ETÖ'dan 14 Gündem Oluşturacak Eylem Planı

'Ergenekon'un kardeşi' Poyrazköy iddianamesinde yer alan suikast listesinde Büyükanıt, Pamuk, Baydemir de var.

Ergenekon savcıları Ercan Şafak ve Murat Yönder tarafından hazırlanan 297 sayfalık Poyrazköy iddianamenin giriş bölümünde daha önce açılan davaların özeti yapıldı. İddianamede "İddianamenin bu bölümünde Ergenekon silahlı terör örgütüne yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında bugüne kadar elde edilen deliller ve ulaşılan sonuçlarla ilgili kısa açıklamalar yapılacaktır. Ergenekon silahlı terör örgütünün hücre tipi bir yapılanmaya haiz gizli bir örgüt olduğu, devlet içerisinde değişik kurumlara sızdığı, gerçekleştirdiği ya da teşebbüs ettiği eylemlerin niteliği önceki iddianamelerin giriş bölümünde ayrıntılı olarak anlatılmıştır" denildi.

ASKERLER AKTİF OLARAK ERGENEKON'DA

İddianamede "Ergenekon silahlı terör örgütünün, yaşamsal değerde önem verdiği TSK içerisindeki faaliyetlerinin bir kısmını 'Karargah Evleri' ismi altında gizli hücre yapılanması ile yürüttüğü tespit edilmiştir" denilerek askeri yapılanma içinde yer alan asker kişilerin, diğer örgüt üyeleri gibi emekli oldukları dönemde de aktif olarak Ergenekon terör örgütü yapılanmasında yer aldıkları iddia edildi. İddianamede, "örgütün darbe zemini oluşturmak amacıyla gerçekleştirdiği ve toplumda infial uyandıran eylemler" başlıklı bölümünde "Cumhuriyet gazetesine bomba atılması ve Danıştay saldırısı" sıralandı.

PLANLANAN 14 EYLEM SIRALANDI

"Örgütün gerçekleştirmeyi planladığı eylemler ile ele geçen silah ve mühimmatlar" da iddianamede anlatıldı. Bu bölümde "Ümraniye'de ele geçen el bombaları, Yargıtay mensuplarına suikast hazırlığı, İzmir'de bulunan NATO Tesislerine silahlı saldırı hazırlığı, 2005 yılında Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'a yönelik suikast hazırlığı, 2007 yılı içerisinde gazeteci yazar Fehmi Koru ve yazar Orhan Pamuk'a yönelik silahlı saldırı hazırlığı, 2007 yılı içerisinde Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir ile milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Ahmet Türk'e yönelik silahlı saldırı hazırlığı, sanık İbrahim Şahin'de ele geçen silah, mühimmatlar ve suikast planları, Ermeni asıllı Türk vatandaşı olan Minas Durmaz Güler'e yönelik suikast hazırlığı, Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan'a yönelik suikast hazırlığı, Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız'a yönelik suikast hazırlığı, Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Kazım Genç'e yönelik suikast hazırlığı, Ankara'da bir alışveriş merkezine yönelik bombalı saldırı planı, Sanık Mustafa Dönmez'de ele geçirilen Başbakan'a yönelik suikast planı ve silahlar, Rahmi Koç Müzesi'ndeki denizaltıda bulunan patlayıcı madde ve burada yapılması planlanan eylem" şeklinde 14 eylem sıralandı.
Poyraz iddianamesinde mühimmatların nasıl bulunduğuna da yer verildi.

Müzeyi bozuk florasan kurtardı
Örgüt Koç Müzesi'ne bomba yerleştirdi. Amaç, müzenin kalabalık olduğu bir sırada patlamanın olmasıydı. Ancak eylem planı florasan lambanın bozulması nedeniyle gerçekleşemedi. Florasan lambayı değiştirmek isteyen bir görevli poşet içindeki patlaycı maddeleri fark etti. Durum Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'na bildirildi.

Patlayıcılar imha edildi
Müze müdürünün anlatımına göre, Beykoz Sualtı Komutanlığı'ndan bir binbaşı ve bir astsubay geldi. Patlayıcı malzemeyi tutanak karşılığında teslim aldılar. İddianameye göre, askerin olayla ilgili soruşturma başlatılması bekleniyordu ancak soruşturma açılmadı. Mühimmatı imha eden ekibin cep telefonuyla çektiği görüntülerin silinmesi talimatını veren Deniz Binbaşı Bülent Başarkanoğlu hakkında da takipsizlik kararı verildi.

Koç Müzesi notu
Emekli Albay Levent Bektaş'tan elde edilen DVD'de gizlenmiş bir dosya içinde "C.G ile görüşme notları, Koç Müzesi'yle ilgili malzemeler yerine konulmak üzere operatöre ulaştırıldı. Müzenin ziyaretçilerini artıralım, okullarda tanıtım reklam ve organizasyon faaliyetleri yapılarak ziyaretçi yoğunluğunun en fazla olduğu zamanın belirlenmesini C. Bey söyleyecek" yazıyordu. DVD'deki "gundemlerim2.doc" isimli belge içerisinde ise "Koç Müzesi'nde ziyaretçi patlaması olmalı : ) sıkıntı çıkmasın Bşk takip ediyor" ifadesi yer aldı.

Diğer kol dışarıda
İstanbul Emniyeti'ne bir deniz subayı tarafından gönderildiği anlaşılan 23 Mayıs 2009 tarihli elektronik postada "
"Poyrazköy'de bulduğunuz mühimmat Deniz Kuvvetleri içinde sıkıntı oluşturdu. Sıkıntının nedeni bunların polisçe bulunması bazı planların deşifre olmasıydı. (...) sizler bu kazıları sonrası bu yapının sadece bir koluna ulaştınız. Ancak bu yapının diğer kolu hâlâ dışarıda rahatlıkla dolaşmaktadır... En güvendikleri yer olan Poyrazköy'e gömdükleri mühimmatın bulunmasının ardından panik halinde ellerindeki malzemeleri denize attılar" denildi.

Ermeniler hedefteydi
'Kafes Eylem Planı' kapsamında Ermeni vatandaşların tehdit edildiği belirtilerek, 'Son bir muhtıradır yenisi tekrarlanmayacaktır' diye biten tehdit mektubun Kasımpaşa Postanesi'nden Ermeni kiliselerine, okullarına, tehdit içerikli mektuplar gönderildi. Postanede güvenlik kamerası yoktu.

Subayı susturma planı
Bektaş'da ele geçen 'Gündemlerim2.doc' adlı dört sayfalık belgede, "Belgütay Varımlı (Kadıköy'deki evinin balkonundan atlayarak intihar eden eski Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı emekli Albay) ile konuşmasının içeriğini değiştirmesi için görüşelim. Paşayı rahat bırakmasın."

Dursun Çiçek'le ilgili ihbar
'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın altında imzası olduğu iddia edilen Deniz Albay Dursun Çiçek hakkında 29 Haziran 2009 tarihinde yapılan bir ihbar e-maili de yer aldı. Bu İhbarda "... DHKP-C mensubu olan, Türk soluyla irtibatlı olan Dursun albay ile faaliyet gösteren Deniz Albay D. S. da aynı ekiptenir."
Bektaş'ta ele geçirilen DVD'deki harita.png isimli dosyada illerin 'imanlı - imansız' olarak sınıflandırıldığı belirtiliyor. Buna göre haritanın lejandına göre yeşil renkle boyanan iller, imanlı iller. Kırmızı renge boyananlar, imanlı olmayan iller. Mor renkli iller, topluluk olan, sarı renkliler ise topluluk olmayan iller.

Yeni eylem planları
İddianamede örgütün gerçekleştirmeyi planladığı eylemlerle ilgili şu değerlendirme yapıldı: "Örgütün tüm bu eylemleri gerçekleştirme konusundaki nihai amacının, yasama ve yürütme organını ortadan kaldırarak yönetimi ele geçirmek için ülkede darbe zemini oluşturmak ve hedefledikleri darbenin bir an evvel gerçekleştirilmesini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle örgütün benzer eylemlerinden asla vazgeçmediği, deşifre olan her eylem planından sonra yeni eylem planları hazırlayarak uygulmaya koyduğu, soruşturma kapsamında yukarıda sırası ile anlatılan tüm bu eylem planları deşifre edilip failleri yakalandıktan sonra, örgütün dışarıda kalan uzantılarına yönelik yapılan teknik takip çalışmalarında, örgütün bu ve benzer eylem planlarından vazgeçmediği, ülkede darbe zemini oluşturmak amacıyla yeni ve daha tehlikeli eylem planlarını hazırladığı anlaşılmaktadır."

Temini zor mühimmat
İddianamede, ele geçirilen mühimmatla ilgili "Örgüt mensuplarının temini oldukça zor olan ve tek kullanımlık mühimmat olan boş LAW roketlerini eğitim amacıyla kullanmak üzere sakladıkları kanaatine varılmıştır. Yapılan incelemeye göre, mühimmatın sağlam ve çalışır vaziyette olduğu, fabrikasyon olarak askeri amaçlar doğrultusunda kullanılmak üzere üretilen, temini kolaylıkla mümkün olmayan mühimmattan olduğu belirlenmiştir" denildi.

'Kafes'te amaç kaos
İddianamede, Rahip Santoro, Hrant Dink cinayetleri ve Malatya Zirve Yayınevi katliamınndan 'oprasyon' diye söz edilen Mart 2009 tarihli 'Kafes Operasyonu Eylem Planı'yla ilgili değerlendirme şöyle:

"Ergenekon Terör Örgütünün İstanbul ve İzmir gibi gayrimüslimlerin yoğun olarak yaşadıkları illerde, gayrimüslimlerin çoğunlukta olduğu Adalar bölgesindeki çeşitli mahallerde bomba patlatılması, azınlık haklarını hararetle savunma konusunda ön plana çıkmış kişi / kişilere suikast düzenlenmesi, AGOS Gazetesi civarı gibi belirlenen yerlere ses bombaları konması, birçok yere şüpheli paket bırakılıp ihbar edilerek güvenlik güçlerinin meşgul edilmesi, Adalar'a vapur seferi düzenlenen iskelelerde bombalı eylemler düzenlenmesi, gayrimüslimlere ait mezarlıklara yönelik olarak sansasyonel eylemler yapılması , tanınmış gayrimüslim işadamı ve sanatçılardan belirlenen bir ya da birkaçının kaçırılması, gayrimüslim nüfusun yoğun bulunduğu bölgelerde sık aralıklarla araç, ev ve işyerlerinin kundaklanması , icra edilen sabotaj, adam kaçırma, suikast eylemlerin belirlenen irticai örgütler adına üstlenilmesi' şeklinde saydığı eylemlerle Türkiye 'de yaşayan gayrimüslimlerin can ve mal güvenliklerinin tehlikede olduğu imajını yayarak mevcut Hükümet üzerinde iç ve dış toplumun baskısını artırmayı, kamuoyunu meşgul ederek Ergenekon davası başta olmak üzere gündemi değiştirmeyi (Kafes Eylem Planı, VAZİFE başlıklı madde ) amaçladığı anlaşılmaktadır."

Kaynak: Radikal


Güncel Haberleri

Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?
İran Kuş Avlar Gibi Helikopter ve Uçak Düşürüyor!