Özel Yetkili İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, "Ergenekon Terör Örgütü" davası kapsamında tutuklu bulunan Prof.Dr. Mehmet Haberal'ın mahkemeye gönderilmeyen sağlık raporuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 5 profesör, 1 hemşire ve Haberal'ın 2 refakatçisi hakkında hazırlanan iddianameyi oy birliğiyle kabul etti.
Ergenekon Terör Örgütü davasının tutuklu sanıklarından CHP Zonguldak Milletvekili Prof.Dr. Mehmet Haberal'ın, rahatsızlandığı iddiasıyla 670 gün kaldığı İstanbul Üniversitesi (İÜ) Kardiyoloji Enstitüsü'nde korunduğu resmen belgelendi.
"HABERAL'IN RAPORLARI AVUKATLARININ İSTEĞİ ÜZERİNE HAZIRLANDI"
Prof.Dr. Haberal'ı koruyan doktorlar hakkında hazırlanan iddianamede; adalet başmüfettişlerince ifadesi alınan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Kardiyoloji Enstitüsü'nde 17 yıldır çalışan, Enstitü'de 3 yıldır müdür yardımcılığı yapan Emin Özgür Barış Ökçün'ün; "Haberal ile ilgili hazırlanan raporların çoğu, biri hariç tümünün Haberal'ın avukatlarının isteği üzerine hazırlandığını ve kendilerine verildiğini biliyorum..." dediği yer alıyor. İddianamede; "Dosyada mevcut yazışmalar incelendiğinde raporların genel olarak sanık avukatlarının talepleri neticesinde hazırlandığı ve taleplerin kısa süreler içerisinde cevaplandırıldığı anlaşılmıştır" deniliyor.
İLK MUAYENE EDEN DOKTORDAN ŞOK AÇIKLAMA!
İddianamede; adalet başmüfettişlerince 23 Aralık 2010 tarihinde tanık olarak ifadesi alınan Mehmet Kemal Arıkan'ın; "Haberal'ın enstitüye ilk geldiği andan yani kendisini ilk muayene ettiğim andan bu yana psikiyatri kliniğinde yatmasını gerektirecek bir durumu kesinlikle yoktur. Hiç de olmamıştır. Aksi durumun kabulü halinde tüm psikiyatri servislerini cezaevine dönüştürmemiz gerekir..." şeklinde ifade verdiği belirtiliyor.
"HASTA DERHAL TABURCU EDİLMELİYDİ"
Prof.Dr. Cengizhan Türkoğlu da; "27.08.2009 tarihli raporumu ben enstitünün 15.08.2009 tarihli ve 475 sayılı yazısı üzerine hazırladım ancak enstitümüzde bu tür bir yazı üzerine normalde bir hasta derhal taburcu ediliyor iken niçin gereğinin yapılmadığını bilmiyorum" demiş.
RAPOR MAHKEME VE YARGITAY'DAN GİZLENMİŞ, 3 VESİKALIK FOTOĞRAF İÇİN 3 HAFTA BEKLENMİŞ
İddianamede; Prof.Dr. Haberal'ın taburcu olabileceği yönünde raporun 16 Ekim 2009 tarihinde hazırladığı ancak raporun Ergenekon davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden gizlendiği vurgulandı. İddianamede; Haberal'ın "taburcu olabilir" raporunun davaya bakan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nden de gizlendiği ifade edildi. İddianamede; Prof.Dr. Haberal'ın taburcu işlemleri için vesikalık fotoğraf istendiği, söz konusu fotoğrafın 3 hafta sonra Kardiyoloji Enstitüsü'ne getirildiği, ardından taburcu işlemlerinin yapılmadığı belirtiliyor.
Prof. Dr. Cengizhan Türkoğlu, 16.10.2009 tarihinde heyet tarafından verilen taburcu raporu ile 11.11.2009 tarihinde şüphelinin verdiği rapor arasında yaklaşık 26 günlük bir sürenin geçtiği ve bu süre zarfında Mehmet Haberal'ın fotoğrafının temin edilemeyerek heyet raporu için hastaneye sevk edilemediği hususu sorulduğunda; "Burada hastanın sağlık kuruluna sevki için gerekli olan fotoğraflar Anabilim Dalı Başkanı ve Enstitü Sekreterliği tarafından bulunması gereken materyallerdir. Ben bu olayla ilgilenmem. Ben hastanın resimsiz şekilde de hastaneye sevkinin yapılabileceği konusunda bilgi sahibi değilim" demiş.
HABERAL, HOLTER CİHAZINDAN ÖNCE KADINLA HEYECANLANDIRILMIŞ!
İddianamede, şöyle deniliyor: "Hastaya holter cihazı takıldığında veya takılmadan önce sanığın adrenalininin artırılmasının şüpheliler Şengül Ari ve Muhammet Lütfullah Hüsrev tarafından planlandığı, bunun için heyecanlandırıcı haber verilmesi veya bir bayan vasıtasıyla heyecanlandırılmanın düşünüldüğü anlaşılmış, bu yolla sanığın değerlerini normalden farklı çıkararak bu durumun raporlara yansımasını ve sanığın hastanede yatarak tedavi edilmesinin amaçlandığı değerlendirilmiştir."
İddianamede, sanıklar hemşire Şengül Ari'nin ajandasında yazan notlarda da bu konunun anlaşıldığı ifade edildi.
Haberal'a duygusal olarak ilgi duyduğu yönündeki ifadeleri de yer alan Ari'nin ajandasında, "Ama ondan önce, holter takıldığı dönemde adrenalinini yükseltmek gerekiyordu. Muhammet çözüm bulacaktı. Bu nedenle bir şey yapması gerektiğini yoksa benim yapacağımı söyledim. O bana 35-40 yaş civarında bir kız arkadaşı olduğunu ve küskün ayrıldıklarını söyledi. Belki adrenalin için faydası olabilirdi. Ama ben kendimi çok kötü hissettim. Kendimi nerelerde sanıyordum. Bu adam sende ne bulur" şeklinde notların bulunduğu kaydedildi.
"SAVCILIĞIN İZNİ OLMADAN GÖRÜŞMELER YAPILMIŞ"
Haberal'ın hastanede yattığı süreç içinde birçok usûlsüz işlem yapıldığı vurgulandı.
Mehmet Haberal'ın refakatçisi olan Muhammet Lütfullah Hüsrev'in, Mehmet Haberal'ı ziyarete gelenleri savcılığın izni olmaksızın usûlsüz ve gizli bir şekilde sanık ile görüştürdüğü anlatıldı.
PROSEDÜRDE OLMAYAN SAĞLIK RAPORUYLA HASTANEDE KALMASI SAĞLANMIŞ
Sanıkların Haberal'a 16 Ekim 2009 tarihinde verilen "taburcu olabilir" seklindeki heyet raporundan sonra Haberal'ı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ndeki Saglık Kurulu'na sevkettiklerini ve o süreçte hipertiroidinin artması nedeniyle rapora rağmen hastanede yatırmaya devam ettiklerini belirtiyor. Ancak aynı bölümde çalışan doktorlar verdikleri ifadede sağlık kuruluna sevk gibi bir prosedürün olmadığını belirtiyor. Tanıklardan Hıdır Gökgöz, 4 Ocak 2011'de verdigi ifadesinde "Şu ana kadar da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sağlık Kurulu'na taburcu işlemi için sevkedilen hasta hiç olmamıştır. Kaldı ki böyle bir taburcu kararının onayı için sağlık kuruluna gelmesine gerek yoktur. Bunu ilgili servis doktoru doğrudan kendisi yapar" diyerek sanıkların doğru söylemediğini gözler önüne seriyor.
HABERAL'IN KORUYAN 5 DOKTOR YARGILANACAK
Özel Yetkili İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Bilal Bayraktar'ın Prof.Dr. Haberal'ın mahkemeye gönderilmeyen sağlık raporuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Prof.Dr. Erhan Kansız, Prof.Dr. Cengiz Çeliker, Prof.Dr. Zerrin Yiğit, Prof.Dr. Hatice Sezer Karcier, Prof.Dr. Nazmi Gültekin, hemşire Songül Arı ve refakatçiler Muhammet Hüsrev ile Erkan Özhun hakkında hazırladığı 58 sayfalık iddianamenin kabulüne karar verdi ve davaya ilişkin duruşma tarihinin daha sonra belirleneceği, tutuksuz olan sanıkların meşruhatlı davetiyeyle duruşmaya çağrılacağı ve iddianamenin okunması amacıyla bir spiker görevlendirilmesi için TRT İstanbul Müdürlüğü'ne yazı yazılacağı bildirildi. İddianamede, sanıkların "Ergenekon terör örgütüne yardım etmek" suçundan 7,5 ile 15'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Yeni Akit
Doktor musun Kadın Taciri mi?
Özel Yetkili İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, ETÖ sanığı Haberal'a yardım eden 5 profesör, 1 hemşire ve 2 refakatçi ile ilgili iddianameyi kabul etti.
Güncel Haberleri
İran’dan Hürmüz Boğazı'nın kullanımına ilişkin açıklama
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi Vefat Etti!
Prof. Norman Finkelstein: Trump kandırılmadı; emperyalist takvimi hatırlayın
İran'dan Erbakan paylaşımı: İsrail laftan anlamaz, güçten anlar
CHP'li başkandan Starbucks paylaşımı: Kahve Keyfi!