İran ile ABD arasında imzalandığı ifade edilen “mutabakat” sonrasında İran ekonomisinin yeni bir evreye girdiği belirtiliyor. Metinde, petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların askıya alınması, deniz ticaretindeki sınırlamaların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasıyla birlikte enerji, yatırım ve dış ticaret alanlarında yeni bir ekonomik görünüm oluştuğu aktarılıyor.
Ekonomi çevrelerinin değerlendirmelerine göre, İran ekonomisinin uzun yıllardır yaptırımlar, jeopolitik gerilimler ve iç yapısal sorunların etkisi altında kaldığı ifade ediliyor. Resmî verilere göre 1404 yılında ekonomik büyümenin petrol dahil yüzde 0,2, petrolden arındırıldığında ise yüzde -0,3 seviyesinde gerçekleştiği belirtiliyor. Bu durumun özellikle petrol dışı sektörlerde durgunluk eğilimine işaret ettiği kaydediliyor.
Mutabakatla birlikte petrol ihracatının yeniden serbestleştiği ve finansal kaynaklara erişimin kolaylaştığı ifade edilirken, bu gelişmenin İran ekonomisinin yeniden şekillenmesinde belirleyici olabileceği değerlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre bu sürecin sürdürülebilir büyümeye dönüşmesi, yalnızca petrol gelirlerine değil, üretim sektörlerinin güçlendirilmesine bağlı görülüyor.
Metinde yer alan bilgilere göre, “İslamabad mutabakatı” çerçevesinde askeri faaliyetlerin durdurulması ve 60 günlük müzakere sürecine girilmesi kararlaştırıldı. Bu süreçte petrol ve petrokimya ihracatına yönelik yaptırımların askıya alındığı, deniz ablukasının kaldırıldığı ve bazı finansal varlıkların serbest bırakıldığı ifade ediliyor.
İran Dışişleri Bakanı tarafından yapılan açıklamalarda, arabuluculuk rolü üstlenen ülkelerin sürece katkı sağladığı ve petrol ihracatındaki kısıtlamaların geçici olarak kaldırıldığı belirtilmişti. Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatlarında gerileme yaşandığı ve küresel enerji piyasasında dengelenme eğilimi görüldüğü aktarılıyor.
Öte yandan İran Petrol Bakanlığı yetkilileri, ihracatın yeniden başladığını ve bazı tankerlerin yeniden sevkiyatlara yönlendirildiğini ifade ederken, resmi açıklamalarda kısa sürede milyonlarca varil petrol satışının gerçekleştiği belirtiliyor.
ABD tarafının yayımladığı lisans çerçevesinde İran’ın petrol ve petrokimya ürünlerini belirli bir süre boyunca satabilmesine izin verildiği, bazı finansal işlemlerin de bu kapsamda yasal hale geldiği aktarılıyor. Ancak bu düzenlemenin süresinin sınırlı olduğu ve 60 günlük bir çerçeveye bağlı bulunduğu ifade ediliyor.
Ekonomi çevreleri, petrol sektörünün yeniden ekonominin ana motoru haline gelebileceğini belirtirken, bu durumun uzun vadede yapısal bağımlılığı artırma riski taşıdığı yönünde uyarılar da yapıyor. İran Petrol Bakanı’nın değerlendirmelerinde ise sektörün teknik kapasitesinin yaptırımlar döneminde önemli ölçüde güçlendiği ve yeni dönemde yatırım çekmeye hazır olduğu ifade ediliyor.
Mutabakat kapsamında ABD ve bazı bölgesel aktörlerin İran’a yönelik ekonomik yeniden inşa programı üzerinde çalışabileceği ve büyük ölçekli yatırım paketlerinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Bu çerçevenin enerji, altyapı ve petrokimya sektörlerini kapsayabileceği aktarılıyor.
Buna karşın uzmanlar, geçmiş deneyimler nedeniyle anlaşmaya yönelik güven sorununun sürdüğünü ve ABD’nin daha önceki uluslararası anlaşmalardan çekilme örneklerinin İran’da temkinli yaklaşımı güçlendirdiğini ifade ediyor.
Ekonomik değerlendirmelerde, petrol gelirlerindeki artışın kısa vadede büyüme göstergelerini iyileştirebileceği ancak uzun vadede “petrole bağımlı ekonomi” riskinin devam ettiği vurgulanıyor. Bu nedenle yapısal reformların ve üretim çeşitlendirmesinin kritik önemde olduğu belirtiliyor.
60 günlük müzakere sürecinin, hem İran’ın ihracat kapasitesi hem de küresel enerji piyasası açısından belirleyici olacağı ifade edilirken, nihai sonucun tarafların yükümlülüklerini ne ölçüde yerine getireceğine bağlı olacağı kaydediliyor.
on4haber