AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, ''Hiçbir bariyer, hiçbir engel, hiçbir zorlama Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik yürüyüşünü durdurmaya muktedir olamayacaktır. Herkes ama herkes milli iradeye ram olmak (boyun eğmek) durumundadır'' dedi.
Fırat, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında konuştu.
Fırat konuşmasına, ''Sözlerime başlarken Türkiye'nin lideri, Genel Başkanımız ve başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kalbi selam ve sevgilerini arz ediyorum'' diyerek başladı. Başbakan Erdoğan'a toplantıya katılanlar adına acil şifa dileğinde bulunan Fırat,
''Türkiye'nin en güçlü siyasi kadrosu olarak bütün ülkeyi, bütün şehirleri, bütün ilçe ve köyleri temsilen bugünkü toplantıda bir arada olduklarını'' ifade etti.
70 milyon vatandaşa hizmet kanallarını açmak için bu toplantıları gerçekleştirdiklerini belirten Fırat, şunları kaydetti:
''AK Parti'den başka Türkiye'nin bütün meselelerini sahiplenebilen başka bir siyasi kadronun, başka bir siyasi partinin olmayışı kuşkusuz yükümüzü, sorumluluğumuzu daha da arttırıyor. Demokrasinin gücüne güç katan bir muhalefet olmadığı için ülkemizin bütün dinamiklerini temsil etmek bize düşüyor. İktidar partisi olmamız bugüne kadar bizi özeleştiriden, bütün toplumsal kesimleri anlama çabasından alıkoymadı. Bundan sonra da alıkoymayacaktır.
Biz Türkiye'nin partisiyiz. Ürettiğimiz siyasetin sınırlarını Türkiye'nin çıkarları belirliyor. Modern dünyanın değerleri ile barışık, demokrasiye inanan, muasır medeniyetin bütün nimet ve imkanlarını halkından esirgemeyen, insan hak ve özgürlüklerini geliştirmeye adanmış bir siyasi hareketiz.
Biz bir zümre partisi, bir hizip partisi değiliz. Biz bölge partisi, bir sınıf partisi hiç değiliz. Biz milletimizin ve ülkemizin bütünlüğüne odaklanmış bütün kitleleri kucaklayacak kadar kollarını açmış, toplumsal merkeze yaslanan bir partiyiz. Bu kuşatıcı anlayışla Türkiye'yi uçurumun kenarından alıp istikrar ve güven ortamına kavuşturduk. Bütün gücümüzle Türkiye'nin itibarını yükseltmek, bütün imkanlarımızla milletimizin emanetini taşımak siyasetimizin temel misyonu olmuştur.
HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin bu ülkeye kalıcı eserler kazandırmak kuşkusuz büyük bir direnç gerektiriyor. Kuşkusuz bu direnci kırmak isteyenler, Türkiye'yi eski günlerine döndürmeyi düşünenler vardır ama onlarınki ham bir hayaldir. Zira eşyanın tabiatı, aklın yolu suların yokuş yukarı akıtılmasına engeldir.
Türkiye Cumhuriyeti kaos günlerine, kriz günlerine kesinlikle dönmeyecektir. Türkiye'ye ödetilecek bu ağır bedeli kimse göze alamaz. AK Parti olarak bugüne kadar ki icraatımızla 'hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' ilkesini eksiksiz olarak hayata geçirmek en büyük şiarımız oldu. Bundan sonra da AK Parti bu istikamette yürüyüşüne devam edecektir.
Türkiye'nin muasır medeniyet hedefine kilitlenmesinin yegane yolu millet iradesini sadakatle sahiplenmektir. İtilafların, kavgaların, gerililerin Türkiye'nin ekmeğini küçültmekten başka bir işe yaramadığını bu ülke acı tecrübelerle yaşayarak görmüştür. Esasen Türkiye'nin ekmeğini çalanlar, bankalarını boşaltanlar, halkı birbirine düşürenler, siyaseti kötürüm haline getirenler de sandıkta millet eliyle tasfiye edilerek hak ettikleri cevabı almışlardır.
Sayın Baykal ve şürekasının şimdiki demokrasi dışı çabaları beyhudedir, akla ziyandır. Günü geldiğinde elbette bugünlerin faturasını da milletimiz faturasını birilerine kesecektir. Zira Türkiye artık geri bir dönülmez bir istikamete girmiştir. Bu istikamet demokrasidir, hürriyettir, büyümedir, refahtır, kalkınmadır. Korkuların, vehimlerin, paranoyanın geleceğin Türkiye'sini karartması artık mümkün değildir. Ekonomik krizleri tetikleyen, yoksulluğu artıran, ülkenin uluslararası saygınlığını yaralayan siyasi krizler artık ülkenin kaderi olmamalıdır.
Bulunduğunuz noktada hiçbir bariyer, hiçbir engel, hiçbir zorlama Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik yürüyüşünü durdurmaya muktedir olamayacaktır. Herkes ama herkes milli iradeye ram olmak durumundadır. Kimsenin demokrasiyi, hukuku, kalkınmayı, adaleti, merhameti milletten esirgeme hakkı ve lüksü yoktur.''
''TÜRKİYE'NİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMAK...''
Türkiye'nin yakın tarihinin, ekonomik büyümenin, kalkınmanın, refahın siyasi istikrarla ne kadar irtibatlı olduğunu açıkça gösterdiğini kaydeden Fırat, AK Parti'nin daha iktidara geldiği gün ekonomik büyümenin yollarını açtığını dile getirdi.
''AK Parti'nin getrdiği güven ve istikrar sayesinde ülkenin ekmeğinin büyüdüğünü ve tıkanan yolların açıldığını'' anlatan Fırat, partisinin 5 yıllık icraatlarının karnesini takdir belgesiyle birlikte 22 Temmuz seçimleriyle birlikte vatandaştan aldığını söyledi.
Dengir Mir Mehmet Fırat, sözlerine şöyle devam etti:
''Öyleyse ülkemizin o karanlık tünellere, o istikrarsız kriz günlerine bir daha geri dönmemesi için büyük bir dikkatle çalışmak zorundayız.
Gücümüzü, enerjimizi, aklımızı, vicdanımızı birbirimizi yormadan, birbirimizi sınamadan, birbirimizi itham etmeden mutlak suretle kullanmalıyız. Kim olursa olsun bunun aksini yapanlar Türkiye'ye zarar verirler.
Kuşkusuz Türkiye'nin bütünlüğünü savunmak, halkımızın hukukunu korumak, ekonomik olarak ülkemizi güçlendirmek öncelikle demokrasimizi ve siyaset kurumumuzu sahiplenmekle mümkündür. Bugün hiç ama hiç kimse AK Parti iktidarının ülkemizi zarara uğrattığını, halkımızın ekmeğini küçülttüğünü, gücümüzü zayıflattığını, demokrasimizi zaafa uğrattığını, ülkemizi uluslararası arenada mahcup duruma düşürdüğünü söyleyemez.
Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl hedeflerini siyasi yol haritası olarak belirleyen tek parti AK Parti'dir. 3 Kasım seçimlerinde aldığımız emaneti hakkıyla taşımasaydık, 5 yıl iktidarda kaldıktan sonra milletimizin rızasını kazanarak oylarımızı yüzde 34'ten yüzde 47'ye çıkaramazdık.''
Fırat, Yargıtay ve Danıştay'ın yayınladığı sert bildirilerle tarafsızlığını ve bağımsızlığını kaybettiğini belirterek, 'Görevleri önlerine gelen davalarda karar üretmekten ve yargı yetkisini kullanmaktan ibaret olan Yargıtay ve Danıştay'ın bildiri yarışına girmelerini büyük Türk milleti ibretle ve hayretle izlemektedir' dedi.
AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları, gözündeki rahatsızlık devam eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tedavisinin İstanbul'da sürmesi nedeniyle Genel Başkan Vekili ve Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat başkanlığında toplandı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Fırat, arka arkaya bildiriler yayınlayan Yargıtay ve Danıştay'ı ağır bir dille eleştirdi.
'HUKUK ÜZERİNDEN SİYASET TANZİM EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR'
Türkiye'deki hukuk düzeninin devletin ve milletin bütünlüğünü, menfaatlerini esas almak zorunda olduğunu kaydeden Fırat, muasır medeniyet hedefinde konuşan Türkiye'de işleyen mekanizmaları durdurmanın, Türkiye'yi bütün dünyanın gözü önünde küçük düşüreceğini vurguladı. 'Bugün hukuk adına konuşanlar demokratik meşruiyeti, hukukun genel ilkelerini, demokrasinin evrensel normlarını telaffuz etmekten acaba ne kadar bu kadar uzak durmaktadır' diye soran Fırat, şunları söyledi:
'Hukuk tabii ki, demokratik bir rejimin temelidir. Demokrasi, herkesin hukuka saygılı olmasını gerektirir. Ancak hukuk üzerinden siyaset tanzim etmeye çalışmak, hukuku siyasallaştırmak, daha ötesi hukuku siyasi bir taraf haline getirmek başka bir keyfiyettir. Yargı bağımsızlığı sadece yargının siyasi iktidarından bağımsızlığı değil. Yargı bağımsızlığı aynı zamanda yargının ideolojik yükler taşımaması, hukukun genel ilkelerini her şeyin üzerinde tutmasıdır.'
'SİYASİ AÇIKLAMALAR YAPAN YARGI, TARAFSIZLIĞINI VE BAĞIMSIZLIĞINI KAYBETMİŞ BİR YARGIDIR'
Yargıtay ve Danıştay bildirilerini 'siyasi' olarak nitelendiren Fırat, 'Kamuoyuna siyasi açıklamalar yapan bir yargı tarafsızlığını ve bağımsızlığını kaybetmiş bir yargıdır. Görevleri önlerine gelen davalarda karar üretmekten ve yargı yetkisini kullanmaktan ibaret olan Yargıtay ve Danıştay'ın bildiri yarışına girmelerini büyük Türk milleti ibretle ve hayretle izlemektedir. Bu bildiriye imza koyanlar üzülerek ifade etmek isterim ki tarafsızlıklarını yitirmişlerdir. İyi bilinmelidir ki yargı bağımsızlığı,yargının tarafsızlığını gerektirir' şeklinde konuştu.
Yargıtay ve Danıştay'ı Anayasa'nın 138. maddesini ihlal etmekle suçlayan Fırat, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
'Bu bildirilerle Anayasa'nın 138. maddesi açıkça yargı tarafından ihlal edilmiştir. Yüksek Anayasa Mahkememizde görülmekte olan iki davanın karara bağlanacağı şu günlerde Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca özellikle susması gereken Yargıtay ve Danıştay'ın hiçbir sebep yokken ve kendilerine yönelik en ufak eleştiri mevcut değilken bildiri yayınlamaları kendilerinin sözü geçen davaların örtülü tarafı olduklarını açığa çıkarmıştır.'
'BİZE DÜŞEN DEMOKRASİYİ SAVUNMAKTIR'
Fırat, bütün bunlar karşısında kendilerine düşenin siyaseti ve demokrasiyi savunmak, demokrasi ve özgürlük talebini daha da ileriye taşımak olduğunu vurguladı. Herkesi müsterih olmaya davet eden Fırat, şöyle konuştu:
'Siyaseti kötürümleştirmek, demokrasiyi zaafa uğratmak isteyenlerle demokratik zeminde mücadele etmek bizim milletimize karşı temel borcumuzdur. Türkiye'yi demokratikleştirmek milletin temel arzusudur. Herkes bilsin ki bugünün Türkiye'sinde meşruiyeti toplum ve hukuk dışı zeminlerde arayanlar kaybetmeye mahkumdur. Milletin özgürlüğü ve demokratik olgunluğu bizim en kuvvetli desteğimizdir. Herkes müsterih olsun. Türkiye bir daha karanlık girdaba sürüklenmeyecektir.'
Fırat'tan Danıştay ve Yargıtay'a sert cevap
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, ''Hiçbir bariyer, hiçbir engel, hiçbir zorlama Türkiye Cumhuriyeti'nin...
Güncel Haberleri
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?