İstanbul'da halka şirin görünerek taraftar kazanmak amacıyla başlattıkları fuhuş, kumar ve uyuşturucu karşıtı kampanyayı bahane ederek çeşitli eylemler gerçekleştirdikleri öne sürülen ve terör örgütü DHKP/C üyesi oldukları iddia edilen 95 sanığın yargılanmasına başlandı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 95 sanıklı dava kapsamında Tekirdağ, Gebze ve Edirne'deki cezaevlerinde tutuklu olan 47 sanık, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Yoğun güvenlik tedbirleri altında cezaevi araçlarından indirilerek adliyeye alınan sanıklardan bazıları, çeşitli sloganlar attı.
Mahkeme heyeti, duruşma salonunun yetersiz olması sebebiyle sanıklardan iddianamede isimleri geçen ilk 24'ünü salona alarak kimlik tespitlerine başladı.
Sanıklar arasında 18 yaşından küçük 2 kişinin bulunması sebebiyle duruşmayı kapalı yapmayı kararlaştıran mahkeme heyeti, basın mensupları ile sanıkların birinci derece yakını olmayan izleyicileri salona almadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, terör örgütü DHKP/C'nin, İstanbul'daki bazı mahallelerde ''halka şirin görünerek taraftar kazanmak ve örgütün etkinliğini artırmak'' amacıyla ''Fuhuş, kumar, uyuşturucu ve yozlaşmaya hayır'' adlı bir kampanya başlattığı belirtiliyor.
Örgüt üyelerinin, kampanyayı bahane ederek Gazi Mahallesi baraj bölgesinde denetim yaptığı, Beyoğlu'nda 2 restoranda ve Esenler'de bir oto kiralama şirketinde maddi hasara yol açan eylem gerçekleştirdiği anlatılan iddianamede, Ümraniye'de de fuhuş yapıldığı gerekçesiyle bir eve baskın düzenlendiği ve sprey boyayla çeşitli yazılar yazıldığı ifade ediliyor. İddianamede, 47'si tutuklu olan sanıklardan Asuman Özcan, Hakkı Akça ve Caferi Sadık Eroğlu'nun, ''anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, 92 kişinin de ''terör örgütü üyesi olmak'', ''tehdit'', ''adam yaralamak'', ''gasp'', ''örgüt propagandası yapmak'', ''kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak'' gibi suçlardan 7,5 yıldan başlayan çeşitli hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.
Vakit