İTÜ Maden Fakültesi öğretim üyesi Naci Görür, Adalar'ın güneyinden başlayan 70 kilometrelik fayda gaz ve sıvı çıkışı olmadığını belirterek durumu "çok riskli" olarak değerlendirdi. Prof. Ercan ise, denizde çıkan gaz ve kabarcıkları deprem işareti sayanlara karşı çıktı İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, MARNAUT Projesi kapsamında Naulite adlı denizaltı ile geçen yıl 12 Mayıs-11 Haziran tarihleri arasında Marmara Denizi'nde dalış yapan Türk ve yabancı bilim adamları ile birlikte basın toplantısı düzenleyerek, ''Marmara Denizi Çalıştayı''na ilişkin bilgi verdi. Görür, Adalar'ın Marmara Denizi tabanında geçen yıl yapılan deniz altı araştırma sonucunda Çınarcık ve Tekirdağ çukurluğunda gaz ve sıvı çıkışı olmasına karşın Adalar'ın güney batısından başlayıp orta Marmara çukurluğuna kadar yaklaşık 70 kilometrelik fay hattında gaz ve sıvı çıkışı tespit etmediklerini belirterek, ''Muhtemelen bu bölüm çok riskli'' dedi. Arada bir sismik boşluğun var olduğunu belirten Görür," Bu Türkiye için büyük şans. Dünyada denenmemiş çok ileri teknolojileri burada uygulayarak bu gaz ve sıvıların fiziksel ve kimyasal ve özelliklerinini inceleyerek Marmara'nın depremselliği konusunda önemli veriler ortaya çıkabilir.'' dedi.
KAFALAR KARIŞTI
Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan ise denizde çıkan gaz ve kabarcıkları deprem işareti sayanlara karşı , ''Her diri kırık, gaz, kabarcık çıkarır. Buna bakarak 'deprem yaklaştı' asla denilemez'' dedi Prof. Dr. Ercan, dün başlayan Marmara Denizi Çalıştayı'na ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Kuzey Marmara'da Fransız araştırmacılarla kırıklardan çıkan kabarcıkların jeokimyasal çözümlemesi için ortak çalışma sürdürülmesinin bilimsel amaç için güzel bir girişim olduğunu belirtti.
BİLİMSEL DRAMA
Patlamanın odak derinliğinin 7 ile 10 kilometre olduğunu ve bunun 1892 yılından beri bilindiğini belirten Prof. Ercan, "İşte buna bakarak, 1999'dan beri, 'Kuzey Marmara'da büyüklükleri 6,4 ile 7,2 arasında ardı ardına iki deprem olması kaçınılmazdır' diye açıklama yapıyordum. Ancak bazı kimseler 'Tek parçalı olacak 8-9 olur' diye gelirken, bunu yeni öğrenmeleri bilimsel bir dramadır.'' dedi. Prof, Ercan şöyle devam etti: ''Her diri kırık, gaz, kabarcık çıkarır. Buna bakarak, 'deprem yakınlaştı' asla denilemez. Kuzey Anadolu Kırığı ile yan dalları yaklaşık 3,5 milyon yıldır gaz çıkarmaktadır. Önceden hiç kimse bu kırığın bu bölgede, kabarcık çıkarmadığı durumu görmedi ki, bugün yeni çıkan kabarcıklara bakarak 'İstanbul'da deprem tetiklendi, yakında bir deprem olacak' diyebilsin."
TOPLUM RAHAT OLSUN
Türk toplumu rahat olsun, 'deprem kestirmeleri' üzerine yaygara yapmadan çığırtkanlık yapmadan ağırbaşlı çalışmalar, jeofizikçi bilim adamlarınca, kurumlarca, 15 tane deprem öncesi değişimi gün be gün izleyerek yapılmaktadır.'' Ercan, İstanbul'da yapılması gereken asıl işin, yapıları sanki 7,5 büyüklüğünde bir deprem olacakmış gibi hazırlamak olduğunu belirterek, bunun için Kat Mülkiyeti Yasası'nı kullanarak, depremde göçmeyi bekleyen mahallelerin yıkılıp yerine depreme güvenli sağlam, toplu konutların yapılması gerektiği görüşünü kaydetti.
Depremciler Fena Kapıştı
Naci Görür, 70 kilometrelik fayda gaz ve sıvı çıkışı olmamasını çok riskli gördü. Prof. Ercan ise tam tersini savundu.
Güncel Haberleri
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?