Hakan Albayrak, Yenişafak gazetesinde yazdığı yazısında, millete işte böyle seslendi. "Haydi, miting organizasyonuna!"
Yenişafak gazetesi yazarlarından Hakan Albayrak ayrıca yazısında "Siyasette esas duruş değil esaslı duruş istiyorsanız, siyasetçilerinizin arkasında durun" dedi.
İşte o yazı...
'Darbeye kalkışanı yakarız!' diyen bir siyaset için...
"Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçilseydi darbe olacaktı!" Koca koca siyasetçiler, hem de milletvekili olmuş siyasetçiler böyle laflar etmiyorlar mı; çıldırıyorum.
Hele bir de sağlarına-sollarına ürkek ürkek bakarak ve seslerini alabildiğine kısarak etmiyorlar mı bu lafları; iyice çıldırıyorum.
Efendiler!
Titreyin ve kendinize gelin!
Kendinize gelin ve şöyle deyin:
Hükümetler ve genel olarak siyaset sınıfı, "Darbe olursa her şey biter" deyip oturmayacak.
Demokratik hukuk devletinin kazandığı mevzilerin 'kaderi', mevcut ve potansiyel cuntaların insafına terk edilmeyecek.
Bir yerde bir cunta kokusu alındığı zaman o yerin altı üstüne getirilecek.
Mevcut yasalar buna elvermiyorsa yeni yasalar çıkarılacak.
Darbenin d'sini telaffuz etmek açık ve kesin olarak yasaklanacak.
Anayasanın teminatı altında olan demokratik parlamenter sistemin silah zoruyla değiştirilmesine dönük her türlü beyan ve hatta ima, şiddetle cezalandırılacak.
Darbe teşebbüslerine karşı doğru dürüst güvenlik tedbirleri alınacak.
Başkentin dört bir yanına bilhassa merkezine silahlı ayaklanmaları bastırmak üzere eğitilmiş gizli-açık anti terör timleri yerleştirilecek.
Bu arada, "Ordu darbeye hazırlanıyor" gibi söylentiler çıktığı zaman bunları açık ve kesin bir dille yalanlamayan, yalanlamanın da ötesine geçip "Milli iradeyi temsil eden Meclis'e ve Hükümet'e sadakat şerefimizdir!" demeyen, darbe söylentilerinin başını alıp gitmesine ve dolayısıyla demokratik parlamenter sistemin gölgelenmesine seyirci kalan genelkurmay başkanları behemehal görevden alınacak, soruşturmaya tabi tutulacak.
Öte yandan, ordunun siyasetle içli-dışlı olmasına mazeret teşkil ettiği (hatta bunu icbar ettiği) ileri sürülen İç Hizmet Kanunu değiştirilecek ve Genelkurmay Başkanlığı ordunun siyasi tartışmalara karıştırılıp yıpratılmasını engellemek için Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanacak; Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanlığı binasında görev yapacak; Ankara'nın merkezindeki bütün askerî birlikler Polatlı'nın gerisine taşınarak "siyasete müdahale" şaibelerinden tamamen kurtarılacak"
"Yeter! Söz milletin!" sloganını ve bu sloganın türevlerini dillerinden düşürmeyen siyasetçiler, ey!
Bunları parti programlarınıza, seçim beyannamelerinize almaya var mısınız?
Ayrılığınızı-gayrılığınızı bir kenara bırakıp, bunlar için güç birliği yapmaya var mısınız?
"Ya darbe olursa" korkusunun yerini "Darbe yapmaya kalkanı yakarız!" kararlılığının aldığı yeni bir Türk siyaseti inşa etmeye var mısınız?
"Varız" demiyorsanız, diyemiyorsanız, istediğiniz kadar demokrasi nutukları atın, her türlü tacize boyun eğmeye yazgılı haysiyetsiz bir demokrasinin neferleri olmaktan öteye geçemeyeceksiniz!
Ve millet, ey!
Siyasette esas duruş değil esaslı duruş istiyorsanız, siyasetçilerinizin arkasında durun; "DEMOKRATİK Cumhuriyet" için meydanlarda toplanın!
Bugüne kadar hiç kimsenin toplanmadığı kadar toplanın!
"Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım!" diyecek kadar toplanın!
Sığmayın meydanlara, taşın!
Anlı şanlı demokratik sivil toplum örgütlerimiz, ey!
Neredesiniz?
Haydi, miting organizasyonuna!
Hakan Albayrak - Yenişafak