İHH Başkanı Bülent Yıldırım basın açıklaması düzenledi. Yıldırım, açıklamasında şu ifadelere yer verdi.
Bu kutsal yolculukta medyanın bize vermiş olduğu desteği unutmuş olmamız mümkün değil. Saniye saniye adeta yaşadıklarımızı tüm dünyaya duyurdunuz. ve bu ambargonun delinmesinde en büyük katkıyı Türkiye'deki medya kuruluşları yapmıştır.
Ve gerçekten de bizleri yalnız bırakmamıştır. Ayrıca bu yolculuğumuz sırasında Sayın Başbabakanın katkılarına, Sayın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun katılarına, Sayın Egemen Bağış'ın, Ulaştırman Bakanı, Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ve BBP Genel Başkanı Yalçın beyin katkılarını unutmamız mümkün değil.
Ayrıca milletvekili arkadaşlarımız, sayın Murat Mercan, Cemal Yılmazdemir, Zeyd Arslan, Seraceddin bey, Mehmet Nilhıdır, Hüsnü Tuna ve daha bir çok milletvekili, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri yanımızda yer almıştır. Bı da gösteriyor ki Filistin meselesi, partiler üstü bir meseledir.
Yine Saadet Partisi Başkan Yardımcısı sayın Temel bey ve Mehmet Batuk bey de bizimle beraberdiler. Bu saydığım isimler, en şiddetli anda bizlere taş atıldığında yanımızdaydılar.
Fakat en çok teşekkürü hakeden, bir ömür boyu unutamayacağız, bir birlik içerisinde her şeyini feda etmeye hazır olan 450 yürekti.
Hem Ürdün'de bize müdahale edildiğinde Amman'a giren tüm yolları kitledik ve sonra Ürdün bize tüm yolları açtı. Sonra Ariş'te, ne yazık ki hiç beklemediğimiz bir anda taş yağmuruna tutulduk, arkadaşlarımızın kafaları kırıldı, kolları kırıldı, kavgalar oldu, yanımızda gelen hanım kardeşlerimiz yaraları sardı, orada az olmamıza rağmen yüzlerce insanın saldırısına karşı koyduk.
Sonuçta Gazze'ye girdik ve insanlık kazandı. Delinmez denilen o ambargo delindi. Demekki istenilildiğinde ve halklar bir olunca yapılamayacak bir şey yok.
34 gün yolculuk yaptık. 34 saat Gazze'de kaldık. Her bir saat bir günümüze mal oldu. Suriye'de bizi karşılayan kardeşlerimize Lübnan'da suikast düzenlendi. İki kardeşimizi şehid verdik. İsrail, hiç durmadan bombaladı. 10 kardeşimizi Gazze'de şehid verdik.
Yine gemilerimiz giderken İsrail botları, gemimizi taciz etti. Ama hiçbir arkadaşımızda korku yoktu. Ve ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Mısır yargılamıyorum. Çünkü gelirkken çok güzel bir anlaşma yaptık. Yediğimiz dayaklara, attığımız dayaklara rağmen bir anlaşma yaptık. Onu birazdan anlayacağımç
Yine Gazze'de bizi karşılamaya gelen kardeşlerimize ateş edildi. 35 kardeşimiz yaralandı. Bir kardeşimiz bu saldırılarda felç kaldı. 17 yaşında bu kardeşimiz. İnşaallah bundan sonra Mısır ile Filistin arasında bir daha böyle savaş olmaz.
Ve sonuçta tekrardan Mısır'dan çıktık. 7 kardeşimizin tutuklama kararı vardı. Çok uzun ve zorlu bir yolculuk yaptık. Yolculukte çektiklerimizi artı bir tarafa bırakıyorum. Ama havaalanına geldik. Kardeşlerimizden ikisi tutuklandı. Birisi Malezyalı, birisi de Kuveytli. Diğerlerini aramıza aldık. Ve Vermeyeceğiz dedik. Gerçekten de Ariş'te yaşadığımızdan daha tehlikeli şeyleri yaşayabilecek hala geldik. Ama sessizce direneceğiz dedik. Hiç yumruk atmayacağız. Gerekirse öleceğiz, haklı çıkacağız ama kardeşlerimizi vermeyeceğiz.
Sonuçta Mısır hükümeti, bu kararlılığımız gördü. Sayın Dışişleri Bakanlığı'nın da devreye girmesiyle, birden bire yetkililer geldi ve 4 arkadaşımızla birlikte uçağa bindik.
Ama sonuçta iki kardeşimiz kalmıştı. Onlara da dedik ki Evet ben Sayın Hüsnü Mübarek'e bir mektup yazacağım. Benden bunu rica ettiler. Ama bu iki kardeşimizin de çıkmasını istiyorum. Ve sayın Mübarek'e son yapılan hadiseden ötürü teşekkür ettim. Mısır'ın yolları aşmasından ötürü Filistin nefes aldı dedim ve teşekkür ettim. Ama bu yolculukta bir yanlış anlaşılma oldu ama umarım artık olmaz. Çünkü halklar artık liderleri zorluyor. Bunu biz Ürdün'de de Suriye'de de gördük.
Ariş'te bu Cuma günü namazda sonra halk meydanlara indi. Bu "Türklerin araçlarını niye vermiyorsunuz" dediler.
Sonuçta Mısır'la çok güzel bir anlaşma yaptık. Bu anlaşmada hedefimiz şu: Biz, Türkiye'nin İran'ın Suriye'nin Mısır'ın Ürdün'ün Filistin'e kapıları açmasını, İsrail'e karşı blok oluşturmasını istiyoruz. Umarım bu da bir adım olacaktır. Geçtiğimiz yerlerdeki halkların zihniyeti liderlerini de değiştirdi. Bundan böyle, Ortadoğu ülkeleri, İsrail'le eskisi gibi ilişki kuramaz. Halklar buna izin vermez. Bu konvoy buna sebep oldu.
İçeri girdik. İnsanların sevgisini gördük. Ve şimdi de sizlerin sevgisini görüyoruz. Ve bu iki kardeşimizi de alınca duygularını gördük. İnsanların Türkiye'ye bakışını göreceksiniz.
Mısır'da şu mesajı da verdim son olarak. İnşaallah, İnşaallah 6 ay içerisinde bir kardeşlik konvoyu daha da düzenleyeceğiz. Ve Mısırlar görüşerek bu konvoyun sağ salim içeri girmesi mesajını da verdik. Yine gemilerle kara sularından Gazze'ye gideceğiz. İsrail, daha önceden müdahale etmedi. Ama inşaallah biz gideceğiz. Bu ambargo kalkana kadar bizler de rahat uyumayacağız. Çok kararlıyız.
Hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Bildim ki arkamızda Türkiye'nin medyası, Türkiye'nin halkı Türkiye'nin siyasetçiler, Türkiye'nin hükümeti var.
Zaferimiz mübarek olsun. İnsanlık kazandı.
Hepinizi Allah'a emanet ediyorum.
israhaber