HDP’den PKK’ya, PKK’dan Aydın Doğan’a bir yol gider!

Hasan Karakaya

Günlerdir “Ankara” diyoruz, “patlama” diyoruz... “PKK” diyoruz, “DAEŞ”diyoruz... “Demirtaş” diyoruz, “Aydın Doğan” diyoruz, “HDP” diyoruz,“CHP” diyoruz...

Bütün bunlar;

“Bir bütünün parçaları!”

Yani, ortada bir “büyük fotoğraf” var... Ama biz, “büyük fotoğraf”a değil de, “fotoğrafın parçaları”na bakıyoruz... 

Dolayısıyla, “ne dolaplar döndüğünü” farkedemiyoruz...

Oysa, “fotoğrafın parçaları”nı birleştirirsek, “büyük fotoğraf”a ulaşır ve“neyin ne olduğunu, kimin ne halt işlediğini” rahatlıkla görürüz!..

O halde, gelin “parça”lara bir bakalım ve buradan “bütün”e gidelim:

HDP-PKK İLİŞKİLERİ

“Erzurum’un Hınıs ilçesi Belediye Başkanı DBP’li Hasan Basri Fırat, PKK adına “sözde mahkeme” kurup, “halkı yargıladığı” gerekçesiyle tutuklandı!..

Yüksekova’nın “özerklik” peşinde koşan eş belediye başkanları tutuklandı... Tutuklu belediye başkanlarının sayısı 51’e ulaştı!..

Erciş’te polis memuru Yusuf Diri’yi şehit eden teröristin cebinden Van’ın HDP’li Belediye Başkanı’na fatura edilmiş “otel faturaları” çıktı!..

Ne demektir bu?..

Demektir ki;

“Polis katili PKK’lı teröristin sponsoru HDP’li Belediye’dir!”

“PKK ile organik bağları olmadığını” söyleyen Selahattin Demirtaş’a ithaf olunur!..

KATLİAM MÜNECCİMLERİ!!!

Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nde görülen en büyük terör eylemi, şüphesiz ki, “102 kişinin öldüğü” Ankara’daki patlama idi...

l İşte o patlamayı; Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gecenin “00.22”sinden itibaren, yani “9 saat 26 dakika önceden” attığı “8 twit” ile duyuran, takma adı “Pir Ozan Abdal” olan O.S. adlı şahıs gözaltına alındı.

Şüphelilerden Polatsoy’un 1997’den beri PKK / KCK terör örgütü içinde aktif faaliyet yürüttüğü, 2013’te Urfa’da bir operasyonda, 21 kilogram TNT ile yakalandığı ve hapis yattığı belirlendi. 

Diğer şüpheli Erhan Ö.’nün de 1990’lı yıllarda terör örgütünün çok sayıda eylemine katıldığı, en az iki defa gözaltına alınıp serbest bırakıldığıbelirlendi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Bizimle ilgisi yok” dediği Ankara’daki terör saldırısını; patlamadan yaklaşık 9 saat önce@DrBereday adlı Twitter hesabından yazan Mehmet Serhat Polatsoy da yakalandı... Polatsoy’la ilgili önemli bilgilere ulaşıldı. Selahattin Demirtaş’ın inkar ettiği Mehmet Serhat Polatsoy’un HDP’nin Şanlıurfa Milletvekili adaylarından olduğu, kendisine HDP tarafından avukattutulduğu da gelen bilgiler arasında!.. 

Dahası da var:

PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan’ın da yazarlık yaptığıYeni Özgür Politika’da köşe yazarlığı yapan Polatsoy’un geçmişte Türkiye’yi teröre destek vermekle suçladığı, hatta Türkiye’ye ‘terörist’diyecek kadar ‘alçak’ ifadeler kullandığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a ise ağza alınmayacak hakaretlerde bulunduğu ortaya çıktı.

19 Haziran 2015 tarihinde HDP’li Mehmet Serhat Polatsoy, PYD’li olduğunu şu ifadelerle açıklamış:

“DAİŞ şakşakçılığı yapan dalkavuk medyaya karşı sosyal medya serhildanda... Avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz; Bizler, “Hepimiz PYD’liyiz.”

DEMİRTAŞ’IN PİŞKİNLİĞİ!

Lütfen dikkat;

Adam hem “HDP’nin milletvekili adayı” olmuş!.. Hem de kendisine HDP tarafından “avukat” tutulmuş!.. 

Yetmemiş, “PYD’li bir terörist” olduğunu itiraf ediyor!..

Peki, HDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ne diyor;

“3 tane Twitter hesabı üzerinden mi soruşturmayı yürütüyorsunuz? Bunlar da AKP ile bağlantılı isimlerdir. Hiçbirinin bizimle ilgisi yok,  tanımayız. AKP’ye yakın olmasına rağmen o isimlerin patlama ile ilişkisinin olacağını düşünmüyorum. Bir şekilde denk gelmiş, Ankara ve bomba lafı geçmiş, ona dayanarak insanları suçlayamazsınız.”

Ne denir buna?..

El insaf!..

“Pişkinliğin bu kadarına pes!”

Saldırganlar Ahmet Hakan’ın burnunu kırınca “AKP’li” oluyor ama,“katliam müneccimi”(!) olunca HDP ile ilgisi yok!..

Yersen!..

Hani, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan; kim “Derin Devlet”, kim “Katil Devlet” diyorsa, “kendisini gizlemeye çalışıyordur” demişti ya, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş da aynısını yapıyor!..

Ya, kendisini gizliyor, 

Ya PKK’yı gizlemeye çalışıyor!..

Ama, artık “mızrak çuvala sığmaz” oldu... Demirtaş, bundan böyle de“Katil devlet” demeye devam ederse, söylenecek bir tek cümle var:

“Aynaya bak!”

Evet, CNN Türk ekranlarının sazcısı Demirtaş aynaya bakmalıdır!..

“Ayna’da kimi görürse,

Katil odur!”

Bu kadar basit!..

CAMİ, PKK ÜSSÜ!

Gelelim, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşananlara... “Öz yönetim” ilân etme iddiasıyla Sur ilçesinde hayatı durduran PKK’nın yan kollarına mensup hainler, “500 yıllık Kurşunlu Camii”ni delik-deşik ettiler, Kur’an-ı Kerim’leri pencerelere dizip, çatışmada kendilerine siper yaptılar!..

Camiyi, resmen “PKK üssü” haline getirdiler!..

Dahasını da yaptılar!..

Yollara barikat kurdukları, hendekler kazdıkları yetmemiş gibi; “cami”ye hiç kimseyi sokmadılar, “ezan” okutmadılar, “namaz” kıldırmadılar!..

Tıpkı, geçmişteki CHP gibi... 

Onlar, camileri “hayvanlara ahır” yapmıştı, PKK’lılar da “hayvanlara üs!”

Ne zaman ki, güvenlik güçleri kontrolü ele aldı, işte o zaman “ezan” sesi duyuldu, işte o zaman “namaz” kılınabildi!..

Böyle bir PKK’ya;

“İslâm düşmanı!.. Ezan ve namaz düşmanı” desek, abartmış mı oluruz?..

KİM BU SOROS-BUSH ÇOCUĞU?

Kaldı ki, bu din düşmanlığı sadece Sur’la sınırlı değil!..

Bir de Diyarbakır’ın DBP’li Yenişehir Belediyesi tarafından asılan bir “afiş”var ki; tam bir skandal, tam bir Sorospu çocukluğu!..

Güya, “çocuk gelin” dramına dikkat çekmek için, şehri; “Çocuk gelin yoktur, tecavüzcü erkek vardır” yazılı afişlerle donatmışlar!..

Ama, illa “orospuluk” yapacaklar, illa “İslâm düşmanlığı”nı ortaya koyacaklar ya, o afişin içine Danimarka’da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e hakaret maksadıyla çizilen “karikatür”(!)lerden birini yerleştirmişler!..

Ki, orada “Hz. Aişe”nin adı ayan-beyan okunuyor!..

Açık ve net söylüyorum;

O afişin içine bu karikatürü kim yerleştirdiyse, “İslâm düşmanı bir Soros-Bush çocuğu”dur!..

Gitsin, mahkemeye versin beni... 

Hiç olmazsa, bu “Sorospu çocuğu”nun “anasının anüsünden doğmuş” nasıl bir “yaratık” olduğunu görmüş ve kamuoyuna “teşhir” etmiş olurum!..

Bir çift lâf da, “Kürt halkı”na!..

Hem Peygamber Efendimiz’e, hem Hz. Aişe validemize iftira atan bu afişe rağmen, “hâlâ HDP’ye oy vermeyi” düşünen bir Kürt varsa, bir an önce“Müslümanlığını” gözden geçirsin!..

Yine de “HDP’ye oy vermekte kararlı ve ısrarlı” bir Kürt vara, ona “yuh”derim, “yazıklar olsun” derim, “Ahiret’ini düşün” derim, “iki elim yakanda”derim!..

Öyle ya;

“Müslüman bir Kürt, böylesine din düşmanlığı yapan bir HDP’ye oy vermez!”

Verirse de;

Allah cezasını verir!..

Haa, “Diyarbakırlı Müslüman Kürtler”in tepkisi üzerine afişlerin kaldırılması, özür dilenmesi ve bir personelin görevden alınması, hiç de inandırıcı değil, tam aksine “komedi”dir!..

Çünkü, HDP’li belediyeler bunu hep yapıyor!.. Hatırlarsınız; Van’ınİpekyolu Belediyesi de, seçimlerden önce; “Kadınlar, size Allah’ın emanetidir” diyen Peygamber Efendimiz’e karşı çıkmak için; “Biz kimsenin emaneti değiliz, biz kadınız” yazılı afişler asmıştı!..

Ohh, ne güzel memleket!..

Önce istediğin haltı işle,

Sonra özür dile!..

Bunlara aldanana “yuh” olsun!..

TERÖRÜN ELÇİSİ VE YATAKÇISI!

Gördünüz ya, fotoğrafın parçaları, “PKK-HDP ilişkileri”ni gayet net olarak ortaya koyuyor!..

O halde, bir “parça” daha koyalım da, “Aydın Doğan-PKK ilişkisi” çıksın ortaya!..

Efendim, malûmlarınız olduğu üzre, Aydın Doğan; Hürriyet’teki“Başyazı”(!)sında, “Ben Kelkitliyim!.. Katıksız milliyetçiyim” demişti... Ne var ki; Aydın Doğan’ın, özellikle “adı Türk, menşei Amerikalı” olan CNN Türk Televizyonu; hep yaptığı gibi, bir-iki gün önce de “Terör örgütü PKK’nın propagandası”nı yaptı!..

Herhalde biliyorsunuz...

Türkiye “terör”le boğuşurken, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi adlı şahıs; Ahmet Hakan’ın “Tarafsız Bölge”(!) adlı “PKK taraftarı” programına çıktı ve orada dedi ki:

“PKK terör örgütü değildir!.. PKK, silahı da olan siyasi bir örgüttür!”

Tahir Elçi, “kanlı teröre elçilik” yaparken, Ahmet Hakan’ın suskun kalması,CNN Türk’ün de buna “çanaklık” yapması hayli manidardı!..

Bu durumda;

Aydın Doğan’ın “milliyetçiliğini” gözden geçirmesi gerekmez mi?..

Hele de; “Türkiye kilit ülke” diyen Almanya Başbakanı Angela Merkel’in geleceği günlerde, Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, Alman Bild gazetesine“gelme” diye yazı yazıyorsa!.. 

Ben, sadece “fotoğrafın parçaları”nı koydum ortaya...

Bu parçaları birleştirmek ve “büyük fotoğrafı” ortaya çıkarmak sizlere kalmış!.. Büyük fotoğrafı ortaya çıkarın ve görün;

“Kim, kimdir?”

“Kimler, kimlerle bağlantılıdır?”

“Kimler, kimlerle işbirliği halindedir?”

*******************************************************************************

Önce siz istifa edin Bay Kemal Kılıçdaroğlu!

CHP Genel Başkanı Bay Kemal Kılıçdaroğlu, “kendisinin yapması gereken işleri, başkasından istemekte o kadar mahir” ki, şu “istifa” meselesinde de bu özelliğini gösterdi...

Dün, HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüştükten sonra, “tam bir HDP’li ağzı” ile konuşup, “Adalet ve İçişleri Bakanlarının istifa etmesi gerektiğini” tekrarlamış!..

Demiş ki; “Hangi olay olacak ki bu bakanlar istifa etsinler?.. Kaç kişi ölecek ki, istifa etsinler?”

Akıl var, mantık var; seçime iki hafta kalmışken, bakanlar istifa etse ne olur, etmese ne olur?..

Asıl “istifa” etmesi gereken; yıllardır CHP’nin başında olan ve CHP’nin oylarını sürekli gerileten Bay Kılıçdaroğlu olmalı değil mi?..

Hem, “7 Haziran seçimlerinden önce” ne demişti?.. Demişti ki; “CHP’nin oyu yüzde 30’un altına düşerse istifa ederim!”

Ee, peki CHP’nin oyu ne çıktı?.. Yüzde 26 değil mi?.. Yani, hedefin 4 puan altında!..

Sormak lâzım Bay Kılıçdaroğlu’na;

“İstifa etmeniz için CHP’nin kaç puana düşmesi gerekiyor?”

İstifa için önden buyurun Kemal Bey!..

yeniakit