlara dönüştürüldü.Malatya"da Halk Eğitim Merkezinde yapılan kutlamalarda program başlamadan evvel salonda bulunan başörtülülere hitaben "başörtülülerin ve türbanlıların" salonu terk etmeleri veya başörtülerini çıkartmaları için anons yapıldı.Bu anons üzerine başörtülülerin büyük bir kısmı salonu terk ederken bir kısmı başörtüsünü çıkartmayı az bir kısmı ise anonsa rağmen başörtüsü ile salonda oturmayı tercih etti.
                  
Yine; Düzce Kaynaşlı"da, 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle öğrencilerin oynadığı iğrenç  bir oyun sergilendi. Sarıçökek İlköğretim Okulu öğretmenlerinin yazmış olduğu "karanlıktan aydınlığa" isimli oyunda  rolleri gereği sahneye başörtülü olarak gelen dört kız öğrenci başlarındaki örtüleri rol gereği yere fırlatıp atarken bu şekilde insanların karanlıktan aydınlığa çıktıkları ima edilmeye çalışıldı. Bunun üzerine salonda bulunanlardan Ak Parti İlçe Başkanı Birol Şahin "Başörtüsünü kadınlarımızın başından Fransızlar çekip almak istemişti.Böyle Öğretmenler Günü kutlaması olmaz.Bu yapılan tahriktir  ve yanlıştır."diyerek bu iğrençliğe tepki gösterdi.
                 
Yıllardır başı açıklığı ve açık giyim tarzını çağdaşlığın ve ilerlemenin göstergesi olarak algılayanların gözlerindeki perdenin kalkmadığı hatta daha da karardığı yaşanan bu olaylarda açıkça ortaya çıkmıştır. Bunların göremedikleri yada görmek istemedikleri  şey başörtüsünün başlı başına bir tevhid, bir adalet ve bir özgürlük ifadesi kısacası Yüce Allah"ın bir emri olduğudur.   
                 
Bu haftaya damgasını vuran bir diğer olay elbette ki; Katoliklerin lideri durumundaki Papa 16.Benedickt""in Türkiye"ye gelmesiydi.Hemen her seferinde İslam"a ve Müslümanlara sırtlarını dönüp Müslümanları adeta cüzzamlılar olarak  gören ve ilan eden bürokrasinin tüm aktörleri Papa"nın gelişine odaklandılar.Normal dini kıyafetiyle Türkiye"ye gelen Papa ; kamusal alan olarak tabir edilen ve Hükümet üyelerinin eşleri dahil olmak üzere başörtülülerin kesinlikle girmelerine izin verilmeyen yerlerde   salına salına gezindi.Devletin en üst kademesinden başlayarak yaşanan bu çelişkiyi görmek istemeyenler halkın karşısına geçip insan hakları özgürlük ve adaletten bahsetmeye kalkmasınlar.
                
Kendi vatandaşlarına her açıdan eziyet etmeyi görev bilenler halkın vergileriyle maaşlarını alan güvenlik görevlilerini Papa"nın emrine vererek yaşadıkları çelişkiyi bir kez daha gözler önüne sermiş oldular.Yollar kapatıldı trafik alt üst edildi esnafın zaten perişan olan durumu Papa"nın güvenliğine kurban edilerek iyiden iyiye mağdur edildi.Peygamberimiz Hazreti Muhammed hakkında ağza alınmayacak sözler sarf eden 16.Benedict"e  ağızlarını açıp tek laf edemeyenlerin O"nu  müslüman bir ülkede havaalanlarında karşılayarak böyle birinci sınıf bir şekilde ağırlamaları sadece kendi politik geleceklerine katkı yapabilecektir.Güzel dinimiz açısından ise  sadece ahirette verilecek Nihai Hesabı güçleştirmekten başka hiçbir şey ifade etmeyecektir.
                 
Son olarak  Newsweek dergisinin son sayısında yayınlanan bir habere değinmek istiyoruz.Dergide  ABD"nin önde gelen düşünce kuruluşlarından olan Hudson Enstitüsü"nün kıdemli uzmanlarından Zeyno Baran"ın  Türkiye"de 2007"de darbe olma ihtimalinin yüzde elli elli olduğuna ilişkin makalesi yayınlandı.Türkiye"nin yakın geçmişindeki 28 Şubat darbe şartlarından hareketle o zamanki darbeyi oluşturan şartların yeniden oluştuğunu ve 2007"de darbe olabileceğini vurgulayan makalede ; Tayip Erdoğan"ın daha ılımlı bir lider olduğu fakat yine de İslamcı bir kimliği olduğundan dolayı askerlerin rahatsızlıklarının arttığını ve onların boşuna konuşmayacağına dair bir dizi yoruma da yer verildi.
               
Küresel emperyalizm açısından ; Türkiye"nin de içinde bulunduğu coğrafyanın taşımış olduğu şartlar bölgenin sürekli bir istikrarsızlık ve çatışma içerisinde olmasını gerektirmesi  ve Türkiye"nin  yönetici elitleri ile silahlı bürokrasisinin bu durumdan nemalanmayı alışkanlık haline getirmiş olmasından dolayı Türkiye"de Müslüman halkın yaşamış olduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözümü  yerine bunların daha karmaşık hale getirilmesi ve ülkenin sürekli bir darbe tehdidi altında yaşaması bunların işine gelmektedir.Bu yüzden baskı ve zorbalıklarını her geçen gün daha da artırmaya çalışmaktadırlar.
               
Biz; Sakarya Başörtüsü Platformu olarak, tüm darbe tehditlerine ve sahte umut ve beklentilere karşı, her hafta buradan Yüce Dinimizin emrettiği gibi kararlı ve sabırlı bir direnişin örnekliğini sergilemeye çalışıyoruz.         
     
Bize düşen; darbecilerin, baskıcı zorbaların ve tüm yasakçılar ile yasakçıların yanında yer alanların çirkinliklerini, herhangi bir menfaat göz etmeden ortaya çıkartmaktır. Bütün Müslümanların üzerine düşen ise yitirilen ümmet bilincini tekrar kazanabilmek için beraber olabilmek ve birlikte kutlu bir direnişi hakim kılabilmek olmalıdır. Şüphesiz ki Şanı yüce Rabbimiz kendi yolunda olanlara yollarını daha da açacak ve bereketlendirecektir.











Kudüs Yolu

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı