Halk, Onları Takmadı

AK Parti’yi daha güçlü bir şekilde yeniden tek başına iktidara getiren ve “halk muhtırası” olarak nitelendirilen 22 Temmuz seçim sonucu; darbeci, yasakçı, halkı “cahil” görerek millet iradesini hiçe sayan ve uygulamaları ile

AK Parti’yi daha güçlü bir şekilde yeniden tek başına iktidara getiren ve “halk muhtırası” olarak nitelendirilen 22 Temmuz seçim sonucu; darbeci, yasakçı, halkı “cahil” görerek millet iradesini hiçe sayan ve uygulamaları ile milletin önünde adeta “takozluk” yapan çevrelerin de kaybettiği anlamına geliyor. Sandıkta, siyasi partilerin yanı sıra hangi icraatlarından dolayı kimler kaybetti? İşte bu sorunun cevabı:

“İBADETLER KISITLANABİLİR” DEDİ
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer: Görev süresi boyunca yaklaşık 260 teröristi affederek toplumun içine salıveren Ahmet Necdet Sezer, hükümetin atadığı bürokratları “eşlerinin başörtülü olup olmadığı” konusunda kapıcılarına kadar araştırdı. Ramazan ayında gün içinde kameraların karşısında lıkır lıkır su içen aynı Sezer, Köşk’teki resepsiyonlarda siyasiler arasında “eşli-eşsiz davetiye” ayrımı yapmaktan çekinmedi. Sürekli mütedeyyin insanları rencide edici ifadeler kullanırken, “ibadetlerin kısıtlanabileceğini” dahi söyleme cüretinde bulunan Sezer, Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesine de karşı çıktı. AK Parti’ye karşı siyasi parti muhalefet lideri gibi çalışan Sezer, sözde Cumhuriyet mitinglerinin önde gelen tertipçilerinden ADD’cilere para aktarmaktan da geri durmadı…Sezer, görev süresi 16 Mayıs’ta dolmasına rağmen Köşk koltuğunda oturmaya devam ediyor.

27 NİSAN MUHTIRASI'NIN MİMARI
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt: Göreve geldiği 26 Ağustos 2006 tarihinden sonra yaptığı her konuşmada Türkiye’nin ‘Cumhuriyet tarihinin en büyüt tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu’ savunan Büyükanıt, Cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylamasının yapıldığı ve oylama sonucunun CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüldüğü 27 Nisan günü saat 23:00’te internet sitesinden yayınlanan muhtıranın mimarı oldu. Muhtırada ‘Kur’an kursları ve başörtüsü doğrudan hedef alındı. Büyükanıt, Türkiye’nin Kuzey Irak’a müdahale etmesi gerektiğini belirttiği konuşmalarında, hükümeti sürekli siyasi kararlılık göstermemekle suçladı.

YARGIYI “ÇATIŞMA ÇIKAR” DİYE TEHDİT ETTİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Muhalefetteki son 4 buçuk yılını da ara rejim özlemi içinde geçiren Baykal, Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını önlemek için yaptığı girişimlerini, orduyu göreve çağırmaya kadar vardırdı. Baykal, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adaylığını eşinin başörtüsü gerekçesiyle protesto eden ve Cumhuriyet mitinglerini tertipleyen darbe çığırtkanlarına da tam destek verdi. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk tur oylamasını Anayasa Mahkemesi’ne götüren Baykal, mahkemeyi “Başvurumuzu reddederse ülkede çatışma çıkar” şeklinde tehdit etmeyi de ihmal etmedi.

CHP’YE KUYRUK OLDULAR
Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu: Son dakikaya kadar kameralar karşısında “demokrasi” vurgusu yapan Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu, bir gecede tavrını değiştirerek CHP’ye kuyruk oldular. Cumhurbaşkanlığı oylamalarına katılmak isteyen milletvekillerini engellediler. Partilerini Demokrat Parti adı altında birleştirme çabaları sonuçsuz kaldı.

FİKRİ BAŞKA, ZİKRİ BAŞKA
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç: Yükseköğretimde başörtüsü yasağı ve katsayı adaletsizliğinin bir numaraları savunucusu konumundaki Teziç, göreviyle hiç âlâkası olmayan konularda ahkâm kesmekten de geri kalmadı. Köşk’e sırtını dayayarak, hukuksuz bir şekilde rektör atayan Teziç, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığını engelleyebilmek için kendi kitabındaki görüşlerinin aksine açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde “Meclis 184’le toplanamaz. Toplantı yeter sayısı 367’dir” diyen Erdoğan Teziç’in, 1986 yılında yayınlanan ve üniversitelerde okutulan “Anayasa Hukuku” adlı kitabında ise “Genel Kurul’da 184 kişinin olduğuna kanaat getirilmesi halinde yoklama dahi yapılmadan oylamaya geçilebileceğini” diyordu.

AK PARTİ’YE KARŞI “GERGİNLİK” TEHDİDİ
ÇYDD Başkanı Türkan Saylan: Adı misyonerlik ve teröristlere yardım iddialarına karışan Saylan, Cumhuriyet mitinglerinin baş mimarı oldu. Başörtüsü ve İHL düşmanlığını her fırsatta dile getiren Saylan, çocukların “Kur’an Kursları yerine bale kurslarına gitmesi gerektiğini” savundu. Abdullah Gül’ün adaylığını “Çok yanlış bir seçim” olarak niteleyen Saylan, “Bu seçimi cumhuriyete, laik düzene meydan okuma olarak algılıyorum. Türkiye'nin geleceğinde çok büyük gerilemelere, kargaşaya ve gerginliğe yol açacak” tehdidinde bulundu.

DARBE GÜNLÜKLERİNDE BİR İSİM
ADD Başkanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur: Adı darbe günlüklerinde geçti. Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen günlüklerde, Jandarma Genel Komutanı iken AK Parti hükümetine karşı ‘Sarıkız’ ve ‘Ayışığı’ isimli iki ayrı darbe planı yaptığı bilgilerine rastlandı. Eruygur Paşa emekliliğinin ardından başına geçtiği ADD’yi, Türkiye’de kutuplaşmayı hedefleyen Cumhuriyet Mitinglerinde organizatörlük görevi üstlendirdi. Sezer’den aldıkları maddi ve manevi destekle AK Parti hükümetine siyasi parti gibi muhalefet etti.

DARBECİ MİTİNG BÜLBÜLÜ
Kanal Türk’ün sahibi Tuncay Özkan: Tertiplenmesinde katkı sağladığı sözde Cumhuriyet mitinglerinin en ateşli konuşmacıları arasında yer aldı. Kürsüden, Başbakan Erdoğan’a, Fethullan Gülen’e, İmam Hatip okulları ve başörtülülere iğrenç hakaretlerde bulundu, darbe kışkırtıcılığı yaptı. CHP’den “reklâm anlaşması” adı altında faturalandırılma gereği dahi duymaksızın trilyonlarca lira aldı. Sözde ulusalcılığı diline dolayan Özkan, AK Parti’yi Türkiye için en büyük tehdit olarak yansıttı. AK Parti’ye karşı CHP-MHP ittifakını savundu.
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu: 2002 yılında AK Parti hakkında kapatma davası açan Kanadoğlu, 367 dayatmasının mimarıydı. Cumhurbaşkanlığı oylamalarına geçilebilmesi için Genel Kurul’da 367 milletvekilinin bulunması gerektiği fikri, ülkenin önde gelen hukukçularını hayrete düşürdü ancak CHP, Cumhurbaşkanı Sezer ve Anayasa Mahkemesi tarafından haklı bulundu. Her tartışmayla ilgili olarak CHP ve Cumhurbaşkanı Sezer’e sürekli mesaj gönderdi.
Cumhuriyet gazetesi ve Başyazarı Atilla İlhan: Birinci sayfasından verdiği “tehlikenin farkında mısınız” mesajı ile ortamı sürekli gerdi. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığını engellemek için organize edilen Cumhuriyet mitinglerine tam destek veren gazetenin Başyazarı İlhan Selçuk, yılların MHP karşıtlığını bir kenara bırakarak, CHP-MHP koalisyonu için çaba gösterdi.

“ÖLMEK VAR ÖLDÜRMEK” VAR DEDİLER
Kuvayı Milliye Dernekleri ve sözde ulusalcılar: Dernek üyelerine silah üzerine “ölme öldürme” yemini ettirmekle gündeme gelen Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Albay Fikri Karadağ, binlerce kişilik hain listesi hazırladıklarını söyleyerek, gündeme oturdu. Tamamı hükümet karşıtı olan, benzer isimleri taşıyan dernek ve Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi olarak bilinen çok sayıda örgütlenmenin mimarları, Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Emekli Astsubay Oktay Yıldırım, Taner Ünal gibi isimler ‘terör örgütü üyesi olmak’ ve ‘çeşitli patlayıcılar bulundurmak’ suçlarından tutuklandılar.

Vakit

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı