ABD Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Dini Özgürlükler 2007 raporu yayınladı. Raporun Türkiye ile ilgili kısmında, devletin dini özgürlüğe saygı gösterdiği belirtildi. Buna rağmen, Türkiye'nin Müslümanlar ve diğer dini gruplar üzerinde ve dini bilgilerin devlet binaları ile üniversiteler dahil yarı-resmi kuruluşlarda anlatılmasına sınırlama uyguladığı kaydedildi. Dini azınlık gruplarının inançlarından ötürü devlet kuruluşlarında çalışmalarına izin verilmediği belirtilen raporda, "Hıristiyanlar, Bahailer ve bazı Müslümanlar, toplumsal şüphe ve güvensizlikle karşı karşıya. Radikal İslamcı kesim, Yahudi karşıtlığı söylemlerine devam ediyor. Buna ilaveten, bir insanın İslam'dan başka bir dine geçme yönündeki isteği toplumsal sıkıntı ve şiddete neden oluyor" denildi.
Türkiye'nin yüzde 99'unun Müslüman olduğu vurgulanan raporda, hükümetin diğer gayrimüslim gruplara rağmen sadece 3 dini topluluğu (Yunan Ortodoks Hristiyan, Ermeni Ortodoks Hıristiyan ve Yahudiler) tanıdığı ifade edildi. Müslüman çoğunluğun büyük bölümünün Sünni olduğu kaydedilirken, Türkiye'de 65 bin Ermeni Ortodoks, 23 bin Yahudi, 4 bin Yunan Ortodoks'un yanı sıra 10 bin Bahai, 15 bin Suriyeli Orotodoks, 5 bin Yezidi, 3 bin 300 Yahova Şahidi, bunların dışında Bulgar, Kildani, Nesturi, Gürcü, Roman Katolik ve Maruni Hıristiyanları da bulunduğu belirtildi. Raporda, Fener Rum Patrikhanesi 'ekümenik' olarak nitelendi. Türkiye'nin 'gayrimüslim' tanımı yaptığına işaret edilen raporda, "Ekümenik (Yunan Ortodoks) ve Ermeni Patrikhanesi durumlarının yasal olarak tanınmasını istiyor" ifadesine yer verildi.
"27 NİSAN BİLDİRİSİ"
Raporda dikkat çeken bir bölüm de, Türkiye'de kaç tane Hıristiyan misyonerin bulunduğu bilgisi. Söz konusu rapora göre, Türkiye'de bin 100 misyoner faaliyet gösteriyor. 'Llaiklik' anlayışına da vurgu yapılan raporda, ayrıca şu ifadelere yer verildi:
"Ordu, yargı ve bürokrasinin diğer branşlarındaki laikler, İslami aşırılar olarak tanımladıkları kişilerin aleyhine konuşmaya devam etti. Milli Güvenlik Kurulu, dini aşırılığı kamu güvenliğine bir tehdit olarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Sezer, 2007 Nisan ayında yaptığı konuşmada bölücülük ve dini aşırılığın ülkeye karşı bir tehdit olduğunu yineledi. Aynı zamanda 2007 Nisan ayında, iktidar partisinin cumhurbaşkanı adayının açıklanmasını takiben Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde aşırılığın tehlikesi konusunda bir uyarı yayınladı ve kendi payına düşenin laik devleti korumak olduğunu bildirdi."
Başörtüsü konusuna da değinilen raporda, türbanın üniversiteler ve kamu binalarında takılmasının yasak olduğuna vurgu yapıldı. Raporda dikkat çeken diğer bir kısım ise Danıştay saldırısı oldu. Danıştay'ın bir anaokulu öğretmeninin başörtüsü ile ilgili kararının ardından Mayıs 2006'da Alpaslan Arslan'ın Danıştay'a saldırı düzenlediği ve Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürdüğü ve diğer 4 üyeyi de yaraladığı hatırlatılan raporda, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'e yönelik saldırı girişimine de yer verildi.
Raporda, ayrıca Malatya'daki misyoner cinayetleri ile daha önceki cinayetler de hatırlatıldı.
ajanslar
Dini Özgürlükler Raporunda 27 Nisan Bildirisi
Gül'ün Cumhurbaşkanı Adayı İlan Edilmesini Takiben Genelkurmay Başkanlığı Tarafından Yayınlanan Açıklaması, ABD'nin Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu'nda Yer Aldı.
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı