Emekli Orgeneral Şener Eruygur: 1996 yılında Korgeneralliğe terfi ederek sırasıyla; 5'inci Kolordu Komutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı görevlerini yürüten Eruygur, 2000 şurasında Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevine atanmıştı. 2002 YAŞ toplantısında Jandarma Genel Komutanlığı görevine getirilmişti. Emekli olduktan sonra sivil toplumları üzerinden siyasi muhalefet yapmaya başlayan Eruygur, Atatürkçü Düşünce Derneği başkanlığına getirilmişti. Eruygur, Tolon gibi Oramiral Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlüklerde anlatılan "Sarıkız" darbe planının liderlerinden biri olarak yansıtılmıştı. Eruygur, Ayışığı kodlu darbe planının da katılımcılarından biri olarak gösteriliyordu. Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun ekibinden olduğu bilinen Eruygur Jandarma Genel Komutanı iken Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman ile birlikte hareket ederek Kıvrıkoğlu'ndan sonraki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'e muhalif bir çizgi izlemişti.
Emekli Orgeneral Hurşit Tolon: Tümgeneral rütbesi ile Genelkurmay Genel Sekreterliği, Jandarma Asayiş Komutan Yardımcılığı ve 7. Kolordu Komutan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. 1997 yılında korgeneralliğe terfi etti. Korgeneral rütbesi ile 15. Kolordu Komutanlığı ve Genelkurmay Lojistik Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 2001 tarihinden geçerli olarak orgeneralliğe terfi etti ve Ege Ordu Komutanlığı'nda atandı. Buradan 1. Ordu Komutanlığına atandı ve emekli oldu. Tolon'un ismi, Eski Deniz kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'in günlükleriyle ortaya çıkan "Ayışığı" ve "Sarıkız" kod adlı darbe planlarını yaptığı ileri sürülen komutanlarla birlikte sayılıyordu. Tolon aynı zamanda Ergenekon'un 1. numaralı ismi olmakla da itham edilmişti. Emekli olduktan sonra Orgeneral Şener Eruygur ile birlikte sivil toplum içinde çalışmalar yürütmeye başlayan Tolon, Müdafai Hukuk derneği ve ardından Müdafai Hukuk Hareketi ile anılır olmuştu. Tolon'un Ankara'da katıldığı bir toplantıda Müdafai Hukuk partisinin temellerinin atıldığı ileri sürülmüş, ancak sözkonusu harekette emekli asker olmayacağı, askerlerin dışarıdan destek vereceği ifade edilmişti. İstanbul'da 1. Ordu Komutanlığı görevindeyken toplantısına katıldığı Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği'nin bazı üyeleri de Ergenekon operasyonu çerçevesinde gözaltına alınıp tutuklanmıştı.
Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz: 2003'te Jandarma İstihbarat Başkanlığı yaptığı dönemde Orgeneral Eruygur ile yakın bir çalışma yürütmüştü. Aynı tarihte Urfa Jandarma Alay Komutanlığı yapan Emekli Albay Erdal Sarızeybek, Ersöz'ü, yasalara aykırı olarak üçü "yüksek gizlilik dereceli" dokuz telefonun teknik takibinin yapılması emrini vermekle suçlamış, Albay Sarızeybek'e "ben böyle bir emir vermedim" demişti.
Sinan Aydın Aygün: 1959'da Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitiminin ardından Ankara Gazi Üniversitesi'ne giren Aygün, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. İnşaat sektöründe faliyet göstermeye başlayan Aygün, mütahitliğe başladı. Bunun yanında inşaat malzemeleri satışı da yapan Aygün, Fuat Ünal'ın ardından 1998 yılında Ankara Ticaret Odası Başkanı seçildi. Sinan Aygün, Cumhuriyet mitinglerine verdiği destekle dikkat çekti. Aygün ulusalcı bütün organizasyonlarda yer aldı. Ankara'da Demirel ve Paşalarla ilişkileri en sıkı olan isim. E-muhtıra sonrası bir mühendislik olan DP projesine girdi ama saf dışı kaldı.
Mustafa Balbay: Burdur'un Yeşilova ilçesine bağlı bir köyde doğdu. 1971 depreminden sonra öğretmen amcası ile birlikte Nazilli'ye gitti, ortaokulu orada bitirdi. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni bitirdi. Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulunu 1981' de bitirdi. Ama gazeteciliğe daha öğrenciyken, Gazete İzmir'de başlamıştı. Sonra Milliyet'in ardından Cumhuriyet'in İzmir Bürolarında muhabir olarak çalıştı. Cumhuriyet İzmir Bürosu'nda istihbarat şefliği yaptı. İstihbarat Şefliğini 1989' dan itibaren Cumhuriyet Ankara Bürosu'nda sürdürdü. 1992 de ise İstanbul'a geçti. Cumhuriyet Haber Merkezi Müdürlüğü'nü üstlendi. 1993'te yeniden Başkent'e döndüğünde artık Ankara Temsilcisi oldu. Bunlara 1994 ten itibaren köşe yazarlığı da eklendi. Org. Hilmi Özkök'e yönelik operasyon yapan Org. Yalman ve Org. Eruygur ekibinde yer aldı. Meşhur "genç subaylar rahatsız" yazısını kaleme alarak Org. Özkök'e en büyük darbeyi vurdu.
Ufuk Büyükçelebi: 1975 yılında Fatih Koleji'ni bitirdi. Bir süre tiyatro sanatçılığı yaptı. Basın hayatına, 1976 yılında Günaydın Gazetesi'nin makine ve film montaj bölümlerinde başladı. Politika, Tercüman, Yeni asır, Sabah ve Akşam gazetelerinde yöneticilik yaptı. 1992 yılında Rahmi Turan ile birlikte Meydan ve Gözcü gazetelerini çıkardı. Gözcü Gazetesi'nde Yayın Yönetmeni olarak görev yaptı. 2006 yılında Aydın Candabakoğlu'nun istifasıyla boşalan Tercüman Gazetesi Yayın Yönetmenliğine getirildi. Gazetesinin manşetinde aşırı milliyetçilik pompaladı ve E-Muhtıra'nın verildiği gün darbe olmuş gibi yayın yaptı. Manşetinden birkaç kez zinde güçleri göreve çağırdı.
Turhan Çömez: 1965'de Bandırma'da doğdu. Geçen dönem AKP Balıkesir milletvekiliydi. İstanbul Tıp Fakültesi mezunu, genel cerrahi uzmanı olan Çömez, bir dönem AKP'de Genel Başkan Özel Kalem Müdürlüğü ve Danışmanlığı görevini yürüttü. Seçim bölgesine kaynak aktarımında ve Gemlik Gübre A. Ş. 'nin özelleştirilmesindeki uygulamalar konusunda Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a yönelttiği eleştiriler ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yakın Atasay Kuyumculuk'un sahibi Cihan Kamer'e işaret ederek değerli taş ithalatında verginin sıfırlanmasına ilişkin olarak dile getirdiği sorular nedeniyle Erdoğan'la arası açıldı. AKP'den ihraç edildi. Gönüllü yurtseverlerden oluşan ekibiyle Ankara Enstitüsü adlı siyaset üstü düşünce kurumunu oluşturdu ve burada çalışmalara devam etmektedir. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Turhan Çömez'le yediği yemeğin ardından bir araç tarafından takip edildiğini söylemişti. Çömez, Paksüt'le yemek yedikten sonra soluğu CHP Lideri Baykal'ın yanında almış ve burada da yakalanmıştı.
Veli Küçük: Emekli Tuğgeneral. Susurluk skandalına adı karışan en üst rütbeli komutandı. Abdullah Çatlı ve 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilişkisi saptandı.Küçük'ün adı milliyetçi 'Kızıl Elma' koalisyonunun organizasyonu ile tekrar duyuldu. Güneydoğu bölgesinde yüzlerce faili meçhul cinayetin faili olarak anılan JİTEM'in kurucusu. Danıştay Baskını sonrasında gözaltına alınıp bırakılan, ardından Ümraniye'de bir gecekonduda yakalanan bombalarla ilgili operasyon nedeniyle tutuklanan Muzaffer Tekin'le doğrudan ilişkisi var. Hrant Dink cinayetinden sonra Orhan Dink, Küçük'ün, kardeşini tehdit ettiğini ileri sürdü. Küçük, şu an ortaya çıkan veriler dikkate alınırsa Ergenekon'un en önemli ismi.
Doğu Perinçek: İP lideri. 'Kızılelma Koalisyonu'nun ideologu kabul ediliyor. Ergenekon'un manifestosunu yazdığı iddia edildi. Soruşturma savcısı Zekeriya Öz hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Doğu Perinçek sık sık yaptığı İngiltere ziyaretleriyle tanınıyor.
İlhan Selçuk: Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi, başyazarı. 22 Temmuz genel seçimleri öncesinde CHP-MHP birlikteliğini istiyordu. Son yazısında Başbakan'ı 14. Luis'e benzetti. AKP'ye açılan kapatma davasından önceden haberdar olduğu öne sürüldü. Başsavcıya 'davayı açma da gör' şeklinde tehdit içeren yazılar yazdı ve dava açıldı.
Kemal Alemdaroğlu: İÜ'nün 1998-2004 yılları arasındaki rektörü. 28 Şubat'tan sonra türban yasağının en keskin uygulayıcısı ve savunucusuydu. İstanbul'da ŞATO'ya gidip gelmesiyle tanınıyor.
Alparslan Arslan: Danıştay'a yönelik saldırının ve Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasının asli faili. Avukatlık stajını Sedat Peker'in avukatının yanında yaptı. Muzaffer Tekin ve Veli Küçük ile ilişkisi tespit edildi. Arslan'ın aracında yapılan aramada, Ercan Cin adına düzenlenmiş VKGB kartviziti çıktı. Cin "Benim kartvizitim binlerce kişide var" dedi. Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasını barmen Tekin Irşi ile birlikte yaptığı tespit edildi. Arslan'ın TİT'in kurucusu Günaltay ile de ilişkisi olduğu iddia edildi.
Kemal Kerinçsiz: Bir grup ülkücü avukatla birlikte kurduğu Büyük Hukukçular Birliği Genel Başkanı olarak Elif Şafak, Orhan Pamuk, Perihan Mağden, Hrant Dink gibi isimler hakkında başlattığı kampanyalarla adını duyurdu. Geçen yıl yapılması planlanan Ermeni Konferansı'nın iptali için de dava açtı. Perihan Mağden hakkındaki davanın duruşmasına zanlılardan Zekeriya Öztürk'le birlikte geldi. Çok sayıda 'ulusalcı' eyleme Veli Küçük, Muzaffer Tekin gibi isimlerle birlikte katıldı. Muzaffer Tekin'in de avukatlığını yapıyordu.
Muzaffer Tekin: 1984'te ordudan atılma eski bir yüzbaşı. Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan ile saldırı öncesinde 15 kez telefonla görüştüğü saptandı. Danıştay baskınından sonra kaçarak emekli astsubay Mahmut Öztürk'ün evinde saklandı. İntihara teşebbüs etti. JİTEM'in kurucularından Ahmet Cem Ersever, TSK'dan şeref madalyası sahibi olan Tekin'in sınıf arkadaşı. Susurluk hükümlüsü Korkut Eken ile görüşüyor. TİT kurucusu Semih Günaltay'ın yanı sıra, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği ve Türk Mukavemet Teşkilatı ile bağları olduğu biliniyor. Susurluk'un önde gelen isimlerinden İbrahim Şahin ve Veli Küçük'le çekilmiş fotoğrafları bulundu. Tekin'e yardım eden ve Kıbrıs'ta kumarhane çatışmasında ölen Musa Çakmak da Şahin'in eski koruması.
Bekir Öztürk: kuvayimilliye.net sitesideki yazılarla bir süre avukat Kemal Kerinçsiz'in sesi oldu. Kerinçsiz ile yollarını ayırıp aynı adla dernek kurdu. Genel başkanı olduğu derneğin İstanbul şubesinin başında Oktay Yıldırım vardı.
Ferit İlsever: Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni. İP İstanbul milletvekili adayıydı. Ergenekon'un 'lobi' faaliyetleri kapsamında Cumhuriyet gazetesini satın almayı planlayanlar arasında adı geçti.
Ergün Poyraz: Ulusalcı cephede yer alan yazar. Verdiği ifadeler, Fethullah Gülen ve Başbakan Tayyip Erdoğan hakkındaki soruşturmalarda etkili oldu. Yazdığı kitapların hepsi projeydi. Oktay Yıldırım'la arkadaşlığı var.
Fikri Karadağ: Muzaffer Tekin'in devre arkadaşı. Danıştay saldırısından sonra Vatansever Kuvvetler Güçbirliği'nden ayrıldı. Emekli Kurmay Albay olan Karadağ, Kuvvai Milliye Derneği'ni kurdu. 'Ölme-öldürme' yeminiyle tanındı.
Güler Kömürcü: Akşam Gazetesi yazarı. Elinde devlet sırrı niteliğindeki çok sayıda belge bulunduğu ortaya çıktı. Telefonu dinlemeye takılan Kömürcü'nün Sedat Peker ile son derece samimi olduğu belirlenmişti.
Fikret Emek: Emekli Binbaşı Fikret Emek, Eskişehir'de yakalandı. Muzaffer Tekin tarafından ismi verildiği iddia edilen Emek'in Ankara'daki evi ile Eskişehir'deki iki ayrı adrese düzenlenen baskında polis bir cephaneliğe ulaştı.
Oktay Yıldırım: Ordudan malulen emekli edildi. Muzaffer Tekin'in çok yakın arkadaşı. 'Kuvvai Milliye' Derneği'nin İstanbul il başkanlığını yaptı.
Hüseyin Görüm: Fikri Karadağ'ın kurduğu İstanbul merkezli Kuvayi Milliye derneğinin ikinci adamı. Örgüt elemanlarının nikâhlarını milli bir törene dönüştüren fotoğraflarla basına yansımıştı.
Fuat Turgut: Kemal Kerinçsiz gibi 'milliyetçi' suçluların avukatlığını yaptı. Adını Hrant Dink suikastinin azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanan Yasin Hayal'in savunarak duyurdu. 'Yüksekova Çetesi'nin de avukatıydı.
Sevgi Erenerol: Türk Ortodoks Patrikhanesi'nin basın sözcülüğü görevini yürütüyor. Avukat Kemal Kerinçsiz'le birlikte 301 davalarında, emekli tuğgeneral Veli Küçük'le birlikte de ulusalcı toplantılarda boy gösterdi. Hürriyet Gazetesi'ne bazı haberleri yaptırdığı dinlemeye takıldı.
Serhan Bolluk: Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni. İP İstanbul milletvekili adayıydı. Adnan Akfırat: İP'in Çin ile ilişkilerini yürütüyordu. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi mezunu. 'Çiller'in ABD Vatandaşlığı' ve 'Eşref Bitlis Suikastı' gibi beş kitaba imza attı.
Semih Günaltay: Akın Birdal suikastı ve Türk İntikam Tugayı'nı kurmaktan hapse mahkûm oldu. Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan'la yaptığı telefon görüşmesi saptandı. Kitaplarını Türk Solu dergisi bastı.
Zekeriya Öztürk: Muzaffer Tekin Danıştay baskını nedeniyle aranırken yanındaydı. Tekin o günlerde emekli astsubay Mahmut Öztürk'ün villasında saklanmıştı.
Ümit Oğuztan: Postmodern darbe olarak anılan 28 Şubat döneminde ünlü travesti Sisi ile birlikte Ali Kalkancı'nın eşi Emire Kalkancı'yı televizyonlara çıkmaya ikna etmişti. Ümit Oğuztan'ın o günlerde yazdığı yazılarla postmodern darbe ortamının hazırlanmasında etkili olduğu iddia ediliyor.
Taner Ünal: VKGB'nin başkanı olan Taner Ünal'ın Muzaffer Tekin ile ilişkisi sabit. Danıştay baskını sonrasında gözaltına alındı ve serbest bırakıldı. Daha sonra Ümraniye bombalarıyla ilgili gözaltına alınarak tutuklandı.
Ali Yasak: 'Drej Ali' olarak biliniyor. Adı 2. MİT raporunda Tansu Çiller-Mehmet Ağar tarafından kurulan örgütle anıldı. Sedat Peker, Sami Hoştan'la çetenin yeraltı bağlantılarını sürdürdüğü üzerinde duruluyor.
Sami Hoştan: Drej Ali gibi Susurluk davasının tanınmış ismi. Davada dört yıl hapisle cezalandırıldı. Veli Küçük ile doğrudan ilişkisi olduğu öne sürülüyor. Ergenekon çetesine lojistik destek verdiği belirtiliyor.
Sedat Peker: Kelebek operasyonunda tutuklandı. Drej Ali ile uzun yıllardır tanışıyor. Caner Yiğit'i Veli Küçük'e koruma olarak tahsis ettiği iddia ediliyor. Susurluk hükümlüsü Korkut Eken'e para gönderdiğini telefon kayıtlarında söylemişti. Peker'in www.öztürkler.com adlı internet sitesinin açılışına Veli Küçük de katılmıştı