Sözlüklerde “Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensip” olarak tanımlanan “laiklik”, Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiştir.
Batı kaynaklı ve kilise gibi Ortaçağ ürünü bir “karanlığa” karşı ortaya atılan bu kavram, Anadolu’da tam bir taklit halinde kullanıldı ve mütedeyyin insanlara karşı baskı aracı olarak icra edildi. Devrimlerin ugulanmasından, Türkçe ezan, Kur'an ve başörtüsü yasağı gibi birçok alanda Müslümanlar “laiklik” ilkesi bahane gösterilerek baskı altında tutuldu. Gazeteci Yusuf Kaplan, Batı ve Türkiye’deki laiklik algısı arasındaki farkı anlatırken, şu saptamada bulunuyor. “Batı'da laikliğin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmasının en önemli nedeni, bir ülkede, birbirleriyle kavgalı, kanlı-bıçaklı ve düşmanca ilişkiler içinde olan birden çok dinin ve mezhebin var olmasıdır. Böylesi bir durum, bu ülkelerde ve toplumlarda huzur ve sükûnetin, toplumsal barışın sağlanmasını imkânsızlaştırdığı için devlet, dinlere ve mezheplere karşı "tarafsız" olmak zorunda kalmıştır. Kaldı ki, Batı ülkelerinde birbirleriyle kavgalı olan mezheplerin hemen hepsi temelde aynı dinsel gelenekten gelmektedir.
Dindara Baskı Aracı
Sözlüklerde “Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını ...
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı