İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, bugün Hemedan Valiliği’nde basın mensuplarıyla düzenlediği toplantıda, İslamabad Mutabakatı’nın son durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bekai, Pakistan’ın ara buluculuğuyla başlayan sürecin yaklaşık iki aydır devam ettiğini belirterek, bu süreçte birçok iniş çıkış yaşandığını söyledi. İranlı Sözcü, bunun temel nedeninin ABD tarafının alışılmış bir müzakere yöntemi izlememesi olduğunu ifade etti. Bekai’ye göre ABD’li yetkililerin çelişkili açıklamaları ve medya üzerinden sürekli pozisyon değiştirmeleri, hem ara bulucuların işini zorlaştırdı hem de sürecin uzamasına yol açtı.
ABD’nin geçmişte İran’a karşı taahhütlerine sadık kalmadığını vurgulayan Bekai, Tahran’ın bu diplomatik süreci ihtiyat ve şüpheyle takip etmek zorunda olduğunu belirtti. Bekai, ABD tarafıyla yürütülen önceki müzakere deneyimlerinin, Washington’un sözünde durmayan tutumunun ve görüşmeler sürerken işlediği suçların, İran’ı her adımı dikkatli atmaya zorladığını söyledi.
İran ile ABD arasındaki meselelerin son derece karmaşık olduğunu ifade eden Bekai, mevcut aşamada odağın Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesine verildiğini belirtti. Bekai, bu nedenle bu aşamada nükleer konunun gündeme alınmamasına karar verildiğini açıkladı.
Bekai, söz konusu mutabakatın İran ile ABD arasında nihai bir anlaşma olmadığını vurgulayarak, bunun ihtilaflı başlıkların genel çerçevesini ortaya koyan ve savaşın sona ereceğini belirleyen bir mutabakat olduğunu söyledi. İranlı Sözcü, nükleer konunun ise 60 günlük bir zaman diliminde ayrıca görüşülmesinin planlandığını, bu nedenle şimdilik detaylara girilmediğini kaydetti.
Bekai ayrıca İran gemilerine yönelik tacizler ile Hürmüz Boğazı’na ilişkin meselelerin de bu aşamada ele alınan konular arasında bulunduğunu belirtti. Mutabakatın imza takvimine ilişkin ise kesin tarih için beklenmesi gerektiğini söyleyen Bekai, imzanın yarın atılmayacağını ancak önümüzdeki günlerde gerçekleşme ihtimalinin dışlanmadığını ifade etti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin bölgesel gelişmelere dair bazı konuları kabul etmemesinin İran açısından belirleyici olmadığını da söyledi. Bekai, İran’ın kendi ulusal çıkarları ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edeceğini, Washington’un ne istediğine ya da nasıl değerlendirme yaptığına bakmaksızın kendi çıkarlarının gerektirdiği adımları atacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı’nın hukuki statüsüne de değinen Bekai, boğazın İran ve Umman’ın kara suları kapsamında yer aldığını ifade etti. İran’ın bu bölgedeki egemenlik tasarruflarının, ülkenin ulusal güvenliğini sağlama ve egemenlik hakkını kullanma amacı taşıdığını belirten Bekai, bunun uluslararası hukukta da kabul gören bir durum olduğunu söyledi.