İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaeddin Burucerdi, İran’ın müzakerelerdeki ilk şartlarından birinin 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılması olduğunu açıkladı.
İran devlet televizyonuna konuşan Burucerdi, ABD’nin bölgede “kötülük yapacak bir alanının kalmayacağını” belirterek, Washington’un nüfuzunun her geçen gün gerileyeceğini söyledi. Burucerdi, İsrail rejiminin de aynı şekilde gerileme sürecine girdiğini ifade etti.
Fars Haber Ajansı’na göre Burucerdi, “Hatemü’l Enbiya Karargâhı bugün, Devrim Rehberi ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı’nın emriyle, savaşın yeniden başlaması halinde bunun bölgesel sınırları aşacağını duyurdu. Bu, bölge dışındaki Amerikan üslerinin de hedef alınacağı anlamına geliyor. Böyle bir durumda önemli gelişmeler yaşanacaktır” dedi.
Burucerdi, Trump’ın geri adımlarının dünya kamuoyunda alay konusu olduğunu belirterek, İran’ın kararlı tutumunun güç dengelerini değiştirdiğini savundu.
“Biz tüm dünyaya kararlılıkla hareket ettiğimizi gösterdik” diyen Burucerdi, İran’ın sahadaki gücünün sadece bölgedeki değil, küresel ölçekteki güç dengelerini de değiştirdiğini söyledi. Çin, Rusya ve Avrupa’nın İran’a bakışının değiştiğini ifade eden Burucerdi, “Bugün güçlü İran, dünyadaki yerini sağlamlaştırmış ve küresel ölçekte yükselen bir güç olarak öne çıkmıştır. Bu artık sadece bir slogan değil, küresel bir gerçekliktir” dedi.
Burucerdi, Trump’ın savaş uzadıkça daha fazla bataklığa saplanacağını gördüğünü belirterek, “Savaşın devamı onun çıkarına değil. Ancak aynı zamanda yüzünü kurtaracak bir sonuç arıyor ve bu konuda da çaresiz durumda” ifadelerini kullandı.
İran’ın dondurulmuş varlıklarının yaklaşık 24 milyar dolar olduğunu belirten Burucerdi, bu paranın iki aşamada geri alınması için çalıştıklarını söyledi. Burucerdi, 60 günlük süreçte her biri bir ay sürecek iki aşamanın öngörüldüğünü belirtti.
İlk aşamada ABD’nin “yasa dışı kuşatmasının” kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nın diğer tarafındaki ablukasının kırılmasının gündemde olduğunu ifade eden Burucerdi, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin kendi düzenlemelerini uyguladığını ve günde 20 ila 30 geminin bu kurallara göre geçiş yaptığını söyledi.
Burucerdi, “Müzakerelerdeki ilk şartlarımızdan biri 12 milyar doların serbest bırakılmasıdır. Pakistan tarafına da bunu ilettik. Eğer bu gerçekleşmezse anlaşmaya varılamaz” dedi.
İkinci aşamada 12 milyar doların daha serbest bırakılması gerektiğini belirten Burucerdi, bunun İran halkının yasal hakkı olduğunu vurguladı.
ABD’nin İsrail’in baskısıyla süreci sabote etmemesi halinde İran halkının bazı haklarının geri alınabileceğini belirten Burucerdi, Lübnan konusuna da değindi.
Burucerdi, “Lübnan bizim ulusal güvenliğimizin bir parçasıdır. Bu ilişki karşılıklıdır. Lübnan bağımsız bir devlettir, Hizbullah ise Lübnan egemenliğinin askeri ve siyasi açıdan önemli bir parçasıdır. Biz müttefikiz. Bu son derece önemli bir şarttır ve herkes İsraillilerin bunun gerçekleşmesini engellemek için baskı yaptığını biliyor” ifadelerini kullandı.