“Laiklik anlayışımız askerle aynı" diyen Hasip Kaplan'ın ardından, DTP'li Pervin Buldan ve Özdal Üçer de "TSK-DTP paralelliği" konusunda ilginç sözler sarfettiler.
“Şeriat”, “türban”, “laiklik”, “dindarlık”, “güneydoğu ve İslâm” gibi başlıklardaki görüşlerinin “Asker’in görüşleriyle örtüştüğünü belirten Kaplan, bunun iki taraf arasında ortak zemin olabileceğini belirtiyor ve “Bizim en büyük eksikliğimiz bir araya gelip konuşamamaktır” demişti.
Bu sıcak mesajların ardından, Vakit gazetesine konuşan diğer DTP’liler de benzeri açıklamalarda bulundular.
Konuşmalarında sık sık, Güneydoğu’daki dini faaliyetlere dikkat çeken ve özellikle Fethullah Gülen Hocaefendi’nin çalışmalarından endişe duyduklarını ifade eden DTP’li vekiller, “tehlike” olarak nitelendirdikleri gelişmelerin önündeki yegane siyasi engel olarak da kendilerini işaret ettiler.
DTP’li vekillerin üzerinde durduğu noktalardan biri de, “başı boş” olarak nitelendirdikleri Kur’an kurslarıydı.
Bu kurslarda, küçük çocukların eğitim gördüğünü öne süren DTP’liler, Genelkurmay bildirilerine dikkat çekerek, “Genelkurmay da veryansın ediyor. Bizim laiklikle ilgili düşüncelerimiz de bu doğrultuda” diyorlardı.
AK Parti'nin, 27 Temmuz seçim zaferinin perde arkasında büyük ölçüde bu dini faaliyetlerin bulunduğunu öne süren DTP’liler, “din istismarı” olarak nitelendirdikleri bu türden faaliyetlerin karşısındaki güç olarak da yine kendilerini işaret ediyorlardı.
İşte, bazı DTP’lilerin konuya ilişkin görüşleri:
“LAİKLİK ANLAYIŞIMIZ TAMAMEN ÖRTÜŞÜYOR!..”
PKK'nın finansörü olduğu öne sürülen ve 1993'te öldürülen Savaş Buldan'ın eşi DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, “TSK ile bizi karşı karşıya getirmek istiyorlar. Büyükanıt partimizin adını bile anmak istemiyor ama ‘irtica’ ve ‘laiklikle’ ilgili konularda TSK ile fikirlerimiz tamamen örtüşüyor. Bunu gözden uzak tutmamak lazım” dedi.
“BİZ DE AYNI ŞEYİ SAVUNUYORUZ?!..”
DTP Van Milletvekili Özdal Üçer de “Laiklik için veryansın eden Genelkurmay değil miydi? Bizde bölgede aynı şeyleri savunuyoruz. Bizim de olmazsa olmazlarımızdan biri laikliktir. Bize cephe almasınlar zira biz de onlar gibi laikliğin savunucusuyuz” dedi.
GÜLEN CEMAATİ ORTAK HEDEF!..
Üçer şöyle devam etti:
“AKP bölgede gerici bir sistem kurmayı amaçlamaktadır. Bölgedeki cemaatleşmelere baktığınız zaman özellikle Gülen'in cemaatleşmesi ve diğerleri bu toplumun gençleri için büyük tehlike oluşturuyor. Laiklik sistemi için veryansın eden Genelkurmay’ın, bölgedeki çalışmalarımızın ‘laiklik açısından’ önemini kavraması lazım.”
CEMAATLERİN ZARARLARI (!)
DTP'li Üçer konuşmasını söyle sürdürdü: “Biz bölgelerimizin irticaya teslim olmaması için büyük çaba sarf ediyoruz. Biz bölgedeki cemaatlere karşı, cemaatlerin toplumsal zararlarına karşı açık bir şekilde mücadele ediyoruz. Bizim üzerinde en fazla hassasiyetle durduğumuz konulardan birisi laiklik. AKP, din istismarı üzerine bir siyaset yürütüyor. Biz bunun karşısında duran yegâne siyasi gücüz.”
"Laiklik, irtica, Kur’an kursları" gibi başlıklarda Genelkurmay söylemiyle kendi söylemleri arasında ne gibi farklar bulunduğuna ilişkin soruya cevap verirken sözü AK Parti’ye getiren Üçer, “Vakıf ve cemaat bazında yürütülen Kur'an kurslarına izin vermek şeriat devletine giden yolda en büyük adım olur. Van'da apartmanların bodrum katlarında ve sitelerin yönetim odalarında Kur'an kursu veriliyor, toplu namaz kılıyorlar bunlar buralarda din siyaseti yapıyorlar AKP bu şekilde buralardan oy aldı biz bunlara kesinlikle karşıyız. DTP Güneydoğu'da İslâmi cemaatleşmenin kadrolaşmanın karşısındaki tek partidir. Laik sisteme en fazla bağlı olan partidir. Bunu görmek lazım!..” dedi.
DTP’liler bu tür görüşlerle öne çıkarken, bölgenin kanaat önderleri, TSK mensuplarının İslâm’a bakışları ile DTP’lilerin bakışlarının aynı olmadığını belirterek şu mesajı veriyorlar:
“TSK yönetiminin bazı tavırlarından yola çıkan DTP’liler bu tür değerlendirmelerde bulunuyorlar. TSK’nın 27 Nisan bildirisinde, Kur’an eğitiminin, ilahilerin, başörtüsünün tehdit olarak değerlendirilmesi, DTP’lilere böyle bir manevra alanı bırakıyor. TSK’nın diğer mensupları ile bazı TSK yönetimlerinin farklı değerlendirmelere müsait tavırlarını aynı kefede değerlendirmemek lazım. Türk Ordusu, geleneği itibarı ile Müslümandır. PKK ise geleneği itibarı ile Marksisttir. TSK’yı, PKK’nın terör örgütü olmadığını savunan DTP ile aynı laiklik anlayışında buluşturan bir söylem varsa bu tamamen bir takım olumsuz tavır sahiplerinin yanlışıdır. Ve bu yanlış maalesef TSK’ya zarar vermektedir.”
Vakit