Irak Operasyonunda Maliyete Bakılmaz

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, mali disiplinin önemine işaret ederek...

ŞİMŞEK: MALİ DİSİPLİN İÇİN SOSYAL GÜVENLİK REFORMU ŞART

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, mali disiplinin önemine işaret ederek, “Bütçeyi yaparken nasıl denkleştiririz çabasına girmemeliyiz. Bütçenin kaliteli olması için öncelikli sosyal güvenlik reformunun yapılması gerekiyor" dedi. Şimşek, bazı sektörlerde de fiyatların rasyonel olarak belirlenmesine ihtiyaç olduğunu vurguladı.


"SOSYAL GÜVENLİK REFORMU MUTLAKA YAPILMALI"
Bilkent Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Topluluğu tarafından düzenlenen "Türkiye Ekonomisi" konulu konferansa katılan Devlet Bakanı Şimşek, Türkiye’nin sosyal güvenlik reformunu muhakkak yapması gerektiğin vurguladı. Şimşek, genç nüfus oranının yüksek olmasına rağmen sosyal güvenlik sisteminin milli gelirin yüzde 4-5‘i kadar açık verdiğine işaret etti. Bu reformları yapmadan büyümeyi destekleyici adımlar atılmayacağını vurgulayan Şimşek, bütçeden faiz dışı harcama, sosyal güvenlik harcamaları, personel harcamları ve yerel yönetimlere yapılan aktarımlardan sonra geriye çok az kaynak kaldığını dile getirdi. Şimşek, “Sekiz milyon emekli stoğumuz var. Ortalama yaşta 46 ve inanılır gibi değil" dedi.

MALİ DİSİPLİN VURGUSU
Mali disiplinde önem verilmesi gerektiğini dile getiren Şimşek, bütçeyi yaparken "nasıl denkleştiririz" çabasına girilmemesi gerektiğini söyledi. Şimşek, bütçede kaliteyi artırmak için sosyal güvenlik reformunun şart olduğunu belirtirken, bazı sektörlerde de fiyatların rasyonel olarak belirlenmesi gereğine işaret etti.
İstihdam üzerindeki yüklerinde çok fazla olduğuna dikkat çeken Şimşek, şirketlerin rekabet gücünü artımak için bu yükün aşağı çekilmesi gerektiğini söyledi.
Şimşek, Anayasa değişikliği yapılırken "Türkiye’yi nasıl hak ettiği yere getiririz" anlayışı içinde yüksek öğretim sistemi, hukuk sistemi, personel ve kamu idare reformunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Yakalanan gelişme ivmesinin devamı için yapılması gereken birçok ikinci ve üçüncü nesil reform bulunduğunu ifade eden Şimşek, adım atılması durumunda 2023 yılı hedeflerine ulaşmanın münkün olduğunu kaydetti. Kamu setörünün net dış borcunun milli gelire oranının yüzde 4’ün altında olduğunu söyleyen Şimşek, petrol fiyatlarındaki süreğen yükselişe rağmen Türkiye’nin bu düzeylere geldiğini belirtti.

"VERİMLİLİK REKABETLE ARTAR"
Türkiye’de iş gücüne katılımda sorun olsa da asıl sorunun "verimlilik" olduğuna işaret etti. Şimşek, "Verimliliği rekabetle artırabiliriz. Rekabeti de fiziki alt yapıya, sermayeye, Ar-Ge’ye yatırım yaparak sağlayabiliriz. Bütün hizmet ve mal üreten sektörlerde rekabet yoğunuluğu önemli" dedi.
Rekabetin önünüdeki engellerin kaldırılması ile birlikte verimliliğin artacağına dikkat çeken Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde asıl sorunun hukuksal alt yapı olduğunu dile getirdi. Yatırım ortamının iyileştirilmesinin önemini vurgulayan Şimşek, dünyada bol kaynak bulunduğunu, ancak bunun doğru ortam oluşturulması durumunda çekilebileceğini kaydetti. Şimşek “Sorun teknolojide değil. İş ortamı varsa birçok teknoloji her taraftan çekilir" dedi.
Kaynak ve teknolojiyi çekmek için doğru ortam oluşturularak yabancı doğrudan yatırımın çekilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, 1980-2000 yılları arasında gelen yabancı sermayenin Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 0.4’ü düzeyinde kaldığına işaret etti. Şimşek, son birkaç yıldır yatırım ortamın iyişleştirilmesi ile birlikte yabancı sermayede de hızlı bir artış olduğuna dikkat çekti. Şimşek, yabancı sermayenin rekabete ve verimliliğe etkisi olacağını belirtti. Özelleştirme konusuna da değinen Şimşek, bazı siyasetçilerin özelleştirmeye kaynak gibi baktığını bu anlayışın yanlış olduğunu kaydetti.

"ÖZELLEŞTİRMELER REKABET ORTAMI YARATTI"
Yapılan özelleştirmelerle, ilgili piyasada serbestleşme ve rekabet ortamı sağlandığını ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:
“Özelleştirme bir şeyi devletten alıp özel sektöre vermek değildir. Özelleştirmede ciddi gelişmeler var. Yansımalarını göreceğiz. Büyük kamu sektörü büyük harcama, büyük harcama yüksek vergi, yüksek borçlanmayı doğurur. Yüksek vergi hele kayıt dışı varsa ’vah kayıt içinde olanın haline’." Gelişmekte olan ekonomilerin dünya nüfusunun yüzde 80’ini oluşturduğunu belirten Şimşek, bu ülkelerin borsalarının dünyadaki payının ise yüzde 10’un altında olduğunu vurgulayarak, bu resmin daha çok değişeceğini söyledi, Türkiye’nin de yeni resmin içinde yer alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin, Hindistan, Brezilya, Rusya ve Çin segmenti içinde yer alması gerektiğini ifade eden Şimşek, Türkiye’nin demokratik yapısının da buna elverişli olduğunu belirtti.
Şimşek “Türkiye’nin 2020-2025 yılına kadar çalışma çağındaki nüfusun yüzde 1.6 oranında artması öngörülüyor. Avrupa’da bu negatife döndü. Büyük potansiyel var. Bize düşen tek şey reform yapmak. Bu bölgenin birkaç yıldır yıldızıyız. Reformlar yaparak kalıcı oluruz. Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin en önemli ekonomisi olmamamız için neden yok. Çalışmamız lazım" diye konuştu.

"IRAK OPERASYONUNDA MALİYETE BAKILMAZ"
Bir öğrencinin Irak operasyonun ekonomiye olan etkisini sormasını üzerine Şimşek, “İş milli güvenlik konusu olunca, o tür kaygılarla hareket edilmez. Türkiye’nin ekonomisine etkisi ise operasyonun doğasına bağlıdır" yanıtını verdi.

"SICAK PARAYA KARŞI KIRILGANLIK AZALDI"
Sıcak para ile ilgili soru üzerine Şimşek, son birkaç yıldır yapılan reformlar sayesinde kırılganlığın ciddi şekilde azaltıldığını söyledi. Rezevlerde yabancılarn 33 milyar dolara yakın payı bulunduğunu vurgulayan Şimşek, ekonomide iniş ve çıkışların kaçınılmaz olduğunu, ancak dalga boyutunun küçük tutulması gerektiğini kaydetti.
Türk Telekom’la ilgili soruya ise Şimşek, özelleştirmenin ardından pat diye sektörde serbestleşme olmayacağı, özelleştirmelere hızla devam edilmesi gerektiği yanıtını verdi.

"ÖZEL SEKTÖR BORCUNDA CİDDİ ARTIŞ VAR"
Şimşek, Özel sektör borçlarının ekonomiye etkisiöne ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
“Özel sektör dış borçlarında ciddi artışlar var. Ama bilançoya da bakılması lazım. Özel sektörün 138 milyar dolar borcu var ama vadesi de önemli. 101 milyar dolarlık kısmı orta ve uzun vadeli. Şok yaşandı diye hemen bilançoya yansıyacak diye bir durum yok. Özel sektör büyümeyi dışarıdan sağlıyor. Önemli olan kaynağını nasıl kullanıldığı. Son 5 yılda özel sektör 100 milyar dolarlık yatırım yaptı."

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı