İstiklal Mahkemeleri'nde 'Frenk Mukallitliği ve Şapka' isimli yazdığı kitap yüzünden yargılanıp idam edilen ve yıllardır kayıp olan mezarı bir süre önce bulunup İskilip'e taşınan İskilipli Mehmet Atıf Hoca'nın defnedildiği yere; şahadeti, inancı, mücadelesi ve gördüğü zulmün izlerini taşıyan bir anıt mezar yapılacak.
Gülbaba Mezarlığı'na yapılması planlanan anıt mezarın projesi; Mimar Mehmet İşçi ve Mila Proje Grubu tarafından özel ve titiz bir çalışmayla hazırlandı. Projenin ana teması, İslam düşüncesinin öngördüğü şekilde yaşanılacak bir mekan tasavvurundan çok ötelere açılan derinlikte, üç boyutlu mekan algısı oluşturması. Dış ortama açıklığını koruyan ve yaşanmış olan tarihi/hazin hadiseleri stilize eden sembolik mesajlar da taşıyor. Projede, bir yandan muarızlarıyla hesaplaşacak düzeyde izzetli, diğer yanıyla da ait olduğu medeniyetin ruhuna uygun mütevazı bir anıt mezar öngörülüyor.
Sarıklı Kubbe
Anıt mezar projesi, İskilipli Atıf Hoca'nın inancı, mücadelesi, yargılanması, şahadetle sonuçlanan idamı ve dönemin baskıcı uygulamalarından derin izler taşıyor. Geriden bakıldığında adeta bir miğferi andıran anıt mezar, kenarları açık sekiz sütundan oluşuyor. Bu sütunlar, 'sekiz cenneti' temsil ediyor. Sütunların içe doğru eğilimli ve sonsuza doğru yönelimi ise 'sonsuzluk, şehitlik-ölümsüzlük ve rabbe kavuşmayı' amaçlıyor. En önemlisi kubbeyi birleştiren geniş kasnak kiriş ise, Atıf Hoca'nın Mahkemede bile çıkartmayı asla kabul etmediği 'sarığı', metal kubbe ise 'takke'yi stilize ediyor.
Yine kubbeyi oluşturan ve tepe noktada birleşen ana taşıyıcı 8 adet metal çubuk, dönemin karanlık infazlarındaki 'çoklu darağacına' vurgu yapıyor. Anıtı çevreleyen metal korkuluklar ise, genel olarak tüm özgürlüklere vurulmuş ve bugün halen devam eden 'pranga'yı temsil ediyor. Temelden başlayan eğimli sütunların kubbe kasnağıyla toplanarak kubbeye aktarılması ve en tepede birleştirilmesi de; bir bütün olarak 'mimarideki tevhidi anlayışı' ortaya koyuyor.
Mütevazı ve şeffaf
Projede, genel olarak yanında dua edilen ancak içine girilip ibadet edilmeyen mekân öneriliyor. İçerde doğal taştan bir lahid, mezar taşı ,doğal taş kaplama zemin olacak. Ancak mezarın üzeri doğaltaşla kapatılmayıp, doğal toprak olarak bırakılacak. Tümüyle dış ortama açık oluşu da, kabirlerin evlere dönüştürülmemesi ve mütevazı bir yapının fazlaca süslenmemesi inancının gereği olarak düşünülüyor. Anıtın tümüyle şeffaf olarak seçilmesi ise, bir başka yönüyle İslam'ın ileri görüşlülüğü ve ufkunu temsil ediyor.
Gülbaba Mezarlığı'nda
İskilipli Atıf Hocaefendi'nin (Koldan) idam edildiği günden beri kayıp olan veya gizlenen mezarı, eski Milletvekili Mehmet Sılay'ın da içinde bulunduğu kalabalık bir ekip tarafından yaklaşık 10 yıllık titiz bir araştırma ve inceleme sonucu bulunmuştu.
Mezara, 1954'ten önce Mamak Mezarlığı olan ancak şimdi Şafaktepe Parkı olarak bilinen yerde hiçbir mezar taşı, işaret olmayan çimlerin altında ulaşılmıştı. İskilipli Atıf Hocaefendi'nin kemikleri; DNA testi yapıldıktan sonra, cenaze namazı kılınıp, Yasin-i Şerif'ler eşliğinde İskilip'teki Gülbaba Mezarlığı'na defnedilmişti
İskilipli Atıf Hoca"ya "özel" anıt mezar
İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanıp idam edilen İskilipli Atıf Hoca'nın defnedildiği yere; şahadeti, inancı, mücadelesi ve gördüğü zulmün izlerini taşıyan bir anıt mezar yapılacak.
Güncel Haberleri
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?
İran Kuş Avlar Gibi Helikopter ve Uçak Düşürüyor!
İran İle Fransa Anlaştı! İran'dan Diplomasi Dersi!