Ensarullah: Mekke Saldırısı İddiası Yalan

Suudi Arabistan, Yemen’den Mekke’ye yöneldiğini öne sürdüğü İHA’yı düşürdüğünü açıkladı; Ensarullah iddiayı “büyük yalan” olarak reddetti. AFP, sosyal medyada yayılan görüntünün 2021’de Hamiş Muşayt’ta bir merminin önlenmesine ait olduğunu bildirdi.

Tesnim Haber Ajansı’nın analizine göre, Yemen güçlerinin son günlerdeki hızlı ilerleyişiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan, Yemen’den Mekke’ye doğru uçtuğunu öne sürdüğü bir İHA’yı Mekke’nin güneyinde, kentin hava sahasına girmeden önce önlediğini ve imha ettiğini duyurdu.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon sözcüsü Türki el-Maliki, açıklamasında Mekke güvenliğini “kırmızı çizgi” olarak nitelendirdi ve Riyad liderliğindeki koalisyon güçlerinin caydırıcı adımlar atmakta tereddüt etmeyeceğini söyledi.

Ensarullah Hareketi ise söz konusu iddiayı reddederek “büyük bir yalan ve açık bir iftira” olarak değerlendirdi. Yemen Devrim Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi de hareketin İslami ve ahlaki ilkeler doğrultusunda hareket ettiğini, hedeflerinin yalnızca Suudi askeri üsleri ve petrol altyapısı olduğunu vurguladı. Bu karşıtlık, Suudi iddiasının doğruluğu ve olası bir “sahte bayrak” operasyonu sorularını artırdı.

Habere göre, Suudi Arabistan’ın resmi anlatısı ve Yemen’e yönelik saldırıları destekleyen bazı Arap ve Batı medyası, İHA’nın önlendiği iddiasını başlık ve ilk paragraflara taşıdı; Ensarullah’ın yalanlamasına ise haberin devamında ikincil bir tepki olarak yer verdi.

Ancak AFP gibi bazı Batılı haber kuruluşları, sosyal medyada “Mekke semalarında İHA önleme” görüntüsü olarak yayılan videonun aslında 2021’de Suudi Arabistan’ın güneyindeki Hamiş Muşayt kentinde bir merminin önlenmesine ait olduğunu bildirdi. Bu tespit, iddianın en azından bazı görüntülerle yanlış biçimde ilişkilendirildiğini gösteriyor.

Analizde, Ensarullah’ın bölgede dini ve İslami çerçevelere bağlılığını defalarca gösteren az sayıdaki güçten biri olduğu savunuluyor. Zeydiyye mensuplarının da diğer İslam mezhepleri gibi Mekke’yi Müslümanların en kutsal mekânı kabul ettiği belirtiliyor. Bu nedenle Mekke’ye saldırının Ensarullah için stratejik bir kazanç sağlamayacağı, aksine Suudi saldırganlığına karşı direniş ve İsrail’in işgal politikalarına muhalefet üzerine kurulu iç ve bölgesel meşruiyetini zayıflatacağı ifade ediliyor.

Haberde, Yemen krizinin başından bu yana Ensarullah’ın Suudi topraklarına yönelik saldırılarında genellikle Aramco petrol tesislerini ve Suudi Arabistan’ın güneyi ile doğusundaki askeri üsleri hedef aldığı, Yemen silahlı kuvvetleri sözcüsünün de bu operasyonların sorumluluğunu birçok kez açıkça üstlendiği hatırlatılıyor. Bahreyn Şiilerinin lideri Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın da Yemenlilerin dini ilkelere bağlılığına dikkat çekerek Mekke’ye saldırı ihtimalini “çok uzak” gördüğü aktarılıyor.

Analizde ayrıca Mekke’ye İHA saldırısı iddiasının ardından İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan geniş kınamalar gelmesinin, Ensarullah’ın düşmanlarının istediği sonucu doğurabileceği belirtiliyor: Hareketin İslam dünyasında yalnızlaştırılması ve Müslüman devletlerin ona karşı bir araya getirilmesi. İddianın doğru olmaması hâlinde bunun Ensarullah’a sınırlı bir askeri saldırıdan daha ağır bir maliyet çıkarabileceği savunuluyor.

Bu çerçevede “sahte bayrak” senaryosu gündeme getiriliyor. Buna göre üçüncü bir taraf, siyasi, güvenlik veya propaganda amaçlarıyla taraflardan birinin adına saldırı düzenleyerek sorumluluğu hedef gruba yükleyebilir. Mekke semalarında İHA düşürülmesi olayında üçüncü tarafın İsrail veya ABD olabileceği öne sürülüyor. Böyle bir senaryonun İslam dünyasında bölünme yaratmak, kamuoyunu başka meselelerden uzaklaştırmak, Müslüman devletleri Ensarullah’a karşı birleştirmek ve İsrail açısından Ensarullah tehdidini yönetmek amacı taşıyabileceği değerlendiriliyor.

Habere göre Suudi Arabistan da son yıllarda kendisini “Haremeyn’in güvenliğinin koruyucusu” ve İslam dünyasının lideri olarak sunmaya çalışıyor. Mekke’ye saldırı ve bunun önlenmesi iddiası bu çerçevede okunuyor: Riyad bu anlatıyla hem kendisini kutsal mekânların savunucusu gösterebilir hem Ensarullah’ı ortak tehdit olarak sunabilir hem de Yemen savaşı ve iç sorunlar gibi dosyalarda kamuoyu baskısını başka yöne çekebilir. Ancak iddianın yanlış bilgilerle desteklenmesi hâlinde bölgesel güven krizine yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Hukuki ve dini açıdan Mekke’ye saldırının İslam’da yasak olduğu, uluslararası insancıl hukukta da kutsal mekânların özel korumadan yararlandığı belirtiliyor. Kendisini İslami ilkelere bağlı gören Ensarullah’ın, Suudi Arabistan’ın güneyindeki kritik altyapıyı kolayca hedef alabilecekken böyle bir eyleme girişmesinin hem dini bağlılık hem stratejik akılcılık açısından zayıf bir ihtimal olduğu savunuluyor. Buna karşılık İslam dünyasındaki bölünmeden çıkar sağlayan tarafların böyle bir senaryoyu tasarlama motivasyonuna ve imkânına sahip olabileceği öne sürülüyor.

Sonuç olarak analiz, Mekke’ye saldırının Ensarullah için stratejik bir fayda sağlamadığını ve Yemenlilerin dini-ahlaki ilkeleriyle bağdaşmadığını savunuyor. Ensarullah’ın İslami kutsal değerlere bağlılığı, ABD ve İsrail’in ona yönelik düşmanlığı ve Suudi Arabistan’ın Yemen karşısında yalnız kalması, “sahte bayrak” ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında sayılıyor. Bu nedenle Müslüman ülkelerin daha dikkatli davranması ve herhangi bir karar veya açıklamadan önce bu olasılığı göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanıyor.

on4haber

Yemen Haberleri