Hiç ağlayan birine rastladınız mı?

Mehmet GÖKTAŞ

Şu günlerde “Eyvah, ömrümden koskoca bir yıl eksilmiş!” diye ağlayan birine rastlayan var mı?

“Hiç farkında olmadan şu üç yüz altmış beş gün nasıl da geçip gitmiş!” diye içi yanan birini gören var mı?

“Ölüme bir yıl daha yaklaştık, ecelimiz bir yıl daha öne çekildi diye kara kara düşünen insanlara da rastladığınız oluyor mu?

“Bir tek sermayem ömrümdü, koskoca bir yılını farkında olmadan çarçur etmişim, yazıklar olsun bana!” diye dizlerini döven birini tanıyor musunuz?

Bu maksatla kalkıp aynaya bakan, geçen yıldan bu güne ne kadar değiştiğini kontrol eden,

Veya arşivlerimizde bol miktarda mevcut olan geçen yılki resimlerimizle bugünküleri şöyle bir karşılaştıran ve yüreğinde “eyvah” diye bir ses duyanlarımız var mı dersiniz?

Peki, ağlaması gereken bu insanlar niçin sevinirler acaba?

Sanki adamlar inim inim inledikleri bir zindandan kurtulmak için yıl boyu tırnaklarıyla tünel kazıyorlardı, yılın son gece yarısı tünelin ucunu buldular, ışığı gördüler ve delip dışarı çıktılar ve ondan dolayı sevinç çığlıkları atıyorlar

Sanki bir seneyi tüketmek, üç yüz altmış beş günü bitirmek çok zor geliyordu da yeni bir yıl böyle çılgınca karşılanıyor?

İşte Batı Medeniyetinin özeti budur, Noel Medeniyeti!

Allah Teala'nın insanlara bir rahmet olarak sunduğu gecenin taşlarını yerinden oynatmış, gecenin kodlarını değiştirmiş, geceyi kirletmiştir.

Hem de tarihin hiçbir döneminde geceler böylesine kirletilmemiştir.

Ve Batı, daha sonra da bütün gecelerini Noel gecesine benzetmeyi hedeflemiştir.

İslam Medeniyetinin, vahiy medeniyetinin insanlığa en büyük armağanlarından birisi, geceleri ihya etmektir.

Müslüman, geceyi ihya edendir, Müslüman geceye can verendir, geceye hayat verendir. Müslüman geceyi akşamdan ayırır, akşam ile gece arasına bir çizgi çizer, akşam ile gece arasına bir uyku faslı yerleştirir.

Müslümanın gecesinde müthiş bir sükunet vardır, sekinet vardır. Batının gecelerinde şamata, gürültü vardır.

Müslümanın gecesinde engin bir gökyüzü vardır, yıldızlar vardır.

Batının gecelerinde farıl furul ışıklar vardır, gökyüzü yoktur Müslümanın gecesinde Allah vardır, Allah ile buluşma vardır, Müslümanın bir kendisi ve bir de Rabbi vardır.

Batının gecelerinde sabaha kadar şeytanla birliktelik vardır.

Üstad Necip Fazıl'ın dediği gibi:

Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Evet, İslam’ın gecelerine sabaha kadar gökten nur yağar.

Sapık batının gecelerine ise, sabaha kadar kir yağar, katran yağar ve Allah'ın laneti yağar.