Uluslararası Şeffaflık Grubu'nun anketine göre Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarına olan güven dibe vurdu. Dünya genelinde sivil topluma olan güvensizlik yüzde 26 iken Türkiye'de geçen yıl yüzde 35'e kadar yükseldi. STK'lara güvenin azalmasında bu kuruluşların Ergenekon'la anılması ve Deniz Feneri skandalı etkili oldu.
Uluslararası Şeffaflık (Transparency International) Grubu'nun 69 ülkeden 73 binden fazla, kişiyle yaptığı 'Küresel Yolsuzluk Barometresi' anketinin sonuçları epey ses getirecek türden. Türkiye'den TNS PIAR'ın 1 Kasım-12 Aralık 2008 arasında 2000 kişiyle yüz yüze yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre Deniz Feneri davası ve Ergenekon Operasyonu sivil sosyal yardım kuruluşlarına güveni dibe doğru iterken, hükümeti yolsuzlukla mücadelede yetersiz görülen bir hale getirdi. O dönemde medya ve hükümet arasında yaşanan tartışmalar da, medyaya olan güven kaybına neden oldu.
Üç kişiden biri güvenini kaybetti
Türkiye'nin ortanın üstü gelir düzeyine sahip ülkeler arasında gösterildiği araştırmada görüşme yapılan kişilerin yüzde 35'i sivil hizmetlere güveninin olmadığını ifade etti. En az güvensizlik yüzde 3 ile yargıya oldu. Her dört kişiden biri ise özel sektöre güvenmediğini beyan etti. Araştırmanın Türkiye ile ilgili bölümlerinde bazı ilginç sonuçlar da dikkat çekti. Görüşülen 2000 kişiden sadece 40'ı (yani yüzde 2'si) geçen 12 ayda kendisinin ya da ailesinden birinin rüşvet verdiğini söyledi.
Yarısı 'hükümet yetersiz' dedi
Türklerin yüzde 52'si hükümetin yolsuzlukla mücadelede yetersiz olduğunu beyan ederken, yüzde 14'ü ne yeterli ne de yetersiz yanıtı verdi. Hükümetine bu konuda en az güvenenler yüzde 81'le Arjantinliler olurken, hükümetinden yolsuzlukla mücadelede en çok memnun olanlar yüzde 96'lık memnuniyetle Singapurlular oldu.
Türkiye, genel olarak dünya güvensizlik ortalamalarının altında bir seyir izledi. Siyasi partilere güvensizlikte dünya ortalaması yüzde 29 olurken Türkiye'de bu oran yüzde 14'te kaldı. TBMM, yüzde 13 güvensizlikle yüzde 16'lık dünya ortalamasının altında yer aldı. Özel sektöre güvensizlik konusunda Türkiye'de büyük sıçrama gözlendi. Global bazda özel sektöre güvensizlik yüzde 14 olurken Türkiye'de bu oran yüzde 25 oldu. Yine medyaya güvensizlikte Türkiye, yüzde 10 ile yüzde 6'lık dünya ortalamasının üzerine çıktı. En çarpıcı güvensizlik verisi sosyal yardım kuruluşları ve sivil hizmet örgütlerine yönelikti. Global bazda her dört kişiden biri bu kuruluşlara güvenmezken, Türkiye'de her üç kişiden biri bu kurumlara güvensizliğini beyan etti.
Türkiye'de rüşvet yarı yarıya azaldı
Türkiye'de hükümet yolsuzlukla mücadelede yetersiz görülse de, rüşvet olaylarının yarı yarıya azalması da çarpıcıydı. 2007'de 'son 12 ayda ben veya yakınım rüşvet verdik' diyenlerin oranı yüzde 6'yken, 2009'da bu oran yüzde 3'e geriledi. Ankete katılanların yüzde 30-45'i, özel sektörün hükümet politikalarını etkilemek için rüşvete başvurduğunu belirtti.
Global bazda polis teşkilatları ise rüşvet sabıkasının en yüksek olduğu meslek. 2006'da yüzde 18 olan rüşvet sabıkası 2009'da yüzde 21'e çıktı. Anket, polisin en çok düşük gelirli kesimden rüşvet aldığını ortaya koydu.
Türkiye gündemi güveni de belirledi
Araştırma aslında bölgelerdeki güncel ve sansasyonel gelişmelerin yolsuzluk ve güvensizlik araştırmasına yansıdığını ortaya koydu. Türkiye'de Ekim 2008'de Alman Mahkemesi tarafından görülen Deniz Feneri Derneği'ne ilişkin dava, Ergenekon Davası'nda ortaya çıkan Atatürkçü Düşünce Derneği'ne yönelik bilgiler, bu tür kuruluşlara güvensizliğin artmasına neden oldu. Yine aynı dönemlerde global kriz nedeniyle çok sayıda bankası batan İzlanda, İsviçre, Belçika ve benzer ülkelerde özel sektöre olan güvensizlik zirve yaptı.
Taraf
Etiketler: Sivil toplum Alman Mahkemesi Atatürkçü Düşünce Derneği Deniz Feneri Derneği rüşvet