Ecevit'e darbe planını Sezer de doğruladı
2001-2002 döneminde Ecevit'e çekil baskıları yapıldığını anlatan Sezer, "Bazı emekli generaller de temennisini bildirdi." dedi
Ergenekon soruşturması, Türkiye'nin karanlıkta kalan olaylarına ışık tutuyor. İddianamenin dikkat çeken başlıklardan biri, 1999'da MHP ve ANAP'la birlikte koalisyon hükümeti kuran Bülent Ecevit'e yönelik darbe girişimi. Ergenekon, Ecevit'in başbakanlıktan ayrılması için çeşitli teşebbüslerde bulunmuş. İddianameyle ortaya çıkan bu bilgi, dün DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve Ecevit'in yakın koruması DSP İzmir Milletvekili Recai Birgün tarafından da doğrulandı. "O dönemde birçok kesim tarafından Ecevit'e çekil baskılarının yapıldığı çok açık." diyen Sezer, "TSK'dan da baskı yapılmış mıydı?" sorusuna şu karşılığı verdi: "Bazı emekli generaller temennisini bildirdi." Recai Birgün de, 57. Hükümet'i devirme girişimlerini teyit etti. Operasyonun iç ve dış bağlantıları olduğunu savunan Birgün, yaşananları şöyle özetledi: "Olayın içinde işadamları ve medya da vardı. Tedbir almaya çalıştık; ama başa-ramadık. İddianamede yer alma-sı sürpriz oldu. Bu kadar erken ortaya çıkarılacağını tahmin et- miyordum."
AK Parti Hükümeti döneminde 'Ayışığı, Sarıkız, Eldiven' gibi kodlarla darbe girişimleri yapan Ergenekon terör örgütünün Ecevit başbakanlığındaki 57. koalisyon hükümetini de devirme planı yaptığı ortaya çıktı. Ergenekon'un kollarının Ecevit dönemine uzanması gözleri DSP'ye çevirdi. Yıllarca merhum Bülent Ecevit'in koruma müdürü olarak yakınında bulunan DSP İzmir Milletvekili Recai Birgün, Ecevit Hükümeti'ni devirme girişimleri yapıldığını doğruladı. Bu konuda merhum Ecevit'in de şüphesi olmadığını vurgulayan Birgün, operasyonun iç ve dış bağlantıları olduğunu savundu. Birgün, operasyonun mahiyeti ve Ergenekon'la ilişkisine yönelik şunları kaydetti: "Operasyonun içinde işadamları vardı, medya vardı. O gün hiç kimse buna karşı çıkmadı; gözü kapalı seyrettiler. Bu operasyonun Ergenekon'la ilgisi tam olarak nedir; onu göreceğiz. O oluşum mu (Ergenekon), başka bir oluşum mu bunu bilmiyorum. İddianameyi görmek lazım."
Birgün, operasyon yapıldığının farkında olmalarına rağmen gerekli önlemi almakta geç kaldıklarını dile getirdi. Birgün, "Tedbir almaya çalışıyorduk, ama olaylar o kadar arka arkaya geliyordu ki ne olduğunu anlayamadan operasyon gerçekleştirildi." ifadesini kullandı. Söz konusu operasyonun iddianamede yer almasının kendileri için sürpriz olduğunu anlatan Birgün, şöyle devam etti: "2002 yılından beri söylüyoruz. Bu kadar erken ortaya çıkarılacağını tahmin etmiyordum. İddianame sulandırılmaz ise yaşanan net olarak ortaya çıkar."
Birgün, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın her şeyi bildiğini de ileri sürdü. Buna rağmen 7 yıl boyunca kendilerine yapılan operasyonla ilgili girişimde bulunmadığını belirtti. "Haberin vardı neden bir suç duyurusunda bulunmadın?" diyen Birgün, Erdoğan'ın suça ortak olduğunu iddia etti. Birgün, "Acaba bize yapılan operasyon AKP iktidarını, zihniyetini mi iktidara getirmek içindi?" diye sordu.
TOBB Başkanı Genelkurmay'ı ziyaret etti, hükümetin istifasını istedi
2001 yılındaki ekonomik krizin ardından esnaf sokağa dökülmüştü. TOBB Başkanı Fuat Miras ise tavrını Genelkurmay Başkanlığı'na gerçekleştirdiği ziyaretten sonra netleştirdi. Bu görüşme gazetelere şöyle yansıdı: "Hürriyet: Miras askere neden gitti? Milliyet: Sürpriz buluşma. Sabah: Esrarengiz ziyaret" Miras bu ziyaretin ardından 350 oda ve borsa başkanının katıldığı bir toplantı yaptı. Toplantıdan çok sert bir bildiri çıktı: "Hükümete güven ve itimat azalmıştır, gereğini istifa ederek yerine getirmelidir." Ecevit, istifa çağrısına yumuşak bir karşılık verdi. Ecevit, "Hükümet bunalımı Türkiye'nin hayrına olmaz. Onun için görevde kalıyorum, kalacağım." dedi.
Hastaneden çıkınca iyileşmişti
Ecevit başkanlığındaki 57. Hükümet, 2001'de ekonomik krizle sarsıldı. Kemal Derviş ABD'den çağrılırken, Ecevit rahatsızlandı ve Mehmet Haberal'ın Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. İyileşmesinin mümkün olmadığı söylenen Ecevit, doktorlara rağmen evine gidince iyileşmişti. Kısa süre sonra DSP ikiye bölünmüş ve erken seçim kararı alınmıştı.
9 Aralık 1999'da IMF'ye gönderilen iyi niyet mektubuyla başlayan ekonomik program ağır aksak yürüyordu. 22 Aralık 99'da Egebank'la birlikte 7 bankaya el konuldu. 2000 yılı durağan geçti. 2001 ise zorlu başladı. Programa rağmen kriz derinleşiyordu. Ve 19 Şubat'taki MGK'da tarihî bir olay cereyan etti. Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Ecevit'e anayasa kitapçığı fırlattı. Ecevit, çıkışta ülkede 'kriz' olduğunu duyurdu. Piyasalar karıştı. Repo faizi yüzde 7 bin 500'e tırmandı. Dolar 680'den 950 bine fırladı. Türk halkı yarı yarıya fakirleşti. Hükümet, çözümü ABD'den ekonomi uzmanı Kemal Derviş'i getirmekte buldu. Bir süre sonra Ecevit rahatsızlandı ve Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Ecevit'in iyileşmesinin mümkün olmadığı söyleniyordu. Oktay Ekşi, Ertuğrul Özkök, Derya Sazak, Bekir Coşkun gibi birçok yazar Ecevit'in istifa etmesini, yerine Derviş'in geçmesini istiyordu. Emin Çölaşan, Başbakan'ın pislik içinde yaşadığı, tırnaklarının kesilmediğini bile iddia etti. Ancak Ecevit, istifa baskılarına olumlu cevap vermedi. Hastaneden çıktıktan sonra ise iyileşmeye başladı. Bunun üzerine yeni parti projesi devreye sokuldu. İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan, Yeni Türkiye Partisi'ni (YTP) kurdu. Fakat bu oluşuma toplum itibar etmedi. Derviş de CHP'yi tercih edince YTP, zor durumda kaldı. 2002 seçimlerinde sadece yüzde 1,15 oranında oy alabildi. Oy oranının yerel seçimlerde 0,3'e düşmesi üzerine CHP'ye iltihak etti.
Güncel Haberleri
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?