Kenya'da AVM saldırısı, Pakistan'da kilise saldırısı ve Irak'ta neredeyse rutin hale gelen camiilere yapılan saldırılar ile Suriye'deki son durum Mustafa İslamoğlu hocanın geçen Cumaki hutbesine konu oldu.
Müslümanların yaptığı bu saldırıların arkasında neler olabileceğini irdeleyen İslamoğlu, İslam'ın cihad ve şiddet anlayışını anlattı.
İşte o hutbe:
CİHAD KAVRAMI YERİNDEN EDİLDİ
Maalesef cihad en çok yıpratılmış kavramlarımızdan bir tanesi. Kavramlarımızın yerinden edilmesinin en büyük mağdurlarından bir tanesi Müslümanlardır.
Kavramları yerinden etme hastalığı aslında yahudileşen İsrailoğullarının bir hastalığıydı. 'Kelimeleri yerinden ediyorlar' diyor Kur'an. Demek ki kelimeleri yerinden etmek bir hastalık. Bir Yahudileşme hastalığı, Yahudileşme temayulü. Kelimeyi yerinden ettiğinizde artık başka şey kastedersiniz, bir kelime ile konuşur ancak başka mana ile anlaşmaya çalışırsınız. Yani anlaşamazsınız.
Cihad esasında elden gelen çabayı harcamak anlamına gelir. Cihad Mekke'de de farzdı ama Kıtal Medine'de emrolundu. Bakınız ikisi aynı şey değil. Onun için biz Cihadı Kıtal yerine koyduk.
Cihadın akılla yapılanına ictihad denir, Cihadın ahlakla, kalple yapılanına mücahede denir, Cihadın fiil ile yapılanına cehd-ü gayret denir. Onun için müctehid akılla cihad eden kimsedir. Naslardan kendi zamanının sorunlarına çözümler üretmek için var gücünü harcarsa buna ictihad diyoruz. İşte o da onun cihadıdır. İlimle yapılan cihad, kalemle yapılan cihad vardır, kasayla yapılan cihad vardır, masayla yapılan cihad vardır, ihtisasla yapılan cihad vardır, bilimle yapılan cihad vardır. Cihadın tek türlüsü yok, her alanda. Eğer içinde misyon olan, içinde ruh olan, ibadet kastıyla yapıyorsanız her alanda yaptığınız cihad olur. Cihad sadece Kıtale indirilemez. Savaş zaten zaruret halinde şart koşulan bir şey olmuştur.
BU NE HAL MÜSLÜMANLAR ?
Bugün içimiz kan ağlayarak seyrettiğimiz manzara gerçekten içler acısı. Son olarak Kenya'daki olay, 100 insanın ölümüyle neticelenen (yaklaşık) Kenya'da bir AVM baskını ve altına atılan Müslüman imzası. Ondan hemen önce Pakistan'da yine Müslüman imzasıyla bir kilisede yaklaşık 80 insanın öldürülmesi, katledilmesi. Ondan öncede işte Suriye, işte Mısır, işte Irak. Irak'ta her ay biz artık bilanço tutmaz olduk. Şiiler ve Sünniler karşılıklı birbirlerinden karınca gibi adam öldürüyorlar. Ve eminim iki tarafta Allah rızası için yapıyordur, iki tarafta öldürürken Allah için öldürüyordur, iki taraf da ölürken şehid olduğunu düşünüyordur.
Bu ne hal Müslümanlar ? Bu hal ne hal. Bu biz miyiz ? Biraz önce okuduğum ayeti duyduğunuz değil mi 'Bir cana kıyan bütün insanlığa kıyar' diyen Kur'an bu tarafta duracak ama öbür tarafta masum-masum değil ayırt etmeksizin biz insanlığın canını, dinini, malını emanet alması gereken bu 5 emniyete sahip çıkması gereken Ümmet hem birbirinin hem de kendisinden olmayanların canını, kanını dökmekte gözkırpmayacak insanlar çıkaracak içinden. Bu nasıl bir hal ?
KÜRESEL GÜÇLER BİZİM SİLAH KULLANANIMIZI SEVİYORLAR
Diyeceksiniz ki 'hırsızın hiç mi suçu yok?'. Hırsızın suçu var, hırsızın suçu var.
Bakın hırsız ne yaptı son olarak, Mısır'da İhvan-i Müslimini yasakladı. Bir toplumsal katmanı olan 86 yıllık bir hareket yasaklanabilir mi? Bu olamaz bir şey, sosyolojik olarak olamaz bir şey.
Siz Mısır cuntacılarının küresel güçlerden bağımsız olarak ayak yoluna gidebileceklerine inanıyor musunuz? İnanmıyorsunuz, biz de inanmıyoruz.
O zaman küresel güçler bu izni, bu emri, bu talimatı vermeseler İhvan'ı yasaklayamazlardı. O zaman şu gözüküyor, küresel güçler bizim silah kullananımızı seviyorlar.
En çok sevdikleri Müslüman, şiddete en çok meyilli Müslümandır. Çünkü şiddete meyilli olanları çok iyi kullanabiliyorlar. Çünkü şiddete meyilli olanları kullanma konusunda uzmanlar.
Çünkü şiddet meyilli olduğunuz zaman aklınızla aranıza mesafe koyuyorsunuz.
Artık sormuyorsunuz, 'bu silahı ben kullanıyorum ama beni kim kullanıyor' demiyorsunuz.
'Benim elime kim verdi bu mereti ya' demiyorsunuz.
'Kulağıma kim fısıldıyor' demiyorsunuz.
'Burada yangını kim yaktı ya' demiyorsunuz.
'Benim önümde bu yolları kim açtı?'
ÖNÜNÜZÜ AÇTIKLARI ZAMAN BİN DÜŞÜNÜN
Sizin önünüzü açtıkları zaman bin düşünün. Önünüzü kapattıkları zaman bir düşünün yeter ama önününüzü açtıkları zaman bin düşünün çünkü hangi dağda kurt öldü? Bunu bunlar bize yapmaz, bize yapmaz da şimdi niye yaptılar? O zaman ne yapıyorlar?
'KAHROLSUN İRAN' DERKEN İSRAİL KIS KIS GÜLÜYOR
Emin olan siz 'Kahrolsun İran' derken İsrail'i unuttuğunuzu anda, bilin ki İsrail sizi unutmuyor. İsrail oradan kıs kıs gülüyor. Aylardır hatta yıllardır İran'la Türkiye başbaşa verip Suriye problemini halletmezse bu problem hallolmaz diye diye dilimde tüğ bitti 2 yıldır.
İslamiGündem