Elhamdülillah, ne mutlu bize Müslümanız!

Mehmet GÖKTAŞ

Bir adam görseniz, ellerini semaya kaldırmış dua eden bir adam. Güneşin yakıp kavurduğu bir yerde, bir damla suyun olmadığı, yeşillik namına bir tek yaprağın yetişmediği, hiç kimsenin olmadığı, hiçbir kervanın gelip geçmediği ıssız bir yerde dua eden bir adam.

Ne diyor acaba, nasıl bir dua ediyor diye arkasından sessizce yaklaşsanız ve söylediklerine kulak verseniz;

"…Ey benim Rabbim! İnsanların gönüllerini buraya çevir, buraya bağla, akıp gelsinler buraya, onları ürünlerle rızıklandır…" dediğini duysanız…

Söyleyin Allah aşkına, ne düşünürdünüz? Bu adam bir deli, şu söyledikleri hiç olacak bir şey mi, demez miydiniz?

Öyle ya, "İnsanlar buraya akıp gelsinler" dediği yer Antalya değil, Alanya değil, Fırat'ın yemyeşil kenarları değil, kıvrım kıvrım akan Dicle vadisi değil, İstanbul boğazı değil, ortasından nehir akan Paris değil, Londra değil, yani insanlara göre yeryüzünün cenneti diye bilinen yerlerden bir yer değil.

Milyonlarca insanın Arafat'taki duruşunu, Müzdelife'ye akışını, Kâbe’den Mekke'nin en uzak sokaklarına kadar oluşturduğu mahşerini, yukardan yapılan çekimlerle ekranlara yansıyışını seyredince insan gerçekten çok duygulanıyor.

Allah'ım, ne müthiş bir manzara! Fotoğraf karelerine kesinlikle sığmayan Mekke'deki namazlar, Kâbe'deki tavaflar…

"İşte İslam" diye bağırıyoruz. Ve elhamdülillah ben de Müslümanım, Müslümanlardan biriyim diye sonsuz bir sevinç ve haz duyuyoruz.

Kendi kendime hayal kuruyorum, şimdi Hz. İbrahim Aleyhisselam kalksa dirilse, kendisini yüksek bir yere çıkarsak veya bir uçaktan onunla birlikte seyretsek bu manzarayı... Sorsak kendisine, "Ey Allah'ın Halili! Nedir bu gördüğün manzara biliyor musun? Hani sen bir dua yapmıştın ya… Hani sen insanların kalbinin buraya bağlanmasını ve bu noktaya akıp gelmesini istemiştin ya, işte senin çağırdığın insanlar bunlar, daha nicesi de gelemedi, yürekleri yanıp tutuştuğu halde buralara sığamayacakları için gelemediler!

İşte şurası oğlun İsmail Aleyhisselam ile birlikte ellerinizle yaptığınız Kâbe! İşte şurası da şu milyonlarca insanın koşuşturduğu yer de sen bırakıp gittikten sonra eşin Hacer'in su için koşuşturduğu yerdir, Safa ile Merve'dir!

Bu duygu ve düşüncelerle bütün Müslümanların Arefe gününü ve Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum, kurtuluşumuza vesile olmasını diliyorum.