Gürüz Çatlattı Teziç Yıktı!

4 yıllık görev süresi boyunca, skandal açıklamaları, darbe planları, yasaklar ve gerilimlerle gündeme gelen YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, yarın ‘eski’yenler arasına katılıyor.

Zulümleri, zorbalıkları, çatışmacı ruh hali, hukuk tanımazlığı, mukaddesat karşıtlığı ile anılacak olan Teziç dönemi, Gürüz döneminin ardından Türkiye üniversite tarihine geçen bir başka kara leke olarak nitelendiriliyor.

Hafız ve hacı bir babanın oğlu olan Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erdoğan Teziç, 4 yıllık görev süresi boyunca sürekli yasaklar, skandallar ve geçmişiyle çelişen açıklamalarla gündeme geldi. Oysa Teziç, zamanında camide ezan da okumuş, öğretim Üyeliği döneminde de yasaklara ve YÖK’e ağır eleştirilerde bulunmuştu. Ancak 4 yıllık görev süresince bu geçmişine çok zıt bir tablo çizdi Teziç…
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 8 Aralık 2003 tarihinde Kemal Gürüz’ün yerine göreve getirilen Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erdoğan Teziç’in görev süresi bugün doluyor. Atanmasından üç gün sonra yaptığı açıklamada, “Bizden beklenen kamuoyu önünde iktidarla mücadele etmek değil ama gerekirse edeceğiz.” diyen Teziç, görevi boyunca hemen her konuda iktidarla çatıştı. Kısa sürede Sezer’e layık bir YÖK başkanı olduğunu ve Gürüz’ü aratmayacağını ispatlayan Teziç, görevinin ikinci haftasında da, “Başörtüsü yasağı hem iç hem de uluslararası yargı makamlarınca sonuçlandırılmış bir konudur. Bu konuda yargıya uymaktan başka kimse bir şey yapamaz. Bu konuda TBMM’nin yasal düzenleme yapma yetkisi yoktur” diyerek millet iradesini de hiçe saydığını gösterdi. İşte dört yıllık görevi boyunca Teziç’in bazı icraatları:
Gürüz, YÖK Başkanlığı’na atanmasını “son derece isabetli” şeklinde ifade ettiği Teziç’e, “Her zaman emrinizdeyim ve vereceğiniz görevleri sonuna kadar yapacağım” diye seslendi. Teziç, yalnızca eğitim alanında değil Türk siyasi tarihinde de kendisine ‘unutulmayacak’ bir yer edindi. Göreve gelir gelmez bir ‘fişleme’ skandalıyla gündeme gelen Teziç, görevden ayrılmasına birkaç gün kala yine bir ‘fişleme’ skandalında başrol oynadı ve giderayak yine şaşırtarak ‘huzurlu’ bir şekilde ayrıldığını açıkladı.

MASONİK ÖRGÜTLENME İDDİALARI
YÖK Başkanı olduktan sonraki uygulamaları sebebiyle yoğun şekilde eleştirilen Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Galatasaray Üniversitesi’nde rektörlük yaptığı dönemde de masonik örgütlenme konusunda ilginç iddialara maruz kalmıştı.
İddialara göre; üniversitenin doktoru İbrahim Önsiper’in önüne, bir günde 120 sevk evrakı imza için konuluyor. İmzalamayınca ipler kopuyor. Rektör Erdoğan Teziç, kendisine müthiş şantaj ve tehditlerde bulunuyor ve görevinden alıyor.

HAKKINDA YOLSUZLUK DOSYASI
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Bütçe Kontrolörleri Denetim Birimi Başkanlığı tarafından YÖK Başkanı Erdoğan Teziç hakkında 32 sayfalık rapor hazırlandı. Galatasaray Üniversitesi Rektörlüğü dönemindeki çok sayıdaki uygulamasında usulsüzlük tespit edilmesine rağmen, Teziç hakkında hiçbir yasal işlem yapılamadı.

ÖĞRETİM ÜYELERİNİ FİŞLETTİ
Teziç, Gürüz’den görevi devraldıktan 5 gün sonra 17 Aralık 2003 tarihinde üniversite rektörlerine bir yönerge gönderdi. Öğretim üyelerini fişletmeyi amaçlayan “Gizli Yönerge”ye akademisyenler büyük tepki gösterdi.
Rektör Aşkın’ın tutuklandığı sırada, “Teziç döneminde öğretim üyelerinin fişlendiği” de ortaya çıktı.
ABD Virginia Üniversitesi bünyesindeki “İntihal Kaynakları Merkezi”, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nu “intihalcilik”, yani fikir hırsızlığı yaptığını açıkladı. Türkiye’yi uluslararası bilim camiasında utandıran bu olay karşısında Alemdaroğlu hakkında hiçbir işlem yapmadı.

MİLLİ EĞİTİM ŞURASI’NA KATILMADI
YÖK’süz toplanan 17. Milli Eğitim Şurası sonrası toplanan Rektörler Komitesi yaptığı açıklama’da, “Meslek liseleri için katsayı uygulamasını kaldırmayı amaçlayan ve İmam Hatip Lisesi mezunlarına uygulanan engelin aşılması olarak ünlenen, yüksek öğretimde onarılamayacak tahribata yol açacak temenni kararını, kesinlikle benimsememiştir. Komitemiz benimsemediğimiz şura temenni kararının gerçekleştirilmesi için yüksek öğretim üst kurullarının iradesi dışında girişimde bulunulması halinde, bu girişimleri engelleyebilmek amacıyla her zamanki gibi yasal zeminde bütün gayretleri sebatla sürdüreceğini ve yaklaşan ÖSS’de bu konuda değişiklik yapılmayacağını kamuoyuna açıklamayı bir görev bilir. Amaca hizmet edecek aracın içinde bulunmayı doğru bulmadığımız için şuraya katılmadık. Amacın, imam hatiplere doğrudan üniversite yolunu açmak olduğu açıktır” denildi.

HUKUKSUZLUĞA GÖZ YUMDU!
İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun kapatılan anabilim dallarının açılması yönünde verilen mahkeme kararı uygulanmamasına göz yumdu ve onlarca asistan kadrosunun kapalı tutulmasını sağlayarak çok sayıda genç bilim adamının hakkını yedi.

BAŞARISIZLIĞA KULP ARADI
"Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi" listesine hiçbir Türk üniversitesinin girememesine bahane arayan Teziç, araştırmanın kimler tarafından ve neye göre belirlendiğinin sorgulanması gerektiğini savunarak, ilkler arasına girememenin çok da önemli olmadığını ima etti. Aynı Teziç, AB’ye en hazır kurumların üniversiteler olduğunu da iddia etti.

ESKİ OKULUNA İMTİYAZ
Hatay’dan İzmir’e sahil illerindeki denizcilik yüksek okullarını bir bir kapatan YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, daha önce rektörlük yaptığı Galatasaray Üniversitesi’nde Deniz ve Ticaret Meslek Yüksekokulu açılması kararı konusuna da bir açıklık getirmedi. Teziç’in bu tutumu eski okuluna imtiyaz olarak değerlendirildi.

MİLLİ İRADEYE SAYGISIZLIK
Teziç, YÖK Başkanlığı ve 53 üniversitenin bütçe ödeneklerinin belirlendiği TBMM Plan Bütçe Komisyonu toplantısına katılmadı. Teziç’in, mazeret bildirmeksizin Meclis’e gelmemesi “demokrasiye ve milli iradeye saygısızlığın göstergesi” olarak yorumlandı.

HORTUMCULARI SAVUNDU!
Kamuoyunda “hortumculardan kaçırdıkları paraları da tahsil etmeye imkân sağlayan yasa” olarak bilinen Bankacılık Yasası ile ilgili değişiklikleri eleştiren YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in, Prof. Baki Kuru ve Prof. Ünal Tekinalp ile birlikte yeni düzenlemelerin yasallaşmaması için Çukurova Grubu adına mütalaa hazırlayarak, “hortumcuları” savunduğu ortaya çıktı.

TEHDİTLERLE ÜLKE GERİLDİ
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in, Meslek Liseleri için tek maddelik değişikliği “anti demokratik” olarak nitelendirmesiyle gerilen YÖK taslağı görüşmeleri, YÖK’ün “Danışma Kurulu” bahanesini öne sürerek çekilmesiyle baltalandı. YÖK üyelerinin “Meclis’e yürürüz, okulları Eylül’de açmayız, kontenjanları düşürürüz ve dersleri boykot ederiz” şeklindeki tehditleriyle gerilen ortam sonrası düzenlemeler rafa kalktı.

TEZİÇ’İ YALANLAYAN İSTATİSTİK
YÖK Başkanı Teziç, meslek liselerinde öğrenci sayısında artış olduğunu söyleyerek katsayı haksızlığı ile bu okulların önünün kapanmadığını ileri sürmüştü. Ancak rakamlar Teziç’i yalanladı. Zira İHL’ler hariç tutularak yapılan istatistikî çalışmalara göre; 1997 yılında ortaöğretimdeki payı yüzde 38.3 olan mesleki ve teknik liselerin bu payının; 2001’de yüzde 35.6’ya, 2002’de yüzde 33.6’ya ve 2003 yılında ise yüzde 31.5’e düştüğü belirlendi.

HUKUKÇU KİMLİĞİYLE HUKUKU TIKADI
Teziç, “Bizim nazarımızda verilmiş yüce mahkemelerin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararlar var. Biz, kurallara bağlı olarak yetki alanımız içinde davranmak zorundayız. Üniversiteler olarak bu konuda yeni bir tartışma çıkaracak durumda değiliz” derken, diğer taraftan da yasaklar ve haksızlıklarla ilgili yasal düzenlemelerin önünde hep en önemli direniş noktası oldu.

YALAN SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEDİ
“Katsayılarda bir değişiklik yok” açıklaması ile de Teziç, çok geçmeden “Meslek liselerinden mezun olanların kendi alanlarıyla ilgili bölümlere girişindeki katsayının 0.24'ten, 0.08'e düşürülmesi kararı alındı” dedi.

YASAKLARI AÇIKÇA SAVUNDU
“Türkiye’nin Yükseköğretim Stratejisi” başlıklı 237 sayfalık YÖK raporunda, “Kamusal alanda türban olmaz. Aksini iddia edenler cezalara katlanır. Meslek liselilere haksızlık yapıldığı iddiası sığ bir tartışmadan ibarettir. Öğrenci affı çıkarılamaz.. Rektörleri öğretim üyeleri seçsin, olmadı YÖK belirlesin. Rektörlük görev süresi 5 yıla çıkarılsın…” talebinde bulundu. Teziç başkanlığındaki YÖK, KKTC’deki üniversiteleri, “başörtüsüne yasak getirmemeleri halinde, mezunlarının denkliğini tanımamakla” tehdit etti.

28 ŞUBAT’TAKİ PARMAĞI
Refah Partisi’nin kapatılma gerekçelerinin arasında dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın tutuklu Bekir Yıldız’ı cezaevinde ziyaret etmesi de yer alıyordu. Bu suçlama fikrini Vural Savaş’a, Teziç’in verdiği ortaya çıktı.

AİHM KARARI BİLE SAPTIRILDI
YÖK Başkanı Teziç’in, AİHM Büyük Dairesi’nin Leyla Şahin hakkında verdiği kararı gerekçe gösterek, “AİHM’nin kararı bağlayıcıdır. Kararın uluslararası planda olması, Türkiye’nin bundan böyle aksi yönde bir düzenleme yapma olanağını da ortadan kaldırıyor. Herkes için bağlayıcıdır” şeklinde sözlerinin yanıltıcı olduğu ortaya çıktı. Zira AİHM Büyük Dairesi’nin resmi basın bildirisinde; AİHM’nin idarenin iç düzenlemelerine müdahale edemeyeceği belirtilerek, “Taraf devletlerin takdir hakkına saygı gösterilir” deniliyordu.

KURUL YOK AMA MAAŞI VAR
YÖK yasasına göre YÖK’ün Başkan, Yürütme Kurulu ve Genel Kurul olmak üzere üç organı bulunuyor. YÖK Başkanı, 2 başkanvekili ve 6 üyeden oluşan Yürütme Kurulu’na ‘başka kurumlarındaki görevlerinden ayrılma şartı’ nedeniyle hiçbir akademisyen talip olmadı. Teziç de görev süresince Yürütme Kurulu’nun işlerini 21 üyeli Genel Kurul’la yürütmeye başladı. Ayda ortalama iki kez toplanan Genel Kurul toplantısı için bu üyelere her defasında ‘Huzur Hakkı’ adıyla ödeme yapıldı. Üstelik Teziç ile başkanvekilleri İsa Eşme ve Aybar Ertepınar, Yürütme Kurulu olmadığı halde 4 yıl kurul üyesi diye maaş aldı.

‘SARI KIZ’ PLANI DEVREDE
AK Partili birinin Cumhurbaşkanı olmasını engellemek için 14 Nisan'da yapılan emekli Org. Şener Eruygur başkanlığındaki ADD'nin mitingine bazı üniversite rektörleri destek verdi. Öyle ki, birçok üniversiteden miting alanına servisler kaldırıldı ve hatta mitinglere katılmaları konusunda öğrencilere baskı uygulandı. Bu tam da, rektörlerin hükümete baskı uygulamasını öngören “Sarıkız planı”nın bir parçasıydı.

“HUZURLU VE MUTLU AYRILIYORUM”
Görev süresi boyunca en büyük destekçisi olan Ahmet Necdet Sezer’e veda ziyaretinde bulunan Teziç, “Sayın Sezer’in bize vermiş olduğu destek, görevlerimizi yapabilmek açısından çok önemliydi. Bununla ilgili değerlendirmeler yaptık” dedi ve YÖK’ten huzurlu ve mutlu bir şekilde ayrıldığını söyledi.
---------
CUMHURBAŞKANI’NA GİDERAYAK EMRİVAKİ
8 Aralık’ta görev süresi dolacak olan Teziç, giderayak Galatasaray Üniversitesi Rektörünü de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e emrivaki ile seçtirmek istiyor. Mevcut rektörün görev süresi 13 Ocak 2008’de doluyor. Ancak yeni rektörün, Teziç’in görev süresi dolmadan belirlenmesi için seçimler 2,5 ay erkene alınmış, 17 Kasım’da da YÖK belirlediği aday listesini Köşk’e göndermişti.
---------
ERDOĞAN: TEZİÇ BEYİNLERİ OKUMAYA ÇALIŞIYOR
Deniz Ticaret Odası’nın meclis toplantısında “YÖK anlayışı ülkemizde bilime sınır getirmiştir.” diyen Başbakan Erdoğan, yeni bir tartışmayı başlattı. YÖK’ün yeni üniversitenin açılmasına da engel olduğunu söyleyen Erdoğan, YÖK’ü öğretim üyesi açığının sorumlusu göstererek “Öğretim üyesini kim yetiştirecek, ben mi yetiştireceğim? Sen yetiştireceksin ama insanların beyinlerini okumaya kalkarsan bu ülkede öğretim üyesi çıkmaz.” diye eleştirdi.
-------
BİRADERLERİNDEN FAHRİ DOKTORALI
Teziç, Türkiye’yi yıllardır sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla köşeye sıkıştırmaya çalışan Fransa’daki masonların kalesi olarak gösterilen Paris Sorbonne Üniversitesi’nden, fahri doktora ödülü aldı. Ayrıca Fransa Cumhuriyeti tarafından Legion D’Honnoer Nişanı’nın en üst derecesine layık görüldü.
--------
İşte Teziç’in akıllara kazınan bazı ifadeleri:
- “Rahat yüzü görmedim”
- “Bir yargıç kürsüde başı açık olup, pazara türbanlı gidemez. Bir öğretmen okulda başı açık, pazara çıkınca türbanlı olamaz”
- “Devlet üniversitelerinde dinsel simge biçimine dönüşmüş olan giysi biçiminin, vakıf üniversitelerinde hukuken olması da mümkün değildir”
- “Meclis çoğunluğu her şey demek değil!”
- “Üniversiteye giriş sınavının ne şekilde yapılacağı, Meclis'in değerlendireceği bir konu değil.”
- “Park ve bahçeler de kamusal alandır.”
- “Siyasetçiler, üniversiteler üzerinde bir tasarrufta bulunamaz. Öğrenci affına da karşıyım.”
- “Yapılacak yasal düzenlemeler ya kanuna karşı hile oluşturur ya da Anayasa'ya karşı hile oluşturur”
- “Başbakan ‘devlet adabı’ sahibi değil, gerginlik çıkarıyor.”
-----------
Ve Teziçli YÖK döneminden akılda kalanlar:
- Doğan Center’da düzenlenen Genç İletişimciler Ödül Töreni’ne katılan YÖK Başkanı Teziç, Aydın Doğan'ın rahle-i tedrisatından geçen biri olduğunu söyledi. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç başörtülülere ve ÖSS adaletsizliğine duyarsız kalırken, Ruhban Okulu’nun açılması için oldukça gayretli bir tablo çizdi.
- Teziç, hem başkanlık, hem yarı başkanlık sistemlerinin “krize çok açık rejimler” olduğunu ileri sürerek, “Türkiye koşullarında hiç önerilmemesi gerekir” dedi.

vakit

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı