İran başta olmak üzere katılımcı birçok ülke, Mısır'ın Gazze'ye açılan Refah kapısını açması için bastırdı. Yoğun baskıya rağmen Mısır Meclis Başkanvekili Zeynep Rıdvan, Gazze'nin tek çıkış yolu olan Rafah kapısını açmaya bir türlü yanaşmadı.
Terör devleti İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlara tepki göstermek amacıyla önceki gün İstanbul'da olağanüstü toplanan İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) İcra Komitesi'nin sonuç bildirgesini müzakere oturumu hayli tartışmalı geçti. Basına kapalı olarak yapılan oturum planlanandan 2 saat geç bitti. Vakit'in güvenilir kaynaklardan aldığı bilgiye göre; toplantı, Mısırlı delegelerin Rafah kapısını açmaya yanaşmamasından dolayı geç bitti.
"İstanbul Deklarasyonu" adı verilen sonuç bildirgesinde yer alan sınır kapılarının açılması konusunun müzakeresi sırasında Mısır tarafı, "uluslararası anlaşmalara uyma" şartını öne sürünce tartışma yaşandı. İran başta olmak üzere katılımcı birçok ülke, Mısır'ın Gazze'ye açılan Rafah kapısını açması için bastırdı. İnsani yardımların ulaşması için Mısır'dan Rafah sınır kapısını hiçbir şart öne sürmeden açmasını isteyen İKÖPAB delegesi ülkeler, İsrail'in hiçbir uluslararası kural tanımadan Gazze'de katliam yaptığını ve kullanılması yasak kimyasal silah kullandığına dikkat çekti. Yoğun baskıya rağmen Mısır Meclis Başkanvekili Zeynep Rıdvan, Rafah kapısını açmaya bir türlü yanaşmadı. Tartışmalı oturumun ardından İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) İcra Komitesi tarafından hazırlanan deklarasyon ancak saat 20.30'da açıklanabildi. Deklarasyonu TBMM Başkanı Köksal Toptan açıkladı.
DEKLARASYON, KINAMAKTAN ÖTEYE GİTMEDİ
Deklarasyonda, "Binlerce Filistinlinin öldürülmesine ve yaralanmasına, evlerin, sivil tesislerin, alt yapının, ibadet yerlerinin büyük ölçüde yıkılmasına neden olan, uluslararası hukuku ve sözleşmeleri apaçık ihlal eden İsrail'in, silahsız Filistin halkına karşı saldırıları ile Filistin halkına karşı işlenen savaş suçları ve uluslararası alanda yasaklanmış silahların kullanımını şiddetle kınıyoruz" denildi. Gazze'ye İsrail saldırılarının acilen sona erdirilmesi, ateşkesin derhal tesisi ile İsrail güçlerinin topluca Gazze Şeridi'nden çekilmesinin talep edildiği deklarasyonda, gerekli yardımın sağlanması amacıyla uluslararası anlaşmalar uyarınca tüm geçişlerin açılması dahil olmak üzere İsrail'in Gazze Şeridi üzerindeki ablukasının şartsız ve sürekli kaldırılması istendi. Deklarasyonda, ayrıca, Gazze'nin inşası ve yeniden yapılandırılması hususlarında İsrail'in sorumlu tutulması gerektiği vurgulandı.
HÜKÜMETLERE "İSRAİL'E BASKI YAPIN" ÇAĞRISI
Tüm dünya parlamentolarına, ''Filistin'in acısını hafifletmek için gerekli tedbirleri alma'' çağrısı yapılan deklarasyonda, hükümetlere Filistin'deki ve özellikle Gazze Şeridi'ndeki saldırılarına son vermesi amacıyla İsrail üzerinde baskı oluşturma ve Filistin halkına acil insani yardım sağlama çağrısında bulunuldu. Deklarasyonda, Filistin halkına yardım amacıyla gerekli adımların atılmasının önemi üzerinde duruldu. Deklarasyonda, bölgesel ve uluslararası kuruluşlara, İsrail'in işgal ettiği toprakların gerçek sahibinin Filistin halkı olduğu hatırlatılarak "Filistin halkının acılarını hafifletmek amacıyla daha fazla yardımda bulunun" çağrısı yapıldı. BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara ve insan hakları örgütlerine Gazze'deki İsrail saldırılarının engellenmemesi halinde inandırıcılıklarının zedeleneceği hatırlatılan deklarasyonda, İsrail'in, insan hakları ihlallerini araştırmak amacıyla uluslararası bir araştırma komisyonu oluşturulmasının destekleneceği vurgulandı. İKÖPAB Genel Sekreterliği bünyesinde, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırısını sona erdirmek ve mevcut insani krizi çözmek amacıyla Birleşmiş Milletler ve uluslararası çevrelerle temas kurması için bir icra komitesi oluşturulması da kararlaştırıldı. Deklarasyonun diğer maddeleri ise şöyle sıralandı:
FİLİSTİNLİ GRUPLARA "BİRLEŞİN" ÇAĞRISI
- İKÖPAB İcra Komitesi, bölgedeki herhangi bir devletin egemenliğini, çıkarlarını ve güvenliğini tehlikeye düşürecek alternatif yurt komplosu dahil olmak üzere her tür çözüm veya uzlaşmayı kategorik olarak reddettiğini teyit eder ve bunun bölgenin ve İslam dünyasındaki tüm devletlerin egemenliği ve bağımsızlığı ilkesini açıkça ihlal ettiğini mütalaa eder.
- Gazze Şeridi'ne yapılan İsrail saldırılarının, Filistin sorunu ve Arap-İsrail çatışmasıyla alakalı uluslararası hukuk ve kararların uygulanmasını kuvvetli bir şekilde meşru kıldığı değerlendirilmelidir.
- Dayanışmalarını güçlendirme ve Filistin ulusal birliğinin sağlanması için ivedilikle ulusal mutabakata varmaları yönünde Filistinli gruplara çağrıda bulunur.
- Lübnan ve Suriye'nin sınır olduğu muhtemel bir saldırı hazırlığı içerisinde çok sayıda savaş manevraları düzenlenmiş olması hasebiyle, Kuzey Cephesi'nde İsrail'e yeniden güç kullanma veya güç kullanma tehdidine başvurmaması uyarısında bulunur.
- Lübnan'ın güney sınırlarına İsrail binlerce tank, binlerce asker ve sayısız zırhlı araç yığmıştır. Ayrıca İsrail savaş uçakları sürekli olarak Lübnan hava sahasını ihlal etmektedir. İsrail bu ihlallerini Gazze'deki savaşla eş zamanlı olarak yoğunlaştırmıştır.
- Filistinlilerin temel ulusal haklarını yeniden kazanmaları ve haklı mücadelelerine devam etmeleri yönünde imkan ve kabiliyetlerini güçlendirmeleri için hükümetlerinin gösterdiği çabaları koordine etmelerini teşvik ediyoruz.
- Uluslararası topluluğu İsrail işgal kuvvetine, Filistinli politikacıların özellikle Filistin Yasama Konseyi Başkanı Dr. Aziz El-Duveyk ile Ahmed Sedat, Mervan El Barguti ve diğer parlamenterlerin derhal serbest bırakılması yönünde baskıda bulunmaya çağırıyoruz.
Toptan: Filistin adına dünyaya sesleniyoruz
TBMM Başkanı Köksal Toptan, deklarasyonu açıklamadan önce yaptığı değerlendirmede, "İstediğimiz aslında çok basit. Filistin'de artık annelerin ağlamamasını, masum, yaşlı, korumasız insanların nereden geldiği belli olmayan, adı bile henüz bilinmeyen silahla ölmemesini istiyoruz. İstediğimiz; daha dünyaya gözlerini yeni açmış, ne olacağı bilinmeyen belki bir bilim adamı, bir büyük insan, belki bir kaşif, belki bir mucit olacak o 2 yaşındaki bebek ölmesin. Bunu dünyaya haykırıyoruz. Buna kim itiraz edebilir? Bizim bu uzanan elimizi kim geri çevirebilir? Bizim bu duygu selimize kim set çekebilir?" dedi.
Vakit