Erken seçim mi dediniz?

Abdurrahman Dilipak

Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için erken seçime ihtiyaç var. Bu seçimin mümkün olabilmesi için bir parlamento çoğunluğuna ihtiyaç var. Daha sonra da bir anayasa değişikliği gerekli. Eğer anayasa değişikliği nitelikli çoğunluğa sahip olmazsa o zaman da referanduma gitmek gerekebilir.

Erken seçim için erken bir alarm, bana kalırsa işi zora sokacak. Aceleye getirilmiş her işe şeytan karışır. Seçim için alarm verirseniz, seçmenden önce uluslararası istihbarat örgütleri uyanır ve ülkeye hücum ederler. Bunları cin toplar gibi başınıza toplarsınız. Bunları toplamak zor değil, zor olan dağıtmaktır.

Türkiye bugünkü şartlarda erken bir seçime ekonomik olarak hazır değil. Seçim ekonomisi ve “gayeye giden yolda her şeyi meşru görenlerin” kuracakları siyaset borsası ile birlikte kasetler ve dosyalar servis edilmeye başlayabilir. Siyaset artık tamamen oportünizme varan pragmatik bir iş gibi görülüyor. Siyaset toplum mühendisleri ve algı yönetmenleri üzerinden yönetiliyor. Bu süreç toplum barışı açısından ciddi bir risk oluşturabilir.

Her zaman siyasi gerilim ortamı, kriz için bir paratoner gibi bela çeker. İktisadi, siyasi ve içtimai krizin ardından elde edilecek kazanım, 3 açıdan da kazanan partinin üzerine bir karabasan gibi çökebilir. Hiçbir gerçek, hayalin kışkırttığı vadedilen talepleri karşılayamaz. Bu anlamda siyaset beklenmedik bir şekilde "dua ile istenen bir bela"ya dönüşebilir. Bu gibi ortamlarda bulanık suda balık avlamak isteyenler çok olur. Sisli havada önünü göremeyen yatırımcı frene basar.

Daha şimdiden siyasi dengeler altüst oldu. Böyle giderse, kimsenin evdeki hesabı çarşıya uymayacak gibi gözüküyor. MHP’de bir süredir sıcak gelişmeler oluyor. Ana muhalefet partisi CHP alabora oldu. Siyaset denizi çalkantılı bir hâl aldı. Bu çalkantı aynı denizde yüzen bütün gemileri etkiler.

Seçimi kazanmadan önce, parlamentoda seçime giden yolu açacak bir irade olması lazım.

Seçim için bir de emrivaki yolu var. Cumhurbaşkanı TBMM’yi feshederse ülke seçime gider ya da TBMM Cumhurbaşkanı'nı görevden alırsa aynı şey olur. Tabii bu süreçte bir risk var. Oylama gizli yapılacağından, aday gösterilmeyecek olanlar ya da başka partilerden aday olacakların parlamentodaki tercihleri manipüle edilemeyecek.

Bugün için parlamentodaki sandalye sayısı şöyle: AK Parti %35,62 oy - 268 mv., CHP %25,35 - 169 mv., MHP %10,07 - 50 mv., İYİ Parti %9,69 - 43 mv., Yeşil Sol %8,82 - 61 mv., YRP %2,81 - 5 mv., TİP %1,73 - 4 mv. Seçime giren ilk 10 partiden Zafer, BBP ve Memleket Partisinin milletvekili yok. Ve bunların oy toplamı %5. 8 de boş sandalye var. Eğer İmamoğlu davası ve mutlak butlan kararına giden yolda sorumluluğu bulunan 9-10 milletvekilinin daha dokunulmazlığı kaldırılırsa boş sandalye sayısı 20’ye yaklaşabilir.

TBMM İç Tüzüğü'ne göre (Madde 18): En az 20 milletvekili bulunan siyasi partiler, TBMM’de parlamenter grup kurma hakkına sahiptir. Bakmak gerek, CHP’den yeni bir grup çıkabilir. Bu arada eğer TBMM’de eksilen sandalye sayısı ölüm, istifa, düşürülme sebebi ile 30’u bulursa, bugünkü durum için 14 Mayıs 2027’ye kadar ara seçime gidilebilir. Normal seçime 1 yıl kala ara seçim yapılmaz. Normal genel seçim 14 Mayıs 2028’de yapılacak.

Burada CHP’nin durumu ilginç. %25,35 oy aldılar ve 169 milletvekilleri var. CHP'nin son seçim ittifakı içinde ayrıca SP, DEVA ve Gelecek Partisi gibi partilerin yanında hatta yerel yönetim seçimlerinde MHP’den gelen oylar da vardı. İYİ Parti ile ilgili o süreçte yaşanan gelgitlerin CHP’ye de İYİ Partiye de artıları oldu. Bunu da bir köşeye not etmek, akılda tutmak gerek. Aslında CHP’den 5 tane grup çıkabilir ama şimdilik CHP 3’e bölünmüş gözüküyor. Bazı kamuoyu araştırmalarına göre Kılıçdaroğlu, CHP’ye oy veren 13.802.183 seçmenin yaklaşık 3 milyonunun desteğini arkasına almış. Bu da CHP seçmeninin oyunun %25’lik oyunun %5’i, yaklaşık parti seçmeninin %20 küsuru Kılıçdaroğlu’nun peşinden gidiyor. İmamoğlu-Özel grubu parti içinde %30'luk bir desteğe sahip. Bu da %25’in yaklaşık %7'si demek. Kılıçdaroğlu ve Özel’e hayır diyen %40 küsuru da %25’in %12’si demek. %1’den biraz fazlası da kararsız.

Bu arada deniliyor ki Özel kendi geri çekilip kendisi ile birlik olanları İYİ Parti ile ittifaka yönlendirebilir. İYİ Partinin %10’a yakın oyu vardı. %7+ kararsızlardan ve kazanacak ata oynamaktan yana olanların desteği ile bu seçim ittifakı %20’ye ulaşabilir. Evdeki hesaba göre, eğer Mansur Yavaş'ın başkanlığında bir ittifak gerçekleşecek olursa bu bir sinerji, MHP ve diğer sağ partilerden gelecek destekle CHP’nin eski oyu olan %25+'ya ulaşabilir.

Bu hesabı yapanlara göre Kılıçdaroğlu’nun başında olan CHP; AK Parti ve MHP’ye yaklaşacak. Bu da sol, sosyalist, liberal oyların Yavaş’ın başında olduğu siyasi hareketin İYİ Parti ile kuracağı ittifaka kaymasına sebep olabilir. Bu grubun sempatizanları bu şekilde %30+ hayal ediyor.

Bu kanat, Kılıçdaroğlu’nun başına geçtiği CHP’nin; AK Parti ve MHP ile bir sacayağı oluşturarak anayasayı değiştirme ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili konularda kendi tabanlarını harekete geçirmeye hazırlanıyorlar.

AK Partinin seçime giderken ve anayasa değişikliği paketinde; Kürt seçmen, 15 Temmuz ve KHK’lilerden, pakete ekleyecekleri genel af ile diğer tutuklu ve hükümlülere de şartlı tahliye imkânı sağlamalarının kendilerine bir avantaj sağlayabileceği fikrindeler. Torba bir yasa ile sürekli nafaka ve kadının tek başına şahitliği konusunda da yakınmaları giderelim derken, yeşil feministlerin tepkisine sebep olabilirler.

Ama tabii bütün bunlar konjonktüre bağlı olarak tepki çekebilir ve geri tepebilir.

Erdoğan'ın son zamanlarda artan dinî mesajları, AK Partinin dindarların oyunu almak istediklerini de gösteriyor. Ancak bu durum AK Parti tabanındaki seküler unsurların partiden ayrılmalarına sebep olabilir. Zaten İsrail'e karşı izlenen tutumu içine sindiremeyen dindar kesim, eğer süreç içinde yanlış birtakım adımlar atıldığını görürlerse başka bir partiye oy vermeseler bile AK Partiye oy vermek için sandığa gitmeyebilirler. Ya da YRP, Saadet, DEVA, Gelecek Partisinin kuracağı ittifaka yönelebilirler.

Bugün 3 ittifak var TBMM’de. Cumhur İttifakı (AK Parti + MHP + YRP vb.): %49,5 civarında oyla 323 milletvekiline sahip; Millet İttifakı (CHP + İYİ Parti vd.): %35 civarı oy ve 212 milletvekiline sahip. Emek ve Özgürlük İttifakı (YSP + TİP vd.): %10,5 civarı oyla 65 milletvekiline sahip.

AK Partinin oy mu kaybedeceği, oy mu kazanacağını göreceğiz. Ama genel kanaat MHP’nin oy kaybedeceği, YRP’nin oyunu artıracağı yönünde. Süreci izleyen bazı gözlemciler MHP’den giden oylar ve YRP’nin ittifak dışı kalmasıyla Cumhur İttifakı, Kılıçdaroğlu’nun desteğini alsa bile eski seviyeyi yakalamasını zor görüyorlar. Kaldı ki Kılıçdaroğlu'na destek verenlerin AK Parti ile yakınlaşması durumunda sandığa gitmeyebilecekleri düşünülüyor.

İYİ Parti çevreleri, Cumhur İttifakı üyesi AK Parti ve MHP’nin oy kaybedeceği fikrindeler. AK Partinin parti ve liderlik olarak, destek unsurları olarak ciddi bir güç kaybı yaşadığı fikrindeler.

Benim açımdan ne gelene sevinirim ne gidene yerinirim. Bu değişikliğin hayır mı, şer mi olacağı daha sonra belli olacak ama bu süreçte kimin nerede ne için kime destek olacağı din gününde onların akıbetini belirleyecek. Ben aklımın erdiğince adil şahit olmaya, haklıdan yana haksıza karşı çıkmaya çalışacağım. Bir kişi, grup, topluluk, cemaat, parti, o her kim ise onlara karşı duyduğum öfkemin onlar hakkında beni adaletsizliğe sevk etmemesi için Rabb'ime dua ediyorum.

Toplumun hâli malum. Ben bundan sonra ara dönemler hariç, her zaman, birilerinin sloganları ve etiketlerinin ötesinde kötülerin iyilerden daha çok ve baskın konumda olacağını düşünüyorum. Biz âlemlere rahmet olarak gönderilen ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz.

Seçimde oy kullananlar bir tercihte bulunuyorlar. Tercihiniz aynı zamanda bir ikrar/karardır. Herkes kendi kararından sorumlu olduğu gibi seçtikleri, seçenler adına iş yaptığı, söz söylediği için onlar da yapılan işe ve söylenen söze ortaktır. Kerhen bile olsa seçtiklerinizi denetleyin, yoksa siz de onlarla birlikte haşrolunduğumuzda birlikte hesaba çekiliriz. Allah'a ve ahiret gününe iman eden bizler din gününün hesabını aklımızdan çıkarmayalım ve ona göre davranalım. Selam ve dua ile.