Emperyalistler sizin için değil, siz onlar içinsiniz!

Selâhaddin Çakırgil

Emperyalist-şeytanî güçler, bazı ülkelerin kamuoylarını kandırmak için, bazı diplomatik kurnazlıklar sergileseler bile, dünya halklarının geneline çok net mesajlar veriyorlar. 

Bunu son olarak, Amerikan Dışbakanı John Kerry’nin beyanı ortaya koydu.  

***

Suriye Buhranı’nda Baas ideolojisi’ne dayalı, yarım asırlık Baas Partisi ve Esed Hanedanı diktatörlüğü’ne karşı 2011 Baharı’ndan bu yana 5 yıldır savaşan yığınla örgütler, bu zamana kadar birbirleriyle de boğazlaşmaktan kurtulamayışlarının bedelini ağır şekilde ödemekteler.. Çünkü, ‘Biz olmasaydık, Esed rejimi iki günde çökerdi..’ diye yıllardır övünen ve yüzbinlerin ölümünde en büyük sorumluluk payını taşıyan İran rejimiyle, Lübnan’daki Hizbull... örgütü, duruma hâkim olamayınca; -İranlı yetkililerin övgüyle söylediklerine göre-, İranlı serdar/ general Qaasem  Suleymanî’nin Putin’le görüşüp onu ikna etmesiyle; yıllardır pusuda bekleyen Rusya, züccaciye dükkanına giren bir fil gibi, devreye var gücüyle girdi ve Esed rejimine karşı olan herkesi ve her şeyi yıkıp geçti- geçmekte.. 

***

Bu duruma Amerikan emperyalizmi seyirci.. Halbuki, Amerikan emperyalizmi ve müttefikleri iki yıldır, IŞİD/DAİŞ’i durdurmak adına, Irak ve Suriye’nin diledikleri her mıntıkasını ağır hava bombardımanlarıyla ve Hint okyanusu, Kızıldeniz ve Akdeniz’deki savaş gemilerinden attıkları füzelerle vurup durmaktaydılar.

Rusya, başlangıçta Tartus Limanı’ndaki üssünü korumak adına yığınak yaptı ve savaş uçaklarını başka yerden geçiremeyince İran ve Irak üzerinden Suriye hava sahasına geçirdi ve Hazar Denizi’ndeki savaş gemilerinden fırlattığı füzelerini de yine İran ve Irak semaları üzerinden Suriye’ye göndererek, dilediği yeri daha bir yerle bir etti- etmekte..  

Ne de olsa, Beşşar Esed, bütün Suriye’yi Rusya’ya üss olarak tahsis etmiş bulunuyor.

***

USA emperyalizmine karşı 36 yıl boyunca direnmiş olan İran ise şimdi, Rusya’nın Suriye’deki bütün bu cinayetlerine var gücüyle destek verirken, Amerikan emperyalizmiyle de zımnî bir işbirliğinde..

Bölgenin iki önemli ülkesinden birisi olan Türkiye, bir NATO ülkesi olduğu halde, Suriye konusunda, hem Rusya ve hem de Amerikan emperyalizminin planlarına karşı, sınırdaşı olduğu Suriye’ye karşı, kara ordusuyla girmesi için NATO’dan gelen taleplere, ‘tampon bölge oluşturulması ve uçuş yasağı ilan edilmesi’ gibi şartlar ileri sürerek direnirken; İran’ın, her iki büyük şeytanî güçle uzlaşma içine girmesi düşündürücü..

***

USA emperyalizminin Suriye’yi Rusya’ya bırakmış gözükmesi bir zaafiyet midir, yoksa, bazı coğrafî alanların zımnî bir bölüşmesi mi söz konusudur?

Herhalde, bu ikinci şık..

USA emperyalizminin başkanı Obama, geçen hafta, ‘Biz dünyanın en büyük gücüyüz!’ derken, Putin Rusyası’nın, Suriye’de cirit attığından habersiz değildi herhalde..

***

Dahası, Suriye’de Baas-Esed diktatörlüğüne karşı mücadele veren grupların temsilcileri, 9 Şubat günü John Kerry ile görüşüp, Rusya’nın durdurulması talebinde bulunduklarında, Kerry, hiç kıvırmadan, ‘N’apalım.. Rusya’yla mı savaşalım yani?’ diye karşılık vermiştir.

Aslında, bu cümle tabloyu bütünüyle aydınlatıyor.

Öyle ya, başkaları için savaşmak, emperyalistlerin işi midir?

***

Ey başka ülkeler ve güçler, sizler, emperyalistler için ancak kullanılmaya müsait ve bir kağıt mendil gibi atılacak mahallî güç odaklarısınız ve emperyalistlerin emellerine hizmet için varsınız; emperyalist güçler sizin için değil..

B. Amerika’daki iç güvenlik mes’elesi olarak ortaya çıkan 11 Eylûl 2001 Saldırıları sırasında, dönemin USA başkanı Bush’un mantığıyla, ‘Bizimle birlikte olmayanlar bize karşıdır..’ diyerek tavır almaya çağrılanlara bugün, aynı Amerika, ‘Sizin mes’eleleriniz sizindir ve sizler ancak bizim için varsınız’ denmektedir.   

Türkiye, son 100 yıl içinde, ilk kez şimdilerde bu oyunlara biraz direnmeye çalışırken, bu acı gerçek ona da hatırlatılmak isteniyor.

Uyanmak istemeyenler, derin uykularını sürdürebilirler.

stargazete