Irak’taki “İslami Direniş” bünyesinde yer alan Kata'ib Seyyid eş-Şüheda, Salı günü yaptığı açıklamada, Kuveyt topraklarının bu şekilde kullanılmasının ya da Suriye rejiminin Lübnan’daki Hizbullah direniş hareketini hedef almasının “sınırların fiilen ortadan kalkması” anlamına geleceğini belirtti.
Grup, “Bu durumda Irak direnişi, bölgesel sınırları karşılıklı olarak ortadan kaldıracak adımlarla yanıt verecektir” ifadelerini kullandı.
Açıklamada ayrıca, “Göze göz, dişe diş…” vurgusu yapıldı.
Söz konusu açıklama, ABD ve İsrail’in yaklaşık bir ay önce İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından geldi. İki ülkenin aynı zamanda Irak ve Lübnan’daki direniş ve “terörle mücadele” gruplarına yönelik saldırılarını artırdığı belirtildi.
İran ve bölgedeki direniş hareketlerinin ise buna karşılık olarak bölge genelinde hassas ve stratejik hedefleri hedef aldığı ifade edildi.
İran’ın misilleme saldırılarının, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülkelerdeki Amerikan üsleri ve çıkarlarını hedef aldığı; bunun, söz konusu ülkelerin topraklarının İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına tepki olduğu kaydedildi.
Tahran yönetimi, bölge ülkelerine topraklarının İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermemeleri çağrısını yineleyerek, Amerikan üslerine ev sahipliği yapmanın bu ülkelerin güvenliğini zayıflattığını vurguladı.
Öte yandan Yemen’deki Ensarullah (Husiler) hareketi, kısa süre önce İran ve bölgedeki “Direniş Ekseni”ne destek amacıyla çatışmalara katıldığını duyurdu.
Irak İslami Direnişi’nin bir diğer bileşeni olan Kata’ib Hizbullah ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, Yemen güçlerinin bu kararını “ilahi bir destek” olarak nitelendirdi.