Ergenekon soruşturmasının 12. dalgası kapsamında merkezlerine baskınlar yapılan Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), kartel gazetelerinin çizdiği "eğitim melekleri" tablosunun aksine, devletin istihbarat raporlarına misyonerlik ve bölücülük yaptıkları yönündeki faaliyetleri ile girmişler. MİT tarafından 24 Nisan 2001 tarihinde hazırlanan dönemin İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören imzalı raporda, ÇYDD ve ÇEV hakkında skandal bilgiler bulunuyor.
Rapora göre ÇYDD ve ÇEV misyonerlik faaliyetlerinin Türkiye ayağını oluşturuyor. Bu iki vakıf, dünya çapında misyonerlik faaliyetlerini organize eden Amerikan Board isimli şirket tarafından destekleniyor ve finanse ediliyor.
BAŞKA BİR MİT YAZISI
2005'te mahkemeye gönderilen ve başka MİT yazısında ise başkanlığını Profesör Türkan Saylan'ın yaptığı ÇYDD hakkında, Atatürk ilke ve inkılâplarını kalkan olarak kullanıp, birçok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurtdışından yardım aldığı, hiçbir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna kendisini Sivil Toplum Kuruluşları Birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutulduğu belirtiliyor. Bu örgütlenmenin, depremzedeleri suiistimal ederek misyonerlik faaliyetlerinde bulunduklarına özellikle dikkat çekiliyor. Çünkü insanların zor hallerinden yararlanarak yürütülen misyonerlik faaliyetleri de kanuni açıdan yasaklar kapsamına giriyor.
MİSYONERLİK DAVASINA GÖNDERİLEN MİT YAZISI
ÇEV ve ÇYDD'nin faaliyetleri ile ilgili MİT raporu ilk olarak 2005 yılında 'misyonerlik' haberi yapan Üsküdar Gazetesi'nin sahibi Adnan Odabaş'ın davalık olmasıyla gündeme gelmişti. Türkiye'de Protestan Misyonerliği yapan ve Türkan Saylan'la işbirliği yaptığı ileri sürülen Sağlık Eğitim Vakfı (SEV), haberle ilgili Üsküdar Adliyesi'ne tazminat davası açtı. Dava sürerken Odabaş, SEV'in Dünya Kiliseler Birliği'ne bağlı Amerikan Board ile ilişkili olduğunu ve Türkiye'de faaliyet gösterdiğini savundu. Bu iddialar üzerine Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, MİT'ten bilgi istedi.
2 Mayıs 2005 tarihinde MİT Hukuk Müşaviri Başyardımcısı Kemal Yardımsever imzasıyla mahkemeye cevap veren MİT, Odabaş'ın iddialarını doğruladı. MİT'in verdiği bilgileri değerlendiren mahkeme, SEV'in tazminat talebini reddetti. Adnan Odabaş, Nisan 2005'te yayınlanan 'Dikkat Misyoner Geliyor' isimli kitapta, SEV, ÇEV ve ÇYDD'nin işbirliği içerisinde çalıştığını anlatırken de ÇEV'in 2. başkanının Ergenekon davasından tutuklu Orgeneral Şener Eruygur olduğuna dikkat çekmişti.
ÖĞRENCİLERİ FİŞLEMİŞLER
ÇYDD ve ÇEV'in yalnız misyonerlik yapmadıkları burs verdiği öğrencileri "İmam Hatipli" ve "başı kapalı" diye fişlediği de denetimine takıldı. Gülseven Yaşer'in Genel Başkanlığını yaptığı ÇEV, İstanbul İl Dernekler Müdürlüğü tarafından 14 Ocak 2008 tarihinde denetimden geçirildi. Denetim neticesinde, ÇEV'in burs başvurularını yanlı bir şekilde reddettikleri belgelendi. İl Dernekler Müdürlüğü'nün Denetim Raporu'nda, ÇEV'e burs almak için müracaat eden bazı öğrencilerin müracaat formlarına; "İmam Hatipli", "Başı kapalı", "Çok ihtiyacı var ama gerici görünüyor", "Kürt ve akıllı bir çocuk", "K.Alemdaroğlu'nu çok haklı bulduğunu ve ona yardımcı olmak istediğini söylüyor." "Takip edilecek, fikirleri şüpheli", "Resmen takiye yapıyor" gibi notların düşüldüğü görüldü. Dini yaşamdan uzaklaşmalarının telkin edildiğine de dikkat çekilen raporda, doğu ve güneydoğu illerinden gelen öğrencilerin batı illerinde açılan evlere yerleştirdikleri ve bu evlerde kız-erkek birlikte kalmalarının sağlandığı vurgulandı.
KIZI HIRİSTİYAN OLMUŞ
Öte yandan, Ergenekon soruşturmasının 12. dalgası kapsamında yurtdışına kaçtığı belirlenen ÇEV Genel Başkanı Gülseven Yaşer'in kızının 3 sene önce din değiştirerek Hıristiyanlığı seçtiği belirlendi. Hakkında arama emri çıkarılan Gülseven Yaşer'in Ergenekon operasyonu öncesi Amerika'da yaşayan Hıristiyan kızının yanına gittiği açıklandı. Ayrıca Yaşar Yaşer, kızının doğum yapacak olduğunu, eşinin bu nedenle Amerika'ya gittiğini savundu. Bilindiği gibi ÇYDD Başkanı Türkan Saylan'ın annesinin de Katolik olduğu ve 1936 yılında Lilia olan adını Leyla yaptığı belirlenmişti.
"Saylan misyonerlerin Türkiye temsilcisi"
Eski ADD'li araştırmacı yazar Yılmaz Dikbaş, ÇYDD ve ÇEV hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. ÇYDD Başkanı Türkan Saylan'ın son süreçte hastalığını kullanarak halka kendisini masum ve günahsız bir eğitim gönüllüsü olarak tanıttığını belirten Dikbaş, malum medyanında verdiği desteğin arka planını Vakit'e açıkladı. Saylan'ın 'Hıristiyan misyonerlerin Türkiye temsilcisi' olduğunu belirten Dikbaş, "Bugün en büyük bölücülük budur" dedi. Dikbaş, "Masum, saf, fakir ailelerin çocuklarının yardım adı altında dinini, kimliğini ve aslını unutturmaya yönelik projelere imza atmak en büyük bölücülüktür. Bu bölücülüğün adı misyonerliktir. Bunu yapan kuruluşların başında da ÇYDD gelmektedir. Kimse bu halkı saf duygularına dokunarak kandırmaya çalışmasın. Bu fonlar ile kullanılan birçok çocuğumuz gelecekte çirkin operasyonlarda kullanılabilir. Üstüne battaniye alarak kanal kanal konuşan Saylan'ın suçunu bastırmaya yönelik yayın yapanlar da bunu çok iyi bilmektedir. Şimdi biz bunları söylüyoruz ve sizler yazıyorsunuz diye, 'hasta kadına da bu yapılmaz' diyecekler. Zaten diyorlar da" Ama biz bunları bugün demiyoruz. Masum insanların duyguları ile oynayıp ceplerinden para almak hiç hoş değil" diye konuştu.
"DESTEK VEREN MEDYA AYNI YERDEN BESLENİYOR"
ÇYDD ve ona mikrofon uzatan malum medyanın en büyük ortak özelliğinin "aynı yerlerden fon almak" diye açıklayan Dikbaş, kamuoyunu aldatmak için ise aynı çevrelerin yüzlerine sahte Atatürk maskesi taktıklarını söyledi. Dikbaş, "Bugün 20'nin üzerinde genel yayın yönetmeninin bizzat dışarıdan fonlandığını çok iyi biliyorum. Bunu ispatlamaya da hazırım. ÇYDD gibi dışarıdan beslenmeye hazır olan bu medya tetikçileri aldıkları paranın karşılığını ülkemizde bu şekilde ödüyorlar. Bugün ÇYDD'nin gerçek yüzü konuşulmaya başlandığında psikolojik taktikler ile milleti uyutup, duyarlı medyayı da hedef gösteriyorlar. Aynı yerin beslemeleri olanların birbirlerine bu süreçte destek vermeleri hiçte şaşırtıcı değil. Önemli olan halkın gerçekleri görüp, kime destek vermesi gerektiğini anlamasıdır" dedi. ÇYDD ve ÇEV'in dışarıdan çok büyük kaynaklar aldığını öğrendiğini belirten Dikbaş, "Bu paralar nereye gidiyor" diye sordu.
Saylan şov peşinde
Ergenekon terör örgütüne yönelik operasyonların 12. dalgasında evi aranan ve yaşı ile hastalığı sebebiyle gözaltına alınmayan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan işi iyice şova dönüştürdü. Hasta olduğunu söylemesine rağmen önceki gece yarısı Aydın Doğan'ın bir televizyon kanalına çıkarak bir saati aşkın süre hükümeti ve savcılarını hedef alan Türkan Saylan, dün de ÇYDD'nin Şişhane'deki genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Hastalığını gerekçe göstermesine rağmen, yatıp istirahat etmek yerine ekran ekran gezen Türkan Saylan basın toplantısına ağzında maske ve hasta önlüğüyle gelerek kendini acındırmaya yeltendi. Hasta Türkan Saylan'ın binanın içi yerine konuşma yapmak için kapının önünü tercih etmesi dikkat çekti. ÇYDD Başkanı Türkan Saylan, basın açıklamasında yaptığı konuşmaya savcılıkça serbest bırakılan arkadaşlarının da salonda olduğunu fakat kendilerine kağıt imzalatıldığı için konuşamayacaklarını söyleyerek başladı. Saylan, Ergenekon soruşturması kapsamında dün sabaha karşı tutuklanan Prof. Dr. Ayşe Yüksel'in Van'da çeşitli soruşturmalardan geçtiğini fakat cezalandırılmadığını belirterek, "Orada mahkûm edilemedi, bari burada hakkından gelelim dediklerini düşünüyorum. Bizler adaletin gerçekleşmesini istiyoruz. Hukuk dışına çıkıldıkça vatandaşın güveni sarsılıyor. Bir tek yargı kaldı güvendiğimiz. Yargının bağımsız olduğuna inanıyoruz. Eminiz sonunda adalet yerini bulacak. Bu tutuklanan arkadaşlarımızın her biri haklarını arayacaklar bir bir. Biz sivil toplum örgütü olarak biz de arayacağız. Başaracağımıza eminim" dedi.
Saylan konuşmasında yine öğrencileri istismar etti ve burslarının ödenemeyeceğini öne sürerek prim yapmaya kalkıştı. Türkan Saylan annesinin Hıristiyan olduğu yönündeki iddialarla ilgili olarak ise, "Rahmetli annemin Hıristiyanlık meselesi var. Onları da size vereceğim. Annem İsviçre kökenli, ilk defa bir Türk vatandaşıyla evlenip buraya gelmiş. Daha sonra ben olunca gidip Müslüman oluyor" şeklinde konuştu. Türkan Saylan ayrıca 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda olmak istediğini söyledi. Basın toplantısı ardından bir grup ÇYDD'li öğrenci hükümeti hedef alan sloganlar attı.
Vakit