İddianamede, Ergün Poyraz adlı kişinin dijital verilerindeki 'cinayet' isimli belgede, Mehmet Haberal başlığı altında, şüphelinin, 'Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in rahatsızlığında yanlış tedavi uygulamakla suçlandığı" ifade ediliyor. Sözkonusu belgede, Bülent Ecevit'in 2001 yılında bazı çevreler tarafından görevden uzaklaştırılarak, yerine Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın getirilmek istendiği ancak Özkan'ın bunu kabul etmediği, 4 Mayıs 2002'de Mehmet Haberal'ın rektörü olduğu Başkent Üniversitesi'ne kaldırılan Ecevit'e bağırsak iltihabı teşhisi konulduğu, bir gün sonra hastaneden çıkan Bülent Ecevit'in Oran'daki konutunda dinlenmeye çekildiği, iki gün sonra ise evde sırtını çarpması sonucu kaburgasının kırıldığı açıklamasının yapıldığı, 17 Mayıs 2002'de Başbakan'ın doktoru Prof. Dr. Turgut Zileli ve Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın Başbakanlık Konutu'nda Ecevit'i muayene ettiği, kapsamlı bir chek-up yapılması için ikna ettikleri, yeniden aynı hastaneye kaldırıldığı ve burada kaldığı 11 gün sonunda durumunun daha da kötüleştiği, 27 Mayıs 2002'de 11 gün kaldığı Başkent Hastanesi'nden çıkarak evine gittiği ve Başkent Üniversitesi'nden gelen doktorları kabul etmeyerek Demiryolları Hastanesi'nde çalışan Ortopedist Dr. Mücahit Pehlivan tarafından tedavisine devam edildiği bilgisine yer verildiği ifade edildi.
Türker: Ecevit balyozun altında kaldı
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, Balyoz Darbe Planı'nın söylendiği gibi 2003 tarihinde değil daha önceden hazırlandığını söyledi. Türker, "Ecevit hastalandıktan sonra Balyoz'un altında kaldı. 2002'de Balyoz vardı" dedi
Ankara'da DSP Keçiören İlçe Kongresi'ne katılan Türker, Balyoz Darbe Planı ile çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türker, Balyoz Darbe Planı'nın çok daha eskiye dayandığını ileri sürdü. Balyoz Darbe Planı'nın en büyük mağdurunun DSP ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit olduğunu iddia eden Türker, "Ecevit hastalandıktan sonra balyozun altında kaldı. 2002'de Balyoz vardı ve sonucu AKP oldu. Bu balyozu asker hazırlamadı. Bu planlar şimdiki hükümetin de hoşuna gidiyor. Darbeden söz edildiği tarihte Erdoğan Başbakan olmamıştı. Eğer Balyoz sallanmasaydı Irak'ta ABD olmazdı" diye konuştu.
Yalçın Küçük: Erdoğan'ı da Haberal'a götürmek lazım
İddianamede, şüpheli Yalçın Küçük'ün bilgisayarında 'Dördüncü Bölüm Saralı Ülke' isimli belgede 'Öyle sanıyorum, Recep Tayyip Erdoğan'ı da Haberal'a götürmek gerekiyor, Ecevit misali, hastaneden kaçmaması için de Aytaç Paşa'nın jandarmalarından ikisini kapıya dikmek yerindedir. Bilemem, iş doktorluktur ve Erdogan için 'çalışamazlık' raporu almak mümkündür. Memleketin ali menfaatleri bu noktadadır' şeklinde ifadelere de yer verildiği
belirtildi.
Hastaneye yattığında durumu ağırlaştı
Haberal , Ecevit'in rahatsızlığında yanlış tedavi uygulamakla suçlanıyor...Yalçın Küçük ise 'Öyle sanıyorum,Erdoğan'ı da Haberal'a götürmek gerekiyor' demiş...
Güncel Haberleri
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?
İran Kuş Avlar Gibi Helikopter ve Uçak Düşürüyor!
İran İle Fransa Anlaştı! İran'dan Diplomasi Dersi!