Harika

Abdurrahman Dilipak

 
 
Bugün günlerden salı. Siz bu satırları okurken biz dünyanın kalbinin attığı yerde, Mekke-i Mükerreme"de olacağız.. İhram giyeceğiz. Tavaf yapacağız..
"Ana yurdu"dur Müslümanların, Mekke! Adem babamızın, Havva annemizin ilk evi.. Haacer annemizin yurdu.. Hz. İbrahim"in elleri ile ördüğü duvar. Resul"ün tavaf ettiği mekan.. Hz. İsmail bu tepeler arasında dolaştı..
Hepimiz Ademin çocuklarıyız. Hz. Adem ise topraktandı..
Biz hepimiz kardeşiz. Bugün herkesin derisinin rengi aynı.. kefene benzer elbiselerimizin cebi yok. O bize verilen kimliklerin de burada bir değeri, anlamı yok. Unvanların da..
Mekke"den sonra ver elini Medine.. Haacer annemizin ayak izlerinden sonra Resul"ün ayak izlerinden Resul"ün evine misafir olacağız..
Mekke"den Urfa"ya, Medine"den İstanbul"a yol gider. Mekke"den Kudüs"e yol gider..
Her Müslümanın yüzünü günde beş kez çevirdiği yerdeyiz.. Üsküdar"dan Urfa"ya, Urfa"dan Şam"a, Şam"dan Kudüs"e, Kudüs"ten Medine"ye, oradan Mekke"ye yol gider..
Üsküdar"ın Harem otobüs durağı, eski zamanlarda, Sürre alaylarının hareket noktası olduğu için, Kabe"ye açılan bir kapı anlamında, oraya Harem denmiştir..
Ben Mekke yolculuğuna çıkarken, Harem"de bir tur atacağım.. Belki 2 rekat da namaz..
Harem aslında iskele, otogar değil, sahra mescididir..
Yaz sıcağında Kabe daha sakindir diye biliyorum. Sıcak günlerde Zemzem"le serinleyeceğiz.. Yürek-beyin zonklamasının ilacı ise Kur"an-ı Kerim olacak.
Sabretmeyi öğreneceğiz. Dualarla istikametimizi yeniden ihya ve inşa edeceğiz.. 300 kişiyiz bu yolculukta. Ekrem Kızıltaş da bizimle birlikte. Namaz platformundan Ahmet Bulut da, Hayat yayınlarından Hayati bey de, Hasan Aksay"ın kızı ve damadı da farklı turlarla kutsal topraklarda olacak. Biz Rin Tur"la İlyas Say"la birlikte, Mekke"de Bostan Kerim otel de olacağız.
Çok fazla dünyevileştik. Para ve siyaset zamanımızı o kadar çok işgal ediyor ki..
Ömrün muhasebesi için yeni bir fırsat doğdu sanki..
Hac ve umre yolculukları yeni dostluklar da sebeb oluyor aslında.. Bazen yıllardır görmediğiniz dostlarla karşılaşıyorsunuz..
Hac ve umreler daha anlamlı olabilirdi belki. Zamanla bu işler nasıl olacak onu bilmiyorum. Ama Kabe"nin etrafından yükselen taş ve beton blokları canımı sıkıyor.. Kabe sanki altın kafese hapsediliyor..
Biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz. Bir fitne, ümmetin yakasına yapışırsa nasıl yakamızı bu ateşten kurtarabiliriz bilmiyorum.. cahillik ve tefrika başımıza bela..
Dünyanın hali hiç iyi değil..
Amerikan"ın, batının ve bazı kıralların elinde bu kadar servet, Rusya"da bu kadar toprak, Çin ve Hindistan"da bu kadar yoksul ve bu kadar büyük bir nüfus varken dünyanın geleceği pek parlak değil.. Çin ve Hindistan"ın sahip olduğu toprak Rusya"nın yarısı kadar değil. Çin ve Hindistan"da nerede ise dünya nüfusunun yarısı yaşarken, Rusya"nın sahip olduğu nüfus, Türkiye"nin nüfusunun iki katından biraz fazla.
Genom"un hayatımızı karartmasından korkuyorum. Nükleer silahların da. Mafia, çete, uyuşturucu, ailenin dağılması, çevre felaketi bunlar zamanın afetleri gibi sanki..
Mehdi ve Mesih tartışmasının İslam-gayrimüslim, Müslümanların içinde mezhep tartışmasına dönmesinden korkarım.. Bu arada yükselen terör ve savaş tehlikesi de bu işin bir başka boyutu..
Her Mekke"ye gelişte, Kudüs sancısı sarar yüreğimi.. İşgal altında bir mabed.
Bilmem biliyor musunuz, İstanbul"dan Mekke"ye döndüğünüzde yüzünüzü aynı zamanda Kudüs"e, Mescidi Aksa"ya da dönmüş olursunuz..
Hac yolunda yaşanan haksızlıklar bakalım bu yasama döneminde ortadan kaldırılacak mı? Bu da ayrı bir dert. Eskiden her hac mevsiminde Suriye"de kolera çıkardı.. Şimdi savaş kesti yolumuzu. Savaş olmasa da, zaten uçakla gidiyoruz artık. Çünkü karayolu hâlâ kapalı!
Sadece İslam coğrafyası yanmıyor. ABD"de FED başkanı açıkladı. Yeni bir ekonomik durgunluk beklentisi sözkonusu.. AB de bir türlü krizden çıkamadı gitti. İspanya, Portekiz, Belçika, Yunanistan.. Gelen günler geçen günleri aratıyor..
Dualarımız olmasaydı, ne işe yarardık ki! Selâm ve dua ile..

yeniakit