İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi, Dışişleri Bakanlığı çalışanlarının İmam Humeyni’nin (ra) idealleri ve İslam Devrimi’ne bağlılıklarını yeniledikleri törende yaptığı konuşmada, son bir yılda yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, 12 günlük savaşın İran tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı.
Arakçi, bu savaşın İran halkının iradesi, özgüveni ve direnişi sayesinde düşmanın yenilgisiyle sonuçlandığını belirterek, geçen bir yıl içinde ülkeyi etkileyen iki büyük gelişmenin yaşandığını söyledi. Bunların ilki 12 günlük savaş, ikincisi ise son dönemde yaşanan terör eylemleri oldu.
Saldırının başladığı sabaha değinen Arakçi, sabah saat 05.00’te Dışişleri Bakanlığı’nda olduğunu belirterek, bu esnada Eylül 1980’de Saddam rejiminin İran’a başlattığı savaşın hatırasının zihninde canlandığını ifade etti. O dönemde genç olduğunu söyleyen Arakçi, İmam Humeyni’nin bombardımanlara rağmen sergilediği sükûneti hatırlatarak, “İmam, ‘Bir şey olmamıştır, birkaç hırsız gelmiş, bir taş atıp gitmişlerdir; cevaplarını alacaklardır’ demişti” ifadelerini aktardı.
Bugün de benzer bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Arakçi, “Gelip saldırdılar ve karşılığını aldılar. Nasıl ki sekiz yıllık Kutsal Savunma’da dimdik durduysak, bu savunmada da güçlü ve onurlu bir şekilde direndik” dedi.
12 günlük savaşın ilerleyen yıllarda ayrıntılı biçimde yazılması gereken tarihi bir kırılma olduğunu söyleyen Arakçi, savaşın ilk günlerinde ABD Başkanı’nın “kayıtsız şartsız teslimiyet” ifadesini kullandığını hatırlattı. Arakçi, bunun düşmanın gerçek hedefini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Amaç, İran halkının kayıtsız şartsız teslim olmasıydı; bu, yoruma açık değil, yaşanan somut bir gerçektir” dedi.
Savaş sürecinde gündeme getirilen müzakere çağrılarına da değinen Arakçi, “Biz zaten müzakere halindeydik, saldırıyı siz başlattınız. Önce saldırıyı durdurun, sonra diplomasiden söz edin dedik. Ancak onlar, ateşkesin müzakerenin sonucu olabileceğini söylediler; yani teslimiyet dayatmasıyla masaya çağırdılar” ifadelerini kullandı.
İran halkının, İmam Humeyni’den öğrenilen direniş çizgisi ve Rehberlik makamının basiretiyle teslimiyet yerine direnişi seçtiğini vurgulayan Arakçi, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ilk geceden itibaren saldırılara güçlü bir şekilde karşılık verdiğini söyledi. Arakçi, savaşın 12. gününde, “kayıtsız şartsız teslimiyet” talep eden tarafların bu kez kayıtsız şartsız ateşkes mesajı göndermek zorunda kaldığını belirterek, bu mesajın bizzat kendilerine ulaştığını ifade etti.
Bu sonucun, İran halkının iradesi ve direnişinin eseri olduğunu vurgulayan Arakçi, “İmam’ın ‘kan kılıca galip gelir’ sözü, bu savaşta bir kez daha somut biçimde doğrulandı” dedi. Arakçi ayrıca, İmam Humeyni’nin 1981 yılında dile getirdiği “Bir sancağı bir komutan düşürse, başka bir komutan onu kaldırır” sözünü hatırlatarak, düşmanın komutanları hedef alma hayalinin boşa çıktığını söyledi.
Arakçi, son dönemde yaşanan 18–20 Dey tarihleri arasındaki olayların, halkın meşru talepleriyle ilgisi olmadığını vurgulayarak, bu sürecin 12 günlük savaşın devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Anayasa’da güvence altına alınan barışçıl protesto hakkının 8–17 Dey tarihleri arasında tanındığını, devletin bu süreçte sabırlı davrandığını belirten Arakçi, sonraki üç günde ise terör unsurlarının devreye sokulduğunu, silahların ülkeye sokulduğunu ve bunun ABD ile Siyonist rejimin İran’a karşı yürüttüğü savaşın bir uzantısı olduğunu söyledi.
İran’ın hem direnişin hem de diplomasinin ülkesi olduğunu vurgulayan Arakçi, “Biz savaş ve direniş ehliyiz ama aynı zamanda diplomasi ehliyiz. Diplomasiyi hiçbir zaman terk etmedik” dedi. Dışişleri Bakanlığı ile Silahlı Kuvvetler arasında tam bir uyum olduğunu belirten Arakçi, her iki kurumun da halkın haklarını ve ülkenin güvenliğini savunmak için aynı cephede yer aldığını söyledi.
Konuşmasının sonunda Arakçi, “Bugün komplosu bozulan taraf yeniden diplomasiden söz ediyor. Biz eşitlik, karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde her zaman diplomasiye hazırız. Saygıyla konuşana saygıyla cevap veririz; tehdit ve zor diline ise aynı dille karşılık verilir” ifadelerini kullandı.